Verimlilik reçeteleri

Verimliliği yıllık yüzde 10 ila 20 arasında artırmak ise en büyük hedefler arasında…

19.02.2016 14:47:410
Paylaş Tweet Paylaş
Verimlilik reçeteleri
Bu yıl bireysel bankacılıkta büyüme hızı sınırlı kaldı. Ekonomi otoritelerinin bireysel krediler ve kredi kartlarına getirdiği kısıtlamalar, büyümedeki ivmeyi azalttı. Bu da sektörde kâr marjlarının giderek daralmasına neden oldu. Uzmanlara göre bu ortamda sektör oyuncularının verimliliği ön plana almaktan başka çaresi kalmadı. DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, yeni dönemde verimliliğin önemli olduğunu düşünenlerden. “Türkiye ve dünyadaki yeni düzenlemeler, finansal piyasaların içinde bulunduğu durum, dünyadaki tüm bankalar için verimliliği çok önemli hale getirdi” diyen Ateş, şu anda Türk bankacılığında ortalama gider/gelir rasyosunun yüzde 50’lerde olduğunu söylüyor. Sektörün mevcut kârlılığını sürdürebilmesi için gider/gelir rasyosunun uzun vadede yüzde 40’a ulaşması gerektiğine vurgu yapıyor.Aslında Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre son 3 yılda sektör, verimlilikte iyi bir karneye sahip. Öyle ki 2012’nin ilk altı ayı ile 2015 aynı dönemi karşılaştırıldığında şube başına aktiflerde yaklaşık yüzde 54’e, kredilerde yüzde 70’e ve mevduatta yüzde 44’e varan verimlilik artışı yakalanmış durumda. Personel başına düşen verilerde de son 3 yılda aktiflerde yüzde 58, kredilerde yüzde 74 ve kârda yüzde 8’lik iyileşme mevcut. Öncü bankaların genel müdürlerine göre burada farklı verimlilik reçeteleriyle gidilecek daha çok yol var. 
ŞUBE SAYISI AZALIYOR 
Yalın organizasyon oluşturma, şube modelinin gözden geçirilmesi, yeni nesil alternatif dağıtım kanal stratejileri geliştirme ve dijitalleşme dünyada bankacılıkta kullanılan verimlilik stratejileri arasında başı çekiyor. Uzmanlara göre burada en önemli maliyet kalemlerini şube ağı ve çalışan giderleri oluşturuyor. ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay da bu fikirde. “Artan maliyetlere karşılık kâr marjlarında yaşanan daralma, sektörün dağıtım ağı özelinde optimizasyona 252 CAPITAL 12 / 2015 gitmesini zorunlu hale getiriyor” diyor. Türkiye’de TBB rakamlarına göre son bir yılda özel sermayeli bankalar 71, yabancı sermayeli bankalar ise 29 şube kapatmış durumda. Bu, dünyada da güçlenen bir trend… Peppers&Rogers Group Türkiye Yönetici Ortağı Selim Uçer, son iki yılda dünyanın önde gelen bankalarının şube maliyetlerinden feragat etmek adına şube sayılarını ortalamada yüzde 10, çalışan sayılarını yüzde 15 azalttığını söylüyor. 
ÇALIŞAN SAYISI ETKİLENECEK 
Avrupa’da son 5 yılda 30 bine yakın şube kapatıldı. Yakın geçmişte dünya genelinde şube başına 20 bin müşteri düşerken günümüzde bu rakam, 300 bine kadar ulaşmış durumda. EY Avrupa Bölgesi Dijital Hizmetler Direktörü Ahmet Hasanbeşeoğlu, Amerika’da da 2014 yılı ilk çeyreğinden bu yana yaklaşık 2 bin 100 şubenin faaliyetini durduğunu söylüyor. Verimlilik çalışmaları çalışan sayısında da düşüşe neden oluyor. Deloitte Türkiye Finansal Hizmetler Lideri Hasan Kılıç, çalışan sayısındaki azalma trendine dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor: “Süreç değişiklikleri ve iyileştirmeler sonucunda bankalar, eskiden sadece bir iş yapan veya bir süreçten sorumlu kişi veya bölümlere, birden fazla iş veya sorumluluk yüklüyor. İyileştirmeler sürdükçe işten çıkarmalar olmaya devam edecek. Herhangi bir nedenle işten ayrılan personelin yerine de yeni alım yapılmıyor.” Dünyada şubesiz bankacılık yapıları giderek öne çıkıyor. Türkiye’de bu trendi izleyen Aktifbank’ın genel müdürü Serdar Sümer, 8 olan şube sayılarını 3 yıldır değiştirmediklerini belirtiyor. Sümer, “Bu şubelerimizden kurumsal bankacılık, yatırım ve özel bankacılık odaklı servis vermeyi sürdürdük. Düşük ve esnek maliyet odaklı stratejimizin meyvelerini de aldık. Bugün bireysel kredi hacimlerimiz ve kredi kartı, debit kart adetlerimiz 300-400 şubeli bankalarla yarışır seviyede” diye konuşuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz