"Her akşam 2 saat boyama yapıyorum"

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, iş ve özel yaşam dengesi konusunda hassas. Eve iş taşımıyor. Haftanın belli günlerini kendisine ve ilgi alanlarına ayırıyor...

20.02.2018 12:58:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Her akşam 2 saat boyama yapıyorum"


“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NE NASIL GİRDİM?”

“BABAMDAN ÇOK KORKARDIM”
Biz Bornova Maarif’te 31 kişilik erkek sınıfıydık. Üniversite sınavına hazırlığa yönelik ders almam için babam para verdi. Ben gittim tenis dersi aldım. Üniversite sınavına girdim ama kazanmama imkan, ihtimal yok. Babamdan da çok korkardım, “Herhalde ben ülkeyi terk edeceğim” diyordum. Sınav soruları çalındı ve sınav iptal edildi. Ben o korkuyla bir çalıştım, gece, gündüz ve en yüksek puanı aldım. O puanla her yere giriyordum.

ENTERESAN HİKAYE Deneme yazma ve kitaplaştırma gibi bir fikrim yok. Benim edebiyatım kötüdür. Biri Türkçe kompozisyon diğeri İngilizce kompozisyon olmak üzere iki kere ikmale kaldım. Aslında benim bütün derslerim kötüydü. 2.00 not ortalamasıyla mezun oldum. Allah rahmet eylesin babam “Sen beni öldüreceksin” derdi. Lisede de öyleydim. Takdir, teşekkür hiçbir şey almadım. Boğaziçi hikayem çok enteresandır.

“BENİM YERİM BURASI” Üniversiteleri gezmek için Ankara’ya gittik; Gazi Üniversitesi’ni, Hacettepe’yi, ODTÜ’yü gezdik. Sonra 20 kişi sabah 7’de Boğaziçi Üniversitesi’ne geldik. Bakıyoruz kız yurdundan çıkan kızlar erkek yurduna giriyor. “Nereye geldik” olduk ve ben “Başka yere gitmem, benim yerim burası” dedim. Meğerse kızlar kantine gidiyorlarmış. Bütün aile “tıp okuyacaksın” diyor. Ben Boğaziçi’ne girdim ve idari bilimlere yazıldım. “Artık orayı rahat yaparım” dedim.

“GİT MÜHENDİSLİĞE YAZIL” Babam idari bilimlere yazıldığımı öğrenince, “Hemen git mühendisliğe yazıl” dedi. “İyi baba” dedim ve mühendisliğe yazıldım. Bu kez arkadaşlarım, “Bu kadar baba dinlenir mi” dedi ben gaza geldim ve tekrar idari bilimlere kaydımı yaptırdım. Halamda kalıyorum, bir uyandım babam karşımda. “Sen niye mühendisliğe yazılmadın” dedi. Aldı beni okula götürdü ve kontenjan dolmak üzereyken son kişi olarak Boğaziçi’nde mühendisliğe yazıldım. Boğaziçi’nde hazırlık okurken aynı zamanda çalıştım. Bir sürü iş yaptım, fotoğraf çektim, stant düzenledim ve bayağı para kazandım.



FIRTINA OLDUĞUNDA YOLA ÇIKIYORUM

“GECE GİDİYORUZ” 
Genelde yelken yaparken gece ilerliyoruz. En sevdiğim şey gece yolculuğu. Müzik koyuyorum. Müzik eşliğindeki o seyir çok hoşuma gidiyor. Gece 2-3 gibi yatıyorum. Sabah 5:00-5:30 gibi gün doğumunu izlemek için kalkıyorum. O da benim için önemli bir ritüel. Ardından çayımı içip tostumu yiyip tekrar yatıyorum.
“TEHLİKE ATLATTIK” Bir de herkesin yapmadığı bir şeyi yapıyorum. Fırtına olduğunda yola çıkıyorum. O heyecan hoşuma gidiyor. Eskiden eşim çok korkuyordu o da artık korkmuyor. Bazen Ege çok fırtınalı olduğu için denizde bizden başka kimse olmuyor. Fırtınalı günlerde gece değil gündüz yola çıkıyorum. Gemilerin bile sığındığı ortamda yelken yapıyorum. Bir iki defa tehlike atlattık ama çok önemli değil.



“KIŞ RİTÜELİMİZ BALIĞA GİTMEK”


Kış tatili yapmıyorum. Kış ritüelimiz balığa gitmek. İki yıldır balığa Seyşeller’e gidiyoruz. Orada 5 gün boyunca açık denizde balık avlıyoruz. Her türlü balık oluyor. Geçen yıl aşağı yukarı 5 günde 500- 600 kilo balık tuttuk. Bazılarını yedik bazılarını bıraktık bazılarını da kaptana verdik. O da satmıştır. Balık tutmak da güzel oluyor. Öyle yerlerde telefon dahi çekmiyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz