"Bankacılık sektörünü ne bekliyor?"

2023'e doğru finansa bakış...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Finans dünyası son dönemde pek çok farklı sorunun yanıtını arıyor. Bunlar arasında İstanbul’un bir finans merkezi olup olmayacağı ilk sırada geliyor. Hükümetin 2023 hedefi doğrultusunda ortaya çıkan fırsatlar, mevcut global krizin Türkiye için bir fırsat yaratıp yaratmayacağı, yurtdışında finans sektörünün görünümü gibi pek çok farklı konu da yine gündemin ana başlıkları arasında. Sektörün önde gelen oyuncuları bu konularda olumlu görüşlere sahip. Türkiye’de potansiyelin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyorlar. Ancak daha gidilecek çok yol olduğuna vurgu yapmaktan da geri kalmıyorlar.

FİNANS MERKEZİ OLUR MUYUZ?

İstanbul finans merkezi olma yolunda ilerliyor. İstanbul’un finans merkezi olması hedeflerinde yapılması gereken çalışmalar ise soru işareti. Finans dünyasının önde gelen aktörlerine göre yapılması gerekenler ise oldukça basit. Ancak yapılacak çok iş olduğunun da altını çiziyorlar. Yapı Kredi Genel Müdürü Faik Açıkalın, bu konuda hem olumlu hem de olumsuz düşüncelere sahip. Bu konudaki görüşlerini ise şöyle ifade ediyor: “Eski bir cumhurbaşkanı, Türkiye ekonomisini tek kelimeyle özetleyin derseniz ‘iyidir’ derim, eğer iki kelimeyle özetlememi isterseniz “iyi değildir” derim demişti. Ben de finans merkezi olmamız yolundaki iyi ve kötü durumları açıklayayım. İstanbul’un finans merkezi olma konusu hükümet desteği ile başladı, şimdi herkesin arzu ettiği bir proje haline geldi. İçeriğine bakıldığında sadece finansı değil, aynı zamanda GSYİH, istihdam gibi göstergeleri çok ciddi bir şekilde etkileme potansiyeli var. Ayrıca Avrupa Birliği çıpası gibi politik, hukuki ve finansal konulardaki reformları hızlandırması ve uluslararası bir seviyeye getirmesine de yardımcı olacaktır. Finans merkezi olunması aynı zamanda büyük prestij kaynağıdır. Finans merkezi kurma fikri ilk olarak 2006 yılında 9’uncu kalkınma planında yer aldı. 2009 yılında da kamu ve özel sektörün katılımıyla strateji ve eylem raporu oluşturuldu. Dünyada finans merkezlerinin nasıl etkileşimde olduğuna bakıldığında, Dubai’de krizden sonra çok büyük bir güvensizlik ortamı oluştu ve apar topar ülkeden kaçanlar oldu, Londra’da 224 bin Amerikan şirketi mensubu çalışan varken, ciddi bir şekilde Londra’dan uzaklaşma söz konusu. Bunlar aslında hem bir tehdit hem de fırsat unsurları.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz