Şair CEO'lar

Aslında şiir, iş dünyasının çok da ilgilenmediği bir alan olarak bilinir...

11.08.2016 10:42:450
Paylaş Tweet Paylaş
Şair CEO'lar
HAYATTAN İLHAM ALIYORLAR
Boytaş Genel Müdürü Şahin Nursaçan, 16 yaşından beri şiire ilgi duyuyor. Şiire ilgi duyunca ilham perilerinin kapıları çalmaya başladığını söyleyen Nursaçan, kendi şiir öyküsünü şöyle anlatıyor: “İlham perileriniz ne zaman kapınızı çalarsa şiire o şekilde başlıyorsunuz. İlk şiirimi bir yaz günü bağda ağaçların altında mırıldandığımı hatırlıyorum. Sonrası şiirimi kaleme almak ve küçük dokunuşlarla düzene sokmakla geçti. Ondan sonra süreç aynen devam etti. Hayata, hakikate ve sevgiliye dair hissettiklerimi kaleme alıyorum.” Nursaçan, şiir yazarken en büyük ilham kaynağının hayat olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Hayatta nice acı tatlı gerçeklik var. Burada bize düşen her zaman yapamasak da zaman zaman olaylara beden gözümüzle değil, gönül gözümüzle bakabilmek. Öyle yapabildiğimiz zaman ortadaki manzaranın çok daha farklı olduğunu görüyor, duyuyor ve hissediyorsunuz.” Henüz bir şiir kitabı olmayan Nursaçan, gelecekte bir şiir kitabı planının olduğunu da sözlerine ekliyor. C5 Elektronik CEO’su Ahmet Güven de iyi bir şiir okuyucusu olmasının yanı sıra 4-5 yıldır şiir yazan iş insanlarından. Güven, aşk ve sevgi üzerine yazmayı tercih ediyor. Şiirlerini bir gün şiir kitabı olarak yayınlama niyetinde olan Güven, “Şiir yazmak beni kendimle buluşturuyor” diye konuşuyor.

“YOĞUN İŞ YAŞAMIMDAN KAÇIŞ KAPISI OLDU”
NURTEN ÖZTÜRK / OPET KURUCU YÖNETİM KURULU ÜYESİ
İYİ ŞİİR OKURDUM

Çocukluğumda bayramların aranan şiir okuyucusuydum. Gençlik dönemimde hatıra defterimin vazgeçilmez konuğu oldular. Çocuklarımın ödev şiirlerini yazdık birlikte. Yoğun iş yaşamının kaçış kapısı, uzun seyahatlerimin yoldaşı oldu kalemimden dökülenler. Etkilendiğim, gördüğüm, yaşadığım ne varsa damıtıp arıtarak sarıp sarmaladım.
AYNI POTADA
Heyecanımı, sevgilerimi, özlemlerimi, gizlerimi de koydum içine. Öfkem ile sevgimi, saygımla isyanımı barıştırıp kucaklayıverdim aynı potada. Farklı renkler, farklı sesler keşfettim. Karanlığın bile bir rengi olduğunu, o olmazsa aydınlığın olamayacağını anladım. İyilik ve kötülüğün ne denli yan yana olduğunu, hangisini daha iyi beslersen onu büyüteceğimi öğrendim. Mutlandım, umutlandım.
DAĞLARCA İLE TANIŞINCA
Bir gün ünlü şairimiz Sayın Fazıl Hüsnü Dağlarca ile tanıştım. ‘Bir şeyler yazıyorum ama şiir oluyor mu bilmiyorum’ deyip tavsiyelerini sordum. ‘İçinden geleni yazıyorsan oluyordur’ dedi. Ve yazdıklarımdan toparlayabildiklerimi günümüz şairlerinden Sayın Metin Demirtaş’a gönderdim. Şahsımı onurlandıran övgü dolu mektubunda, ‘Gönlünüzden havalananları bugüne değin içinizde tutmuşsunuz. Onları salıvermeniz ve yazdıklarınızın eksiği, kusuruyla bir kitap biçiminde insanlarla buluşmasını dilerim’ diyordu.
İKİNCİ KİTAP YOLDA
Yazdıklarımın adını şiir koydum ve her biri koparıp atmaya kıyamadığım bahçemdeki güller oldu. Şiir kitabımın adı da ‘Bahçende Gül Var mı?’ oldu. İkinci şiir kitabım bitti sayılır, hazırlık aşamasında. Toplam 150-200 civarında şiirim var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz