"Yabancılar fırsat peşinde"

Planlarını uzun vade için yapan yabancılar ,Türkiye'deki potansiyele yatırım yapmaya devam edecekler.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yabancılar fırsat peşinde
Türkiye’de sigortacılık, her zaman yabancı sermayenin ilgisini çeken bir sektör oldu. Bundan 20 yıl önce de pazarda çok uluslu şirketler vardı. Ancak son 4-5 yılda, Türkiye’nin yükselen grafiği, hem mevcut oyuncuların büyüme isteğini artırdı hem daha çok sayıda yeni oyuncunun pazara girmesine sebep oldu.
Axa’dan Ergo’ya global oyuncular, Türkiye’de sigortacılığın potansiyeline yatırım yaptı. Onları harekete geçiren, pek çok gelişmiş ülkeyle karşılaştırıldığında, çok geride kalan penetrasyon rakamlarıydı. Bu rakamlar, gerek sigortalı sayısı gerek prim üretimi açısından Türkiye’de alınacak daha çok yol olduğuna işaret ediyordu.
Yeni yabancı yatırımların önemli bölümü, 2006-2007 döneminde gerçekleşti. Bu durum sektördeki rekabete tavan yaptırdı. Fiyatlar, gerçekçi olmaktan çıkıp marjlar iyice daralmışken bu kez de global kriz devreye girdi. Kriz, sigortaya zaten çok az para harcayan Türk insanını, iyiden iyiye geri çekti. Sigorta şirketleri için kâr ve büyüme sıkıntıya girdi. Bugünkü gündemde, sektörde yeni bir konsolidasyon beklentisi var. Pazardaki bazı yabancıların, kronik kârsızlık sorunundan usandığı ve beklediği büyümeyi yakalayamadığı için oyunu bırakacağı konuşuluyor. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var…

Yabancıların büyüme odaklı stratejisini görmek için görsele tıklayın

ÖNGÖRÜLEMEYEN NE OLDU?

Türkiye pazarına büyük beklentilerle giren yabancı sigorta grupları, geçtiğimiz 2-3 yıllık dönemde öngörmedikleri gelişmelerle karşılaştı. 2007’de Türkiye pazarına giren Liberty Sigorta’nın genel müdürü Ragıp Yergin, bu etkenlerin başında, 2008 sonlarında ortaya çıkan ve 2009 yılında devam eden global krizi sayıyor. Yergin, “Geliri ve güveni azalan tüketici, zarar gördüğü kriz ortamından dolayı taleplerini erteledi. Doğal olarak sigorta sektörü de bu gelişmelerden olumsuz etkilendi. Artan rekabetin etkisiyle ortalama fiyatlar daha da düşerken teknik kârlarda ciddi bir azalma oldu. Bu durum beklenmedik küçülmeye ve zarara neden oldu” diye konuşuyor. Dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden biri olan Münich Re’nin ana hissedar olduğu ERGO Insurance Group, İsviçre Sigorta’nın yüzde 75 hissesini satın alarak 2006 yılında Türkiye pazarına girdi. 2008 yılında payını yüzde 100’e yükseltti.
Ergo Türkiye İcra Kurulu Üyesi Sedef Korkmaz, Ergo’nun, satın alma da dahil olmak üzere bugüne kadar Türkiye’ye 350 milyon Euro yatırım yaptığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Bu rakam, grubun Türkiye’nin potansiyeline ne kadar inandığının bir göstergesidir.”Türkiye, şu anda Ergo’nun en önemli 3 operasyonundan biri. Korkmaz, “Grubun gelecek yıllardaki büyümesine en büyük katkıyı Türkiye’nin yapacağı düşünülüyor. 2006-2009 arasındaki dönemde Türkiye’deki toplam prim üretimimiz yıllık ortalama yüzde 8 artış gösterdi. Bu rakam gelecekte çok daha yüksek olacak” diyor. Ergo için bu dönemde öngörülemeyen, fiyat odaklı büyük rekabet olmuş. Sektörde, pastayı büyütmek yerine mevcut pastadan daha fazla pay almak şeklindeki yaklaşımın, gelirlerde önemli kayıplara yol açtığını söyleyen Sedef Korkmaz, “2009 yılında toplam prim üretimi 11,8 milyar TL’den 12,3 milyar TL’ye yükselmesine rağmen sektörde kârlılıktan bahsetmek maalesef mümkün değil. 2008 yılında 596 milyon TL olan hayat dışı branştaki kârlılık, 2009 yılında 182 milyon TL’ye düştü” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz