Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

2023'e doğru finansa bakış...

1.06.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bankacılık sektörünü ne bekliyor?


KATILIM BANKACILIĞINI NE BEKLİYOR?

Türkiye’de katılım bankacılığının geçmişi 1980’lere dayanıyor. O günden bu yana gelişim içinde olan sektörün bankacılık içinden aldığı pay 2011 sonunda yüzde 4,6 seviyesine ulaşmış durumda. 56 milyar dolarlık sektörün önemli oyuncularından Banka Asya’nın genel müdürü Abdullah Çelik, katılım bankacılığının mevcut durumu ve önümüzdeki dönemde bu alanı nelerin beklediğiyle ilgili şu yorumlarda bulunuyor: “Katılım bankalarının bilançolarında ağırlıklı olarak krediler yer alıyor. Bilançolar hala yüzde 80 oranında kredilerden oluşuyor.
Bu konuda devletin SUKUK ihraç etmeyişi bizim elimizdeki alternatifleri son derece kısıtlıyor. Süreç içinde katılım bankaları, bankacılık kanunu içine dahil oldu, BDDK bazı düzenlemeler yaparak muhasebe standartlarımızla ilgili değişiklik yaptı fakat bunlar bizler için yeterli değil. Bütün bu eksikliklere rağmen, katılım bankacılığının 2002’de yüzde 1,9 olan sektör payı, 2011 sonunda yüzde 4,6 seviyesine çıktı. Yaklaşık olarak 14 katlık bir aktif büyümeyle 56 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Katılım bankaları konsept itibarıyla faize daha hassas bir kitleye hitap ediyor. Katılım bankacıları olarak bütün katılımcılara açığız ancak özellikle mevduat tarafında faiz hassasiyeti olan kişilerin bizi seçtiği aşikar. İşte biz, faiz dolayısıyla finans sektöründen uzaklaşan kesimi finans
sektörüne dahil ederek ülke finansal sistemine de katkı sağlıyoruz. Algıyı yönetmeye çalışıyoruz ve bu bakımdan yaptığımız iş çok zor, bu kesimin finans sektörüne dahil edilebilmesi de çok önemli bir değer. Altın bankacılığı ile yastık altında olan tasarrufları finans sektörüne dahil edebildik. Sektördeki altın hesaplarının yaklaşık yüzde 25’i katılım bankalarında. Bank Asya olarak da 1 milyar Türk lirasını aştık. Bununla birlikte yeni ürünlere yönelimimiz var. Kişilerin ziynet eşyalarını bankada toplayarak bunları altın hesabına çeviriyoruz. Böylece müşteriler risk almıyor ve birikimlerini altın hesabına dönüştürüyorlar. İşte bu da sistem dışındaki altınları sistem içine çekmeye yardımcı oluyor. Katılım bankacılığı ancak reel ticareti finanse edebiliyor.
Ortada mutlaka bir fatura olmalı. Biz de bunları taksitli satış olarak kredilendiriyoruz.”

BANK ASYA GENEL MÜDÜRÜ ABDULLAH ÇELİK
FAİZSİZ BANKACILIĞIN MERKEZİ OLABİLİRİZ
FAİZSİZ BANKACILIK ÖNEMSENMELİ

İstanbul Finans Merkezi projesinde katılım bankaları fazla önemsenmiyor. 72 maddelik raporda sadece iki madde faizsiz bankacılıkla alakalı. Faizsiz bankacılığın da merkezi olabileceğimiz düşünülerek yapılanma olmalı.
KAYNAKLARI KAZANDIRALIM
Unutulmamalı ki Avrupa borçlu, likidite körfez ülkelerinde. Körfez yatırımcıları yatırım yapabilmek için Türkiye'de SUKUK çıkarılmasını bekliyor. Bu kaynakları biz neden Türkiye'ye kazandırmayalım. Öncelikle katılım bankalarının arasında, hazine ve bankalar arası para işlemlerinde çalışan ve işleyen bir piyasa oluşturulmalı. Emtia piyasaları çok daha fazla etkinleştirilmeli, ürünler katılım bankacılığına uygun şekilde standartlaştırılmalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz