“11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı” 6. kez toplanıyor

Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı ile “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı”nın bu yılki temasını ve konferans etkinliklerini konuştuk.

6.10.2020 10:04:000
Paylaş Tweet Paylaş
“11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı” 6. kez toplanıyor

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve özellikle genç kadınların güçlendirilmesi için 25 yıldır eğitimden işgücüne kadar geniş bir alanda çalışmalar yürüten Aydın Doğan Vakfı (ADV), kız çocuklarının tüm potansiyellerine ulaşmalarının önündeki engellere dikkat çekmek amacıyla 6. kez “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı”nı düzenliyor. Konferansın bu yılki teması ise küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi ortaya çıkan yeni riskler bağlamında, kadınların ve kız çocuklarının karşılaştığı engeller olarak belirlendi. Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı ile konferans kapsamındaki etkinlikleri ve yeni dönem planlarını konuştuk. Sorularımız ve aldığımız yanıtlar şöyle:

Öncelikle ADV’den bahseder misiniz? Bugüne kadar ne tür çalışmalar gerçekleştirdi? Odağında ağırlıklı hangi konular oluyor? Bugüne kadar nasıl bir değer yarattı?

Eğitim, özellikle de genç kızların eğitimi, Aydın Doğan Vakfı’nın kuruluşundan bugüne kadar misyon edindiği, öncelikli destek alanlarından biri olmuştur. Eğitime yapılan destek ve teşvikler ile hem ekonomiye ve nitelikli işgücü gelişimine katkı yapmak hem de genç kızlarımızın topluma üretken bireyler olarak katılmasını sağlamak amaçlanmaktadır.

Temelleri 1996 yılında atılan Aydın Doğan Vakfımız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve özellikle genç kadınların güçlendirilmesi için eğitimden işgücüne kadar geniş bir alanda çalışmalarını 25 yıldır aralıksız olarak yürütüyor. Bu çalışmaların en köklüsü, en büyük destekçisi olduğumuz, 2005 yılında Doğan Grubu ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle başlatılan ve Türkiye’nin en büyük eğitim seferberliği olan “Baba Beni Okula Gönder”.

Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kız çocuklarının güçlenmesi konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 2015 yılından bu yana UNFPA, UNICEF ve UN Women’ın ortaklığında, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Grubu danışmanlığında düzenlediğimiz en önemli etkinliklerimizden biri. Bugüne değin gerçekleştirilen konferanslarda; kapsayıcı ve kaliteli eğitim, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi, değişim ve dayanıklılık aktörleri olarak kız çocuklarının rolü, kız çocuklarının bilim, sanat ve spor yoluyla güçlenmesi ve kaliteli eğitime, istihdama ve şiddet içermeyen bir yaşama erişimin önündeki “görünmez zorluklar olarak toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri” temaları ele alındı.

Bu yıl gerçekleştirilen etkinlikte küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi ortaya çıkan yeni riskler bağlamında kadınların ve kız çocuklarının karşılaştığı toplumsal cinsiyete dayalı zorlukları masaya yatırmayı ve bu konuda bir farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz.

Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’ndan bahseder misiniz, amacı nedir? Ne zamandır gerçekleştiriliyor, Aydın Doğan Vakfı için bu konferansın önemi nedir?

Kız çocuklarına karşı ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla 11 Ekim’de kutlanan ‘Dünya Kız Çocukları Günü’nün Türkiye'de bilinirliğini artırmak için 2015’ten bu yana düzenlenen konferansımızın hedefi, kız çocuklarının güçlenmesine yönelik faaliyetlere ivme kazandırmak, genç kızların potansiyellerini vurgulamak ve karşılaştıkları güçlüklerin altını çizmek. Sorunun çözümüne yönelik somut çıktılar sağlayarak ve kız çocukları adına geleceğe dönük projeler geliştirerek bu farkındalığı arttırdığımız oranda engellerin azalacağına inanıyoruz. 6. sını gerçekleştireceğimiz Konferans, uluslararası bir platforma dönüştü ve şimdiye kadar yurtdışından ve ülkemizden birçok değerli konuşmacıya ve öğrencilere ev sahipliği yaptı. Kız çocuklarının sorunlarını üst düzey devlet temsilcileri, uluslararası uzmanlar, akademisyenler, BM ve diğer uluslararası kuruluşlardan katılımcılar, sivil toplum temsilcileri, özel sektör temsilcileri ve gençler seviyesinde tartışarak, çözüm önerilerini raporlarımız aracılığıyla paylaştık.

Bu yılki temadan bahseder misiniz? Konferans boyunca ne tür etkinlikler gerçekleştirilecek?

Türkiye’de son beş yıldır düzenlediğimiz ve kız çocuklarının tüm potansiyellerine ulaşmalarının önündeki engellere dikkat çekmeyi amaçladığımız 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nı, bu yıl içinde bulunduğumuz pandemi koşulları nedeniyle çevrimiçi etkinlik olarak gerçekleştireceğiz. ‘Değişen Dünyada Kız Çocuğu Olmak’ teması altında küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi ortaya çıkan yeni riskler bağlamında, kadınların ve kız çocuklarının karşılaştığı engelleri tartışacağız. Konferansta aralarında tanınmış isimlerin, uzmanların ve gençlerin de bulunduğu katılımcılar, 2020’nin hızla değişen dünyasının gençler için getirdiği yeni risk ve yeni olanakları ele alacak. Konferansın odak noktası ise kız çocuklarının, bu gibi zorluklar karşısında değişim aktörleri olarak nasıl bir rol üstlenebilecekleri konusu olacak.

Ünlü oyuncu, aynı zamanda UNFPA Türkiye Elçisi Hazal Kaya’nın moderatörlüğünde gerçekleşecek konferansın ana oturumunun konuk konuşmacısı son dönemdeki iklim eylemleri ve çarpıcı söylemleriyle dikkatleri üzerine çeken genç iklim aktivisti Luisa Neubauer olacak. Henüz 13 yaşındayken ‘sera etkisini öğrendiği bir ders’ nedeniyle içinde aktivist tohumları yeşeren, “Her koşulda, dünya daha önce hiç deneyimlemediğimiz değişimleri görmek zorunda. Önümüzde kaybedecek tek bir sene bile yok!” diyen Luisa, bu kez mesajlarını 6. Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’ndan verecek. Ayrıca Temmuz ayından itibaren iklim ve pandemi alanında özel çalışmalar gerçekleştiren genç arkadaşlar, hayal ettikleri dünyaya ilişkin mesajlarını video aracılığıyla katılımcılarla paylaşacak.

Konferans’ta 2 panel olacak; detaylarından bahsedebilir misiniz?

Evet, konferansımız kapsamında iki panel düzenlenecek. Moderasyonunu Melis Alphan’ın yapacağı ‘Küresel salgın ve iklim değişikliği genç kızları nasıl etkiliyor?” başlıklı ilk panelde, NASA’da görev yapan Türk astrobiyolog Betül Kaçar, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi sosyal pediatrist Prof. Dr. Betül Ulukol, cinsiyet ve sosyal eşitsizliğin iklim değişikliği deneyimini nasıl şekillendirdiğini inceleyen sosyolog Dr. Amber Fletcher ve kadın konusunda birçok çalışma gerçekleştiren, National Geographic’teki çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçı Annie Griffith, görüş ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.

