Genç sanatçıların hayatını değiştiren yarışma

Yarışmayı bugüne kadar kazanan gençler, dünyanın saygın operalarındaki performanslarla kariyerlerinde zirveye çıkıyor...

4 EYLÜL, 20190
Paylaş Tweet Paylaş
Genç sanatçıların hayatını değiştiren yarışma

Gençleri ve toplumu sanata yönlendirmek amacıyla 1993’te resim, desen, fotoğraf, heykel ve kısa metrajlı film dallarında Siemens Sanat Ödülleri’ni vermeye başlayan Siemens Türkiye, 1998’de bu kapsamı değiştirerek sadece operaya odaklandı. Böylece Türkiye’nin ilk ve tek ulusal opera yarışması doğdu. Bu yıl 21’inci kez düzenlenecek olan Siemens Opera Yarışması, Türkiye’deki opera sanatçılarını dünya sahneleriyle tanıştırıyor ve kariyerlerinde bir dönüm noktası yaratıyor. “Yaşam için müzik, yaşam için yenilikçi zeka” sloganıyla gerçekleştirilen yarışmanın jüri başkanlığını Profesör Yekta Kara yürütürken, jüri üyeleri arasında Siemens Sanat Programı Direktörü ve Karlsruhe Operası Yönetim Kurulu Başkanı Profesör. Dr. Stephan Frucht ile Karlsruhe Operası Genel Müdürü Peter Spühler bulunuyor. Yurt dışında eğitim ve burs imkânı Siemens Opera Yarışması’na kendine güvenen tüm opera sanatçıları katılabiliyor. Yarışmayı kazanan genç yetenekler Almanya ve Avusturya’da opera eğitimi alacak ve böylece dünya sahnelerinde Türkiye’yi temsil etme imkânına sahip olacak. Profesyonel ya da kariyerinin başındaki opera sanatçılarının katılabildiği yarışma için başvurular siemens.com.tr/opera19 adresi üzerinden yapılabiliyor. Siemens Opera Yarışması elemeleri ise 6-8 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Yarışmayı birinci olarak tamamlayan opera sanatçısı, Almanya’daki Karlsruhe Operası’nda bir yıllık eğitim bursu ve Goethe-Institut İstanbul’da dört  9 aylık Almanca dil eğitimi alma fırsatı yakalayacak. Yarışmanın ikincisi Avusturya Salzburg Mozarteum Müzik Akademisi’nde altı haftalık eğitim bursu ve Goethe-Institut İstanbul’da iki ay Almanca dil eğitimi alırken, yarışmanın üçüncüsü ise 2 bin Euro para ödülünün sahibi olacak. Opera dünyasına 21 yıldır gençleri kazandırıyor 1998’deki ilk yarışmayı kazanan Burak Bilgili, Konya’nın Akşehir ilçesinden dünyaca ünlü bir bas bariton haline geldi. 2002 yılında İtalya’nın Milano kentinde bulunan dünyanın en ünlü operalarından Teatro alla Scala’da performans sergileyen Bilgili, Renata Scotto, Montserrat Caballe, Tom Krause, Renato Bruson, Sir Thomas Allen, Bonaldo Giaotti gibi dünyaca ünlü opera sanatçılarıyla çalıştı. Bilgili, önceki sene de Metropolitan Opera’da sahne alan ilk Türk opera sanatçısı oldu. 2002 yılında birinciliği yakalayan Cenk Bıyık ise kazandığı bursun ardından birçok ülkede konserler verdi. Genç yaşında ünlü sanatçı Jose Carreras ile aynı sahneyi paylaşan Bıyık, ünlü oyuncu Atılgan Gümüş ile sergilediği ‘Two Tenors’ ismiyle performanslarını sürdürüyor. Performans rekortmeni oldular 2016 yılı birincisi İlkin Alpay, Siemens Sanat Programı aracılığıyla dünyanın en önemli konser salonu kabul edilen New York Carnegie Hall’da sahne alarak kariyerinde zirveye çıktı. Yarışmayı kazandıktan kısa süre sonra Almanya’ya gittiğini söyleyen Alpay, sözlerine şöyle devam etti: “Yeni bir dile, kültüre, çok uluslu bir opera evinde çalışmaya, Almanya’daki günlük hayata adapte olmaya çalışırken, hayatımda yapmak istediğim tek mesleği hayalimdeki ülkede yapmanın mutluluğunu doyasıya yaşadım. İlk iş yerim olan Karlsruhe Devlet Tiyatrosu’nda opera şarkıcısı olarak deneyim kazanırken, Siemens Sanat Programı’nın bir üyesi olarak farklı sahnelerde konser verme ve uluslararası bir sanatçı olarak vizyonumu geliştirme şansına sahip oldum. Karlsruhe Devlet Tiyatrosu’nda 3 yıl içinde rol aldığım 11 farklı prodüksiyon ve 119 performans gerçekleştirdim.” Yarışmayı 7 yıl önce kazanan Dilara Baştar ise Siemens Opera Yarışması’ndan sonra hayatının çok güzel bir yönde değiştiğini söylerken, bu süre içinde 44 prodüksiyonda 350’ye yakın performans sergilediğini belirtti. Avrupa sahneleriyle tanışmasına vesile olan yarışma sonrasında Baştar, sanat hayatına Karlsruhe Devlet Tiyatrosu’nun kadrolu sanatçısı olarak devam ediyor. 2018’in birincisi Barış Yavuz ise genç opera sanatçıları için stüdyoların büyük öneme sahip olduğunu, bu sebeple Karlsruhe’de edineceği tecrübelerin geleceğini olumlu yönde etkileyeceğini belirtiyor. İlk yılı bitmeden 30’dan fazla performansa imza atan Yavuz, yeni başvuracak adaylara işin zorluklarını iyi düşünmelerini ve okul/sahne arasındaki sorumluluk farkını iyi algılamalarını tavsiye ediyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.