Dünyada yatırım kararlarının çerçevesini belirleyen öncelikler yeniden şekillenirken, Bacacı Yatırım Holding’in düzenlediği “Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi”nde yatırım dünyasının yeni rotası ele alındı.
45 yılı aşan köklü geçmişiyle bugün 9 farklı sektörde yatırımlarını sürdüren Bacacı Yatırım Holding’in, Dünya Yatırımcı Haftası kapsamında düzenlediği “Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi”, 7 Ekim Çarşamba günü İstanbul Finans Merkezi’ndeki Ziraat Bankası Salonu’nda gerçekleştirildi. Zirvenin açılış konuşmalarını Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut ve Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl yaparken, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan da zirvede özel konuşmacı olarak yer aldı. Küresel doğrudan yatırımlardan girişim sermayesine, dijital varlıklardan yatırım dünyasının yeni dinamiklerine kadar geniş bir perspektifte, yatırımlara yön veren yeni dinamikler ve dönüşümün ele alındığı; kamu, finans, yatırım, girişimcilik ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren zirve, 2 önemli oturuma ev sahipliği yaptı.
“TÜRKİYE’NİN YOLU AÇIK, GELECEĞİ PARLAKTIR”
“Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek” zirvesinin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ülkemizin potansiyeline ve sunduğu fırsatlara inanan, güvenen, yatırımlarını bu anlayışla Türkiye’de konumlandıranlar her daim kazançlı çıkacak. Türkiye, geniş iç pazarı ve güçlü tedarik ağlarıyla yatırımcılar için güvenli liman.
Sadece yatırım teşviklerimizle 26 trilyon liralık 126 bin yatırımın ve 4 milyon nitelikli istihdamın önünü açtık. Proje bazlı devlet destekleriyle savunma sanayii, sağlık endüstrisi, petrokimya, güneş hücresi gibi katma değerli alanlarda 52 milyar dolarlık yatırım tutarına sahip 83 projeyi destekledik. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın önünü açmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır, üretimdir. Bizi geleceğe taşıyacak olan Milli Teknoloji Hamlesidir” dedi.
Konuşmasının ardından Bakan Fatih Kacır’a, Bacacı Yatırım Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl, Türkiye’nin dünya çapında yatırımların kalıcı yönü olduğunu simgeleyen bir saat takdim etti. Tanıl, takdiminde, “Yaklaşık 120 yıldır, çalışmak için dışarıdan hiçbir müdahaleye ya da enerji kaynağına ihtiyaç duymayan ve zamanı kaydeden bu özel saati takdim etmekten mutluluk duyuyoruz. Çünkü söz konusu özelliğiyle bu saat, Türkiye’nin küresel yatırımlardaki durdurulamaz enerjisinin ve dünya yatırımlarının kalıcı yönü haline gelişinin de bir simgesi olma özelliği taşıyor” ifadesini kullandı.
“FİYAT İSTİKRARI YATIRIM VE ÜRETİM ORTAMINI İYİLEŞTİRİYOR”
Zirvede özel konuşmacı olarak yer alan TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan da, fiyat istikrarın yatırım ve üretim ortamını iyileştirdiğine işaret ederek, “Küresel ve bölgesel şokların enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlarken fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Bu hedefin yatırım ortamı açısından önemini Türkiye örneği üzerinden ele almak istiyorum. Yüksek ve oynak enflasyon firmaların öngörülebilirlik ufkunu daraltıyor, finansman maliyetlerini artırıyor ve uzun vadeli yatırım kararlarını zorlaştırıyor. Dezenflasyonun kısa vadeli maliyetleri olsa da enflasyonun kalıcı olarak düşmesi yatırımlar için daha elverişli bir ortam oluşturmakta. Enflasyonla mücadele sürecinde artan öngörülebilirlik, firmaların üretim süreçlerinde verimliliğe yönelik yatırımlarını planlamalarını kolaylaştırıyor. Bu da verimlilik artışını destekliyor. Nitekim enflasyonun yüksek seyrettiği 2022-2024 döneminde verimlilik göstergelerinde azalış gözlendi. Sıkı para politikası koşullarıyla birlikte enflasyonun gerileme kaydettiği 2025 yılında ise sanayi başta olmak üzere tarım dışı sektörlerde verimlilik artışında belirgin bir toparlanma izlendi. Sözlerime son verirken fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı yatırım ortamı açısından önemli bir ön koşul olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Son dönem verileri, sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümünün iyileştiğine işaret ediyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler riskleri canlı tutuyor. Bu nedenle dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
“TÜRKİYE BÖLGEBEL BİR MERKEZ HALİNE GELDİ”
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu açılışta yaptığı konuşmada, “Dünyada değer kavramının konuşulduğu bir dönemde geleceğe değer yaratmak başlığı altında buluşmak bizim için çok kıymetli. Türkiye 2003 yılından bu yana uygulanan politikalar ile bölgesel bir merkez haline geldi. Yatırım gelecek için yapılır, geçmişteki başarılarımız ise bugün önemli bir güvence. Türkiye Yüzyılında, Sayın Cumhurbaşkanımızın yatırım vizyonu doğrultusunda, geleceğe değer üretmek adına uyumlu politikalar geliştirmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulunurken, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut da şunları söyledi:
“Türkiye Varlık Fonu portföyünde bulunan varlıkların değerini artırmanın yanı sıra, şirketlerimizin rekabet gücünü geliştirmek ve Türkiye’nin ekonomik hedeflerine daha fazla katkı sağlayacak şekilde büyümelerini desteklemek, temel sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, portföyümüzdeki şirketlerin uzun vadeli potansiyellerini ortaya çıkarmaya, kurumsal kapasitelerini güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyümelerini desteklemeye odaklanıyoruz.”
TÜRKİYE ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN ÖNEMİNİ KORUYOR
Zirveyi düzenleyen Bacacı Yatırım Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl ise “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Projeleri 2025 Raporu”na göre, 2025 yılında ülkemiz uluslararası doğrudan yatırım kapsamında, 475 adet sıfırdan yatırım projesi çekti. Toplam yatırım tutarı 21,1 milyar dolara ulaşan bu projeler kapsamında, 47 binden fazla kişiye istihdam oluşturulması öngörülüyor. Üstelik bir önceki yıla kıyasla proje sayısında yüzde 27, yatırım tutarında ise yüzde 62 artış kaydedilmiş durumda. Bunun yanında, uluslararası yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemlerinde de önemli bir hareketlilik yaşandı. 2024 yılında 93 olan işlem sayısı, 2025’te 124’e yükselirken, açıklanan işlem hacmi de 5,7 milyar dolardan 6,7 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar çok değerli. Küresel ölçekte yatırım kararlarının daha temkinli seyrettiği bir dönemde Türkiye’nin ortaya koyduğu bu performans; güçlü üretim altyapısı, nitelikli insan kaynağı, stratejik coğrafi konumu ve yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik adımlarıyla ülkemizin uluslararası yatırımcılar açısından önemini koruduğunu gösteriyor” dedi.
Konferansta konuşan *MCT Technic Kurucusu Hacı Yılmaz* ise Türkiye’de hayata geçirilmesi planlanan yeni çip üretim yatırımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“Çip üretimine başlamak için hazırız”
Hacı Yılmaz, çip üretim tesisinin teknik altyapısının, üretim planlamasının ve yatırım hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, yatırımın başlaması için resmi regülasyon süreçlerinin sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.
Yılmaz, “Bugün burada ilk kez önemli bir yatırımımızın müjdesini paylaşmak istiyorum. Çip üretim tesisimiz için gerekli teknik altyapıyı, üretim planlamasını ve yatırım hazırlıklarını tamamladık. Şu anda resmi regülasyon süreçlerinin neticelenmesini bekliyoruz. Süreç tamamlandığı anda harekete geçmeye hazırız” dedi.
Planlanan üretim tesisinin tek bir sektöre odaklanmayacağını belirten Yılmaz, *otomotiv, savunma sanayii, uzay çalışmaları ve sağlık sektörlerindeki çip ihtiyaçlarına yönelik üretim yapılmasının hedeflendiğini* ifade etti.
Yüksek katma değerli üretim hedefi
Çip yatırımının yalnızca şirket ölçeğinde değil, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesi açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, yatırımın nitelikli istihdamdan yan sanayiye, yeni teknoloji ekosistemlerinden ihracata kadar geniş bir alanda ekonomik değer yaratacağını söyledi.
Yılmaz, “Çip bugün otomotivden savunma sanayiine, uzay teknolojilerinden sağlık sektörüne kadar birçok kritik alanın temel bileşenlerinden biri. Bu yatırımın yalnızca üretim kapasitemizi artırmasını değil, ülke ekonomisine ve yüksek katma değerli teknoloji üretimine de ciddi katkı sağlamasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Teknoloji şirketi kimliği güçleniyor
Hacı Yılmaz, MCT Technic’in yalnızca sensör üretimi yapan bir şirket olarak konumlanmadığını belirterek, şirketin dönüşümünü şu sözlerle anlattı:
*“MCT sadece sensör üreten bir firma değil; emisyon ölçümü, çevre teknolojileri, çip yatırımı ve uluslararası iş birlikleriyle büyüyen bir teknoloji vizyonudur.”*
Şirketin sensör, yazılım, uzaktan ölçüm sistemleri ve dijital teknolojiler alanlarında çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, Almanya, Bulgaristan ve ABD’deki yapılanmalarıyla uluslararası büyümeye devam ettiklerini kaydetti.
Gerçek trafik koşullarında emisyon ölçümü
Konferansta MCT Technic’in çevre teknolojileri alanında geliştirdiği *MCT UAT – Uzaktan Algılama Emisyon Ölçüm Sistemi* de gündeme geldi.
Yılmaz, sistemin araçları durdurmadan ve trafik akışını kesmeden gerçek sürüş koşullarında emisyon değerlerini uzaktan ölçmek üzere geliştirildiğini belirterek, bu teknolojinin şehirlerde hava kalitesinin ölçülmesi ve yüksek emisyonlu araçların tespit edilmesi açısından önemli bir altyapı sunabileceğini ifade etti.
“Bir araç fabrikadan veya muayeneden sorunsuz çıkabilir. Ancak önemli olan o aracın gerçek trafikte nasıl bir emisyon saldığıdır. Çünkü biz havayı laboratuvarda değil, şehirde ve sokakta soluyoruz. Doğru ölçemediğiniz bir problemi doğru yönetemezsiniz” diyen Yılmaz, uzaktan emisyon ölçüm teknolojilerinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını söyledi.
Çip üretim yatırımı başta olmak üzere yüksek teknoloji alanındaki yeni projelerle büyümeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, Türkiye’den Avrupa’ya ve ABD’ye uzanan uluslararası yapılanmalarla yeni pazarlar ve iş birlikleri üzerinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
ZİRVENİN OTURUMLARINDA EKONOMİ VE İŞ DÜNYASINDAN ÖNEMLİ İSİMLER YER ALDI
Açılış konuşmalarının ardından, “Küresel Doğrudan Yatırımlar ve Ülke Perspektifleri” başlığının ele alındığı ilk oturumunda, Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Onsun Kaya, IFC Türkiye Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner, Citibank Türkiye CEO’su Emre Karter, Esas Holding CEO’su Çağatay Özdoğru ve Turgut Aydın Holding CFO’su Osman Yılmaz, PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu küresel doğrudan yatırımlardaki değişimi ve ülkelerin yeni yatırım ortamındaki konumunu değerlendirdi.
“Değişen Yatırım Kimliği: Geleneksel Finanstan Girişim Sermayesi ve Dijital Varlıklara Dönüşüm” başlıklı ikinci oturumda ise; Bacacı Yatırım Holding IT İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Markafoni Kurucusu Sina Afra, ARYA Investment Platform’dan Ahu Büyükkuşoğlu Serter ve 212 Capital Kurucu Ortağı Ali Karabey; girişim sermayesi, teknoloji, dijital varlıklar ve yeni yatırım modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı.
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?