Yeşil olan kazanacak

Son yıllarda markalar dünyasında yeni bir dönem başladı.

1 MART, 20130
Paylaş Tweet Paylaş
Yeşil olan kazanacak

ÇEVREYE HASSAS YAKLAŞIM
Toyota'yı yeşil yapan bir numaralı unsur çevre konularına hassas yaklaşımı. Toyota Türkiye CEO'su Orhan Özer, "Toyota'nın şirket kültüründe çevreci ürün geliştirmenin paralelinde, Çevreci üretim tesislerine sahip olmak da önemli bir unsur. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa üretim
tesisleri güneş enerji sistemlerinin yanı sıra rüzgar enerjisi kullanımı, üretim sırasında oluşan atık suyun işlenerek üretimde tekrar kullanılması ve yağmur suyunun geri kazanımı gibi pek çok faaliyete öncülük ediyor" diyor.
BÜTÜNSEL YAKLAŞIM
IBM birçok koldan yeşil uygulamalarda bulunuyor. Şirket, 2011 yılında elektrik harcamalarını 43 milyon dolar azalttı ve 378 bin megavat saat elektrik tasarrufu sağladı. Enerji yönetimi konusunda bütünsel bir yaklaşıma sahip olduklarını belirten IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu, IBM akıllı sistemleri süreçlere ve altyapılara katmanın günümüzün enerji konularını çözmek için kilit önem taşıdığına inanıyor. Kapsamlı bir yeşil BT yaklaşımı, iş stratejileri, hizmetler, sistemler ve yazılımlar geliştirmek için kurumlarla işbirliği yaparak yeşil altyapılar oluşturulmasına yardımcı oluyoruz" diye anlatıyor.

AYSUN ÖZEN DELOITTE TÜRKİYE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HİZMETLERİ MÜDÜRÜ
"İKİ ALGI VE PERFORMANS DENGESİ İYİ OLMALI"
2 ANA KRİTER

Yeşil marka olabilmek için iki ana kriter görüyoruz: Markaların belli kriterler itibariyle performansı ve sürdürülebilirlik açısından müşterilerdeki marka algısı. Burada markanın performansı ve yarattığı algısı arasındaki fark da önemli. Performansından daha yüksek bir algı yaratmış olması olumlu karşılanmıyor.
MÜŞTERİYE AKTARMA

Söz konusu performans kriterleri şirketlerin kendilerine kaynak sağlarken, ürünlerini üretirken ve ürün ve hizmetlerini müşteriye ulaştırırken çevreye duyarlılık göstermelerini ifade ediyor. Marka algısı şirketlerin gerçekleştirdikleri çevre dostu faaliyetlerin faydalarını müşteriye aktarma gücünü belirtiyor.
PERFORMANSI İYİLEŞTİRMEK
Yeşil marka olmanın yolu sürdürülebilirlik performansını iyileştirmek ve kamuoyunun gözünde bir sürdürülebilirlik algısı yaratmaktan geçiyor. Performansta iyi bir yere gelmeden algıyı güçlendirmeye çalışmak ise maalesef uzun vadede markaya zarar veriyor, dolayısıyla burada iyi bir denge kurmak gerektiğinin altını çizelim.

MICHAEL BENSON
INTERBRAND BÖLGESEL DİREKTÖRÜ
"KÂRLILIĞI OLUMLU ETKİLİYOR"
DEĞER YARATAN YAKLAŞIM

Interbrand'da yeşil ya da sürdürülebilir olmak kelimesi uzun dönemli değer yaratmaya dönük bir iş yaklaşımı olarak tanımlanıyor. Bu ticari anlamda sürdürülebilirlik, aynı zamanda sosyal yararlar ve çevrecilik anlamında daha uygun ürünlerle hizmetlerin yaratılmasıyla da ilişkili.
MARKAYI GÜÇLENDİRİYOR
Sürdürülebilirliğin kârlılığa olumlu etkisinin yanında markayı güçlendiren bir etkiye sahip olduğu da kanıtlandı. Yeşil olmak, sorumlu bir vatandaş algısı yaratmak tüketici kararları üzerinde kayda değer bir etki bırakıyor. Interbrand'ın "En iyi Global Yeşil Markalar" raporu da markaların yeşil olma konusunda ortaya koydukları performansla bu konuda tüketicide yarattıkları algı arasındaki farkı değerlendiriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.