İkinci panelimizin başlığı ise "Hayal ettiğimiz dünya-Gençler, dünyayı nasıl değiştirmek istediklerini tartışıyor"… Moderasyonunu ünlü sunucu Gözde Atasoy’un yaptığı panelin konuşmacıları arasında; Van’da altı çocuklu bir ailenin en küçük kız çocuğu olarak dünyaya gelen, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine başladığı yıl Aydın Doğan Vakfı’ndan üstün başarı bursu almaya hak kazanan, bugünse küresel iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla yürütülen sivil toplum projelerinde aktif rol alan Şeymanur Sağınç; Fridays for Future Türkiye hareketinde iklim aktivisti ve liseler arası organizatör olan 19 yaşındaki Selin Gören; 2014’ten beri mülteciler, Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği’nin Genç Mültecileri Destekleme Programı’nda Sağlık ve Eğitim Koordinatörü olarak görev alan Dağlar Çilingir; Çocuk Hakları Gönüllüleri Derneği’nde Proje Koordinatörü olarak Çocuk Hakları ve Çocuk Katılımı alanında çalışmalarına devam eden Muhammet Aktaş bulunuyor. Bu panelin sonunda dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan gençlerin mesajları da yer alacak.

Bu sene bu temayı seçme nedeniz neydi? Küresel salgınlar ve iklim değişikliğinin kız çocukları üzerinde ne gibi etkileri bulunuyor?

 Küresel salgınların dünya çapında toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini şiddetlendirdiği biliniyor. COVID-19 hepimizin hayatını, sağlıklarını, ülke ekonomilerini ve toplumları alt üst eden, eşi benzeri görülmemiş bir sağlık krizi olmanın ötesinde, savunmasız durumda veya çatışma ortamında olan kişiler, engeli olan bireyler, mülteciler, göçmenler ve yoksul kesimler gibi dezavantajlı gruplar açısından öngörülebilecek en kötü etkiyi beraberinde getirerek insani kriz ve kalkınma krizine yol açtı. Küresel salgın milyonlarca kişinin emniyet ve güvenlik algısını değiştirdi. Sağlıktan ekonomiye, güvenlikten sosyal korumaya kadar her alanda, küresel salgınların etkileri, sırf cinsiyetlerinden kaynaklanan nedenlerle kadınlar ve kız çocukları için daha da şiddetli bir hâl almaktadır.

 İklim değişikliği dünyanın günümüzde karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri; tüm bireylerin ve toplumların geçim ve refahlarını tehdit etmekte. Sadece çevresel bir sorun değil aynı zamanda bir kalkınma ve insanlık sorunu ve bir toplumsal cinsiyet eşitliği sorunu olarak ele alınmakta. İklim değişikliği, toplumsal ve nesiller arası adaletsizliği artırmakta. İklim değişikliğine en az etki edenler, aynı zamanda bu sorundan en çok etkilenen kesim olmaktadır. Dünya Bankası, 2030 itibarıyla iklim değişikliğinin 100 milyonun üzerinde kişiyi, tekrar yoksulluğa itebileceğini öngörmektedir. Ekosistemleri ve tarımı etkilediği için, iklim değişikliğinin sonuçları, dünyanın birçok kesiminde, tarımda çalışan yoksul kadınlar ve kız çocukları üzerinde son derece büyük bir yük oluşturacaktır. İklim değişikliklerine bağlı afetlerin meydana gelmesi durumunda, kadınlar ve kız çocukları sıklıkla, eğitim hizmetlerine, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri gibi hayati sağlık hizmetlerine erişimlerini kaybederler ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda daha yüksek bir riskle karşı karşıya kalırlar. Ergen kız çocuklarının, özellikle de en dezavantajlı kesimlerden kız çocuklarının maruz kaldığı eşitsizlik ve ayrımcılık, iklim değişikliği ile daha da artmaktadır.

 Bu etkilerin çok daha fazlasını konuşmak, alanında uzman isimlerle tartışmak ve çözüm aramak için herkesi 11 Ekim’de saat 16.00’da gerçekleştireceğimiz çevrimiçi Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’na bekliyoruz. Aydın Doğan Vakfı YouTube hesaplarından konferansımızı takip edebilirsiniz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz