"Ülkemize inanıyoruz,çalışmaya devam"

Adnan Bali ile yeni dönem büyüme planlarını,Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin bankacılık sektörüne etkilerini konuştuk..

25.04.2017 13:38:570
Paylaş Tweet Paylaş
"Ülkemize inanıyoruz,çalışmaya devam"
* Kredilerinizin aktif içindeki payında nasıl bir değişim yaşandı? 
 Son 5 yılda aktif ve pasif bilanço kompozisyonunda önemli değişiklikler oldu. Aktifte 2011’de menkul kıymetlerin payı yüzde 35 iken bugün yüzde 17’ye geldi. Kredilerin payı ise yüzde 49’dan yüzde 66’ya yükseldi yani asıl işimize döndük. Pasifte mevduat önemini korurken mevduat dışı kaynakları çeşitlendirdik. Mevduat dışı yabancı para kaynaklarının payı yüzde 6’dan 17’ye kadar çıktı, 5 milyar dolardan 14 milyar dolara geldik. Yurt içi ve yurtdışı tahvilde bugün sektör lideriyiz. Diğer yandan, bilançoya yapısal anlamda odaklanmamızı sağlayacak sadeleşmelere hız verdik. Gemport, Nemtaş’ın gemileri ve Ant Gıda gibi farklı işlerimizden satış suretiyle çıktık. Avea’daki payımızın çok uygun ve doğru bir zamanlamayla satışıyla da ana faaliyet konumuz olmayan bir sektörden çıktık. Dolayısıyla uzun dönemli bir vizyonla ülkenin ihtiyaç duyduğu finansal hizmetlere son derece yapıcı bir şekilde devam ediyoruz. 2016’nın sıra dışı gündeminde özellikle de 15 Temmuz darbe girişiminden sonra hemen gecikmeksizin ve tereddütsüz ortaya koyduğumuz tavırla zor zamanlarda zorda kalanların yanında olduğumuzu gösterdik. Bizim kıymetimiz genelde zora girildiğinde anlaşılıyor. Biz böyle zor dönemlerde acil tedbirlere başvurarak, istihdam azaltmaya ya da şube kapatmaya kalkışmayız. Bundan birkaç yıl önce örneğin birçok oyuncunun ilgi gösterdiği Güneydoğu’da şimdi şubeler kapatılıyor. Oysa biz orada ticari şube açıyoruz. Çünkü bizim bugün veya yarın için değil, bu ülkenin orta ve uzun vadeli geleceğine taahhüdümüz var. O taahhüdümüz çerçevesinde işleri böyle yapıyoruz. Yani çeyrek bazlı performanslarla banka yönetmiyoruz.
* Orta vadede büyüme planınız nasıl şekilleniyor?
 İş Bankası olarak üreten, istihdam ve katma değer yaratan firmaların kesintisiz biçimde desteklenmesinden ülkemizin büyük ölçekli yatırımlarının finansmanına kadar geniş bir yelpazede kaynak sağlamaya ve büyümeye devam ediyoruz. Bununla birlikte, sermayeyle ilgili kısıtlar bu stratejileri büyük ölçüde belirliyor. Riskine nazaran kârlılığa katkısı olan ve yaygın müşteri segmentindeki alanlarda büyümek durumundayız.
Sektörün yüzde 21-22 oranında sermaye yeterliliği olduğu dönemlerde bankalar her alanda, çok da fazla önceliklendirmeye ihtiyaç duymadan büyüyebiliyordu. Ama bugün yüzde 14-15 özsermaye kârlılığıyla, bir de reyting kuruluşunun kararının da burada bir puan civarında olumsuz etki yapması beklenen bir durumda, yeni iş yapma kapasitesini besleyecek alanlara yönelmemiz gerekiyor. Bu alanlar da işletme segmenti ve başta KOBİ bankacılığı olmaya devam edecek. Diğer taraftan hane halkına doğrudan dokunan kredi kartları, ihtiyaç kredileri ile bunların yarattığı çapraz satış ürün ve hizmetleri de katkıda bulunmayı sürdürecek. Biz zaten epey zamandır stratejimizi dengeli ve önceliklendirilmiş büyüme programlarına göre kuruyoruz.
* Bu stratejiyle kredilerinizin dağılımı nasıl olacak?
 Bankamızda ticari kredilerin toplam kredilerdeki payı daha ağırlıklı, ticari krediler toplamdan yüzde 75 pay alıyor. Bu ticari krediler içinde KOBİ’lerin payı ise yüzde 30. Buna karşılık bireysel bankacılık kredilerinin toplam içinde payı yüzde 25. Son yıllarda yaygın büyüme stratejimiz gereği mikro işletmeler ve KOBİ’lerde hızlı büyüme yakaladık. 3 yılı aşkın süredir mikro işletme segmentinde her yıl yüzde 50 büyüyoruz. KOBİ’lerde de yıllık büyümemiz yüzde 20 ve üzerinde oluyor.
* Bu yıl ne kadarlık büyüme hedefiniz var?
 Hazırladığımız programa göre 2017’de ülke ekonomisinin yüzde 3,3, bankacılık sisteminin kredilerde yüzde 11,6 ve mevduatta yüzde 11,9 büyüyeceğini öngörüyoruz. Henüz resmi rakamlar açıklanmadı ancak 2016 yıl sonu ekonomide büyüme performansının da yüzde 2,5 olacağını öngörüyoruz. Kişisel olarak büyümenin, üçüncü çeyrekteki daralma nedeniyle biraz daha düşük çıkabileceği konusunda kaygım var. Bu yıl makro ihtiyati tedbirlerdeki gevşeme ve kamunun bütçedeki imkanlarıyla genişletici mali politikaları uygulaması yoluyla büyümenin yüzde 3,3’e ulaşacağını öngörüyoruz. Biz de İş Bankası olarak bu yıl kredilerde yüzde 12 ve mevduatta yüzde 14 büyümeyi hedefliyoruz. Bunlar agresif değil, ekonominin büyümesi ile uyumlu ve dengeli büyüme hedefleri. Ama bu büyümenin alt kalemlerinde önceliklendirdiğimiz alanlarda daha yüksek büyüme rakamlarına imza atacağız.
* Dijital bankacılıkta neler yapıyorsunuz?
 Benim dijitalleşmeden anladığım aracısızlaştırma yani değer zincirinde zaman içinde fiktif hale gelen tarafların devreden çıkmasıdır. Biz bugün “anında kredi” adıyla ayda 100 milyon TL’nin üzerinde krediyi, kişilerin mobil kanallardan gerekli bilgileri girmeleri suretiyle birkaç saniye içinde verebiliyoruz. Tüm iş süreçlerimizi bu kapsamda gözden geçiriyoruz. Dijitalleşmede ulaşacağımız büyük veri ile müşterinin her alanda bıraktığı izleri entegre ederek kişiye özel hizmetler sunabileceğiz. Verinin güvenliği için ciddi bir veri merkezi yatırımına giriştik, yılın ikinci yarısında bu merkezi tamamlayacağız. Bir de Silikon Vadisi’nde inovasyon merkezi açtık. Silikon Vadisi’nde üç genel müdür yardımcımızla bir hafta kadar kaldım. Startup’lardan Google’a kadar şirketleri geniş bir yelpazede inceledik. Silikon Vadisi’nde o kadar özgür düşünen ve farklı işler yapan insanlar var ki o iklim tüm işlerinizi bir daha yeniden düşünmeniz gerektiğini söylüyor. Silikon Vadisi’ndeki merkezimizi deyim yerindeyse yol geçen hanına çevirerek bankadaki pek çok genç arkadaşımızın oradaki iklimden yararlanmasını istiyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz