Gıda israfı yüzde 20 azalsa açlık ortadan kalkar

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kenya’da bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Afrika’nın en büyük basın kuruluşlarından allAfrica’ya röportaj verdi.

13.04.2026 17:07:450
Paylaş Tweet Paylaş
Gıda israfı yüzde 20 azalsa açlık ortadan kalkar

İklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği kıta olan Afrika’da bir dizi görüşme gerçekleştiren ve birçok etkinliğe katılan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, allAfrica’dan Melody Chironda’ya verdiği röportajda; yenilenebilir enerjiye erişimin genişletilmesi, gıda sistemlerinin iyileştirilmesi, gençlerin öncülüğünde inovasyonun teşvik edilmesi ve sıfır atık girişimlerinin desteklenmesi konularında önemli mesajlar verdi.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve liderliğinde çalışmalarını sürdüren Ağırbaş; hükümetlerin, işletmelerin ve toplulukların, Türkiye’de 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek COP31 

öncesinde eylemlerini nasıl hızlandırabileceklerini anlatırken, daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmede yerel inisiyatiflerin önemini vurguladı.

“İklim girişimlerinin 58’i doğrudan Afrika ile ilgili” 

COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu sıfatıyla, yenilenen Küresel İklim Eylem Gündemi’nin Afrika’daki şehirler ve topluluklar için somut eylemlere nasıl dönüşeceği sorusuna yanıt veren Ağırbaş, “BM iklim konferanslarında ülkeler, küresel ısınmayı 1,5 santigrat derecenin altında tutmak için taahhütlerde bulundular. Şu anda Eylem Gündemi, temiz enerji, sürdürülebilir gıda sistemleri, ormanların korunması, kentsel dayanıklılık, su güvenliği ve daha fazlasını kapsayan yaklaşık 500 aktif iklim girişimini koordine etmekte ve daha fazla insana ulaşabilmeleri için bu girişimleri genişletmeye çalışmaktadır” dedi. Söz konusu girişimlerin 58’inin doğrudan Afrika ile ilgili olduğunu belirten A��ırbaş, bunun yüzde 40’ının ise yerel toplulukları kapsadığını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Örneğin Kenya’da, Eylem Gündemi kapsamındaki bir girişim, mini şebekeleri ve şebekeden bağımsız güneş enerjisi sistemlerini yaygınlaştırarak elektrik erişimini genişletiyor. Kisumu’da hedef, 2050 yılına kadar şehrin tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışmasını sağlamak. Kenya Soğuk Zincir Hızlandırıcısı, çiftçilerin temiz enerji kullanarak ürünlerini depolamasına ve nakletmesine yardımcı oluyor; bu sayede gıdalar taze kalıyor, atıklar azalıyor ve bu süreçte gelirler artıyor. Ayrıca, Afrika Şehirleri Su Uyum Platformu (ACWA), şehirlerin iklime dayanıklı su çözümlerini planlamasına, finanse etmesine ve uygulamasına yardımcı olan Pan-Afrika bir girişimdir ve 2032 yılına kadar 100 Afrika şehrinde en az 5 milyar ABD doları kaynak yaratmayı hedeflemektedir.”

“Dünyada her yıl 1 milyar ton gıda israf ediliyor” 

İklim Eylemi’nin gıda güvenliği ve gıda kaybı sorunlarının daha etkili şekilde ele alınması için nasıl kullanılabileceği sorusunu yanıtlayan Ağırbaş, “Dünya çapında her yıl yaklaşık bir milyar ton gıda israf edilirken, yüz milyonlarca insan hâlâ açlıkla karşı karşıya. Bu, hem bir iklim krizi hem de bir kalkınma krizidir. Gıda israfı, çiftlikten sofraya kadar tüm süreç boyunca meydana geldiği için ilerleme kaydedebileceğimiz en somut alanlardan biridir. Küresel gıda israfını sadece yüzde 20 oranında azaltırsak, dünyadaki açlığı tamamen ortadan kaldırma gücüne sahip oluruz. İşte bu nedenle sıfır atık, sadece atıkları daha iyi yönetmekle ilgili değildir. Bu, üretim ve tüketim biçimimizi temelden değiştirmek, atık oluşmadan önce önlemek ve her kaynağı ekonomiye geri kazandırmakla ilgilidir. COP31, bunu açıkça, resmi olarak ve siyasi bir öncelik olarak dile getiren ilk COP'dur. Bu konunun küresel önemi, 30 Mart'ı Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak belirleyen BM Genel Kurulu kararıyla zaten kabul edilmiştir; bu karar, bu alanda eylemlerin yönlendirilmesine yardımcı olan bir danışma kurulu tarafından desteklenmektedir” dedi.

“Gıda israfı COP31’de önceliklerden olacak” 

İklim Eylem Gündemi’nin, gıda güvenliği ve gıda atığı gibi birbiriyle bağlantılı sorunları çeşitli girişimlerle ele aldığını vurgulayan Ağırbaş, şunları söyledi: “Örneğin, Global EverGreