"Bankacılığın Büyük Elçileri!"

Tolga Egemen, Özlem Cinemre, Zeki Önder, Levent Çelebioğlu, Erhan Özçelik ve diğerleri… Onlar bankaların dış ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcıları. Yılın önemli bir bölümünü yurtdışında geç...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bankacılığın Büyük Elçileri!

Tolga Egemen, Özlem Cinemre, Zeki Önder, Levent Çelebioğlu, Erhan Özçelik ve diğerleri… Onlar bankaların dış ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcıları. Yılın önemli bir bölümünü yurtdışında geçiriyor, dünya pazarlarını yakından izliyorlar. Kimi zaman muhabir bankalarla ilişkileri yürütüyor, kimi zaman yurtdışındaki yatırımcılara Türkiye’yi anlatıyor, kimi zaman sendikasyon peşine düşüyorlar. Global trendleri izleyip yeni pazarları ve yeni uygulamaları tespit etmek de onların görevleri arasında.

Global piyasalarda yaşanan kriz, bankacıların son dönemde en önemli gündem maddesini oluşturuyor. Hemen herkes dünya pazarının seyrini yakından izliyor, yeni döneme yönelik doğru tahmin yapıp, doğru pozisyon alabilmek için çalışıyor. Böyle bir dönemde belki de en çok yorulan bankaların dış ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcıları oluyor. Çünkü hem görev ve sorumluluklarının kapsamı, hem sahip oldukları tecrübe nedeniyle onlar, bankaların yurtdışındaki gözü kulağı konumunda.

Zamanlarının yarısını yurtdışında, piyasaları izleyerek, yatırımcılarla görüşerek geçiriyorlar. Muhabir bankalarla ilişkilerden sendikasyonlara bankaların yurtdışındaki tüm faaliyetleri onlardan soruluyor…

Yapı Kredi Bankası’nda Erhan Özçelik 2001 yılından bu yana yurtdışı iştiraklerin yönetim kurulu üyesi ve yurtdışında aktif olarak görev yapıyor. Rusya Federasyonu’ndan Hollanda’ya Yapı Kredi Bankası’nın aktif olduğumuz bölgelerdeki tüm faaliyetlerini o yönetiyor. Tolga Egemen 11 yıldır Garanti Bankası’nın dış ilişkilerini takip ediyor. Zamanının yüzde 25’ini yurtdışında geçiren bankacı Londra’da, New York’ta ve Dubai’de bankanın dış borçlanma ve muhabirlik ilişkilerini yürütüyor. Özlem Cinemre tam 13 yıldır Finansbank’ı yurtdışında temsil ediyor. Zeki Öner, son 6 yıldır Şekerbank için uluslararası finans piyasalarını izliyor.

Levent Çelebioğlu, kimi zaman stratejik ortak BNP Paribas ile ortak projelerin ve işbirliğinin artırılması, kimi zaman muhabirlerle ve yatırımcılarla ilişkiler kimi zaman da bankanın Türk masalarını ziyaret etmek için sürekli seyahat ediyor.

Capital’de bu ay bankaların dış ilişkilerinden sorumlu genel müdür yardımcılarını bir araya getirdik. Yaptıkları önemli işin kapsamını, zorluklarını, sunduğu fırsatları sorduk:

“En Zoru Hedefi Tutturmak”
Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Özlem Cinemre, 1997 yılından bu yana bankanın yurtdışı ilişkilerinden sorumlu. Finansbank’ın yoğun iş yaptığı ülkeleri yılda en az bir kez ziyaret ediyor ve buralarda muhabir bankacılık, yapılandırılmış fonlama, ticaretin finansmanı ve yatırımcı ilişkileri konularında çalışıyor.

Yurtdışında muhabirlerle topluca görüşme imkanı sağlayan organizasyonları da kaçırmamaya çalıştığını söyleyen Cinemre, bunların yanı sıra özellikle sermaye piyasası ürünlerinin satışıyla ilgili olarak gerektiğinde farklı ülkelerde, yatırımcılarla ürün odaklı roadshowlar yaptığını söylüyor ve ekliyor:

“Piyasaların durumu, yaptığımız projelerin yoğunluğu, zamanlaması ve bankamızın hedeflerine bağlı olarak bu farklı iş bölümlerine ayırdığım zaman değişiyor.”

Cinemre’nin görev haritasında en çok Londra, New York, Frankfurt, Atina ve Körfez ülkeleri var. Yaklaşık 13 yıldır Finansbank'ta dış ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcılığı görevini sürdüren tecrübeli yönetici, “Görevimin en zorlu yanı, dönem dönem iç ve dış piyasalardaki olumsuz gelişmelere rağmen, bankamızın sorumlu olduğum alanlardaki hedeflerini tutturabilmek” diye konuşuyor. 

Özlem Cinemre’ye göre bir bankacının yurtdışı pazarı tanımasının çok önemli faydaları var. Yabancı kurum ve bankacılarla iç içe olmanın, onları tanımanın önemli tecrübe kazandırdığını söyleyen Cinemre, şöyle devam ediyor:

“Ülke ekonomi, politika ve bankacılık sistemini yakından takip edebiliyorum. Bu sayede kendi bankamızda yapacağımız uygulamalara ve çıkaracağımız ürünlere yön verme şansım oluyor. Ayrıca hangi ülkede, hangi bankalarla ne iş yapılabileceğini tespit etme, uygulama imkanı buluyorum. Böylece bankacılığa global bakış açımı geliştiriyorum.”

“Haftada Bir Yurtdışındayım”
Zeki Önder, Şekerbank’ta finansal kurumlar genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyor. 2002 yılından bu yana sürdürdüğü görevinin kapsamında bankanın dış ilişkileri var.

Zamanın yüzde 40’ını yurtdışında geçirdiğini söyleyen Önder, “Seyahat etme sıklığım dönemsel olarak değişiyor. Yoğun olduğum dönemlerde haftada bir yurt dışına çıkıyorum” diyor. Yurtdışında daha ziyade Avrupa ülkelerini ziyaret ettiğini söyleyen Önder, burada Türkiye ile ticari ve bankacılık ilişkisi olan ülkelerin öncelikli olduğunu belirtiyor.

Şekerbank’ın ilişkide olduğu tüm bankalar ve finansal kurumlarla ilişkilerin yürütülmesi Zeki Önder’in sorumlulukları kapsamında yer alıyor. Önder, “En çok vaktimi de bu kurumlarla görüşmek ve ziyaret etmek alıyor” diyor.

Zeki Önder, görevinizin en zorlu yanının yoğun seyahatler olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu seyahatler nedeniyle ailemden uzak kalıyorum.”

Günümüzde bankacıların tümü dünyayı yakından takip etmek durumunda… Zeki Önder, “benim pozisyonumdaki bankacılar dünyayı takip etmenin yanı sıra uluslararası finans piyasalarıyla düzenli ve sürekli ilişki içinde oluyor diyor ve ekliyor:

“Bu sayede piyasaların beklenti ve içinde bulunduğu şartları bilmek ve yorumlamak gibi bir yeti kazanıyoruz.”

Uzun yıllardır düzenli ve sürekli olarak çeşitli ülkeleri ziyaret eden Önder, bu ülkelerdeki değişim, dönüşüm ve gelişmeyi de görme imkanı bulduğunu söylüyor. Bunun önemli bir bilgi birikimi kazandırdığını söyleyen Önder, “bu bilgi birikimi de hem genel bilgi açısından hem de piyasalar, ekonomi, finans ve ticaret açısından daha doğru ve sağlıklı kararlar almamızı sağlıyor” diye konuşuyor.

“Paylaşacak Anım Çok Oluyor”
Zamanının önemli bir bölümünü yurtdışında geçiren bankacılar için işin en temel zorluğu yoğun seyahatler oluyor. Bu yoğun seyahatler nedeniyle ülkeden, ailelerinden uzakta kalmalarının yanı sıra seyahatin getirdiği zorlukları da sıklıkla yaşıyorlar. TEB’in dışarıdaki bankacısı, Kurumsal Bankacılık ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Levent Çelebioğlu, özellikle otel yaşantısının çok yorucu olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Devamlı evden ayrı olmak, bavul açıp toplamak, sağlıksız restoran yemekleri işin en çekilmez kısmı.”

Çelebioğlu, iş kısmınınsa son derece zevkli olduğu görüşünde. Yaklaşık ayda bir haftayı seyahatte geçiren, hemen her ay en az bir seyahat gerçekleştiren Çelebioğlu, iş temposunu şöyle özetliyor:

“Stratejik ortağımız BNP Paribas ile ortak projelerimiz ve işbirliğinin artırılması, bankamız muhabirleriyle ilişkiler, yatırımcı ilişkileriyle ilgili road show ve konferanslara katılım ve yurtdışı Türk masalarımızı ziyaret için devamlı hareket halindeyiz. En sık seyahati, stratejik ortağımız BNP Paribas’nın merkezi olması nedeniyle Paris’e gerçekleştiriyorum. Ardından finans merkezi olarak Londra, sonra Cenevre, New York geliyor. Cezayir, Moskova, Kahire, Priştine, Kiev, Almaata, Tiran gibi geniş bir yelpazede seyahat ediyorum.”

Levent Çelebioğlu, TEB’deki 20 yıllık kariyeri boyunca yurtdışı seyahatleri sırasında, atalarımızın "çok okuyan değil çok gezen bilir" sözünün ne kadar doğru olduğunu çok iyi anladığını söylüyor. “Bir kere bu kadar gezmek insanın dünyaya bakış açısını müthiş değiştiriyor” diyen Çelebioğlu şöyle devam ediyor:

“Bakış perspektifiniz genişliyor. Ayrıca her gittiğiniz yerde değişik uygulamaları görüp kendi işinizde ‘best practice’leri uygulama şansına sahip oluyorsunuz. Bir de işin güzel yanı ailenizle paylaşacağınız birçok anınız oluyor.”

Erhan Özçelik/Yapı Kredi Özel Bankacılık Ve Yurtdışı Faaliyetler Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı

“Global Trendleri İzleyip Öne Çıkan Yeni Pazarları Tespit Ediyorum”

Gündeminde Kazakistan Ve Ukrayna Var
Ortalama ayda 3-4 günüm yurtdışında geçiyor. Bazen ayda 3-4 seyahatim dahi olabiliyor. En çok Rusya Federasyonu, Azerbaycan ve Hollanda başta olmak üzere, ilgili coğrafyadaki diğer ülkelerle Avrupa ülkelerine seyahat ediyorum. Bankamızın yurtdışındaki faaliyetlerinden sorumlu olduğum için, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Hollanda gibi aktif olduğumuz bölgelerdeki tüm faaliyetleri yönetiyorum.  Bunun yanı sıra ilgimizi çeken potansiyel pazarlar da var. Bu bölgelerdeki fırsatları takip edip yeni yapılanmalar da oluşturuyoruz. Örneğin şu anda Kazakistan ve Ukrayna'daki grup bankalarımızla bir yapılanma üzerinde çalışıyoruz.

7 Yıldır Yurtdışı Birikimleri Yönetiyor
Yurtdışındaki aktif çalışma hayatım 1988’de başladı. 2001 yılından beri yurtdışı iştiraklerin yönetim kurulu üyesiyim ve aktif olarak görev yapıyorum. 2006 başından bu yana ise, ek olarak tüm yurtdışı birimlerin yönetim sorumluluğunu da üstlenmiş bulunuyorum. Bu görevin en zor fakat öte yandan da en zevkli yanı, sürekli olarak çok değişik ülkelerdeki ve coğrafyalardaki siyasal, ekonomik ve sektörel gelişmeleri yakından takip etmek gerekliliği. Bunun yanı sıra, global trendleri izleyerek öne çıkan yeni pazarları da tespit edebilmek gerekiyor. Ayrıca, karar alırken, ilgili ülkenin piyasasını dikkate alarak oradaki koşullar çerçevesinde düşünebilmek ve bunu banka stratejileri içerisinde yapabilmek de başka bir zorluk.

“Önemli Kazanımlarım Oldu”
Yurtdışı tecrübesi, başta global bir vizyon kazanmak olmak üzere, farklı bankacılık uygulamaları ve değişik müşteri profilleriyle çalışmak gibi konulara ilişkin teknik bilginizi geliştiriyor. Bunun yanı sıra, değişken koşullara uyum sağlayabilmek, esneklik, insiyatif kullanmak gibi beceriler kazandırıyor. Türk bankalarının yurtdışındaki yaygınlığını da dikkate aldığımızda, etkin uluslararası ilişkiler kurmak ve sürdürmenin önemi de tartışılmaz. Bu yönden bakıldığında yurtdışında çalışmanın müşteriler olsun, resmi kurumlar olsun, uluslararası oyuncuları tanıyarak işbirlikleri yaratmak açısından da önemi büyük.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz