Kampanyadan daha fazlası yapılmalı

Vadi Efe ile sosyal medyanın markalara etkisini ve şirketlerin bu mecrada nasıl aksiyonlar alması gerektiğini konuştuk:

1.07.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kampanyadan daha fazlası yapılmalı

İnternet teknolojisinin gelişimiyle dinamik platformlar oluştu. İnsanların da katılabildiği web 2.0 geldi. Örneğin 1998 yılında Ekşi Sözlük, insanların bilgiyi kendilerinin oluşturduğu bir platform olarak hayatımıza girdi. Türkiye’de Yonja gibi sosyal ağlar oluştu. Ama sosyal medyanın kullanılmaya başlaması, telekom şirketlerinin ADSL hatlarını devreye almasıyla oldu. Hızlı internet yayılınca, dijital yayıncılık ve internet kullanımı arttı. Sosyal medya konsepti de 2006-2007 gibi oluştu. 2009’da bu alan iyice genişledi. 2010 ve 2011’de patlama yaptı.

Capital:
Burada nasıl bir hacim söz konusu?
- Dünyada artık dijital medya rakamları, kimi ülkelerde TV reklamından daha önemli. Dijital tarafın gelişimiyle o tarafa ayrılan bütçeler de artıyor. Türkiye’de dijital reklamlar, reklam pastasından yüzde 11-12 pay alıyor. Ama biz gerçekte bu rakamın yüzde 15-20 olduğunu tahmin ediyoruz. Çünkü çalıştığımız şirketlerin bu tarafa daha fazla bütçe ayırdığını görebiliyoruz. Şirketlerin dijital pazarlamaya, sosyal medya iletişimine ayırdığı kaynak büyüdükçe, ekip arttıkça, uzmanlığı arttıkça, bu tarafa ayrılan bütçeler de artıyor. Türkiye, bu alanda dünya seviyelerinde değil ama ilerliyor.

Capital:
Türk şirketleri bugün sosyal medyayı en çok hangi amaçlarla kullanıyor?
- Sosyal medyayı Türk şirketleri, ilk başta medya takip, analiz ve kriz yönetimi için kullanmaya başladı. Sosyal medya öyle güçlü bir mecra ki size çok büyük katkısı olacağı gibi çok büyük dezavantaj da getirebilir. Bu nedenle analiz kısmı çok önemli. Daha sonra markalar, tüketicilerle, paydaşlarla burada iletişim kurabileceğini anladı. İşte o zaman interaktif iletişim başladı. Bugün bu mecranın gücü, son olaylarla beraber daha da anlaşıldı. Ancak Türk şirketleri hala bu mecrayı etkin kullanamıyor. Şu anda sadece bilinirlik üzerine gidiyorlar. Oysa saha ve halkla ilişkiler çalışmalarıyla çok daha verimli kullanılabilir.

Capital:
Nasıl kullanabileceklerine ilişkin örnek verir misiniz?
- Sadece kampanyalar ya da duyuru şeklinde değil, burada çok güçlü projeler gerçekleştirebilir. Sosyal medya aracılığıyla şirketlerin ellerinde müşterileriyle ilgili çok önemli bir veri var. Bu veriyle var olan müşterilerine detaylı bakabilir, potansiyel müşterilerini anlayabilir ve gelecekte ne yapacaklarına dair çok önemli stratejik kararlar alabilirler. Hangi ürünü çıkaracağından hangi hizmetten memnun kaldıklarına, ileride ne gibi fırsatlar sunacaklarına kadar ellerindeki veriyi kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor. Sosyal medya, çok önemli bir güç ve bu gücü ileriki yıllarda daha etkin bir şekilde kullanacaklarına eminim.

Örneğin, Unilever’in 26 markasına sosyal medyada çıkan haberleri değerlendirme ve medya takip analizi gerçekleştiriyoruz. Kısa bir süre önce Dove markasına ilişkin bir projeye başladık. Sosyal ortamda 200 fikir lideri kadına ürünleri tanıtıp denettiriyoruz. Fikir liderlerinin saç renklerine kadar her türlü veriyi alıyoruz. Ne yapıyoruz? Kulaktan kulağa iletişim yapıyoruz. Çünkü bu fikir liderilerinin kendi ortamlarında deneyimlediklerini paylaşması belki ana medyadan çok daha etkili. Sosyal medyanın gücü işte burada.

Capital:
Markalar medya yatırımları içinde sosyal medyayı nasıl konumlandırıyor?
- Türk şirketleri, sosyal medyayı medya yatırımlarında önemli bir yere oturttu. Ancak hala kısıtlı bütçelerle hareket ediyorlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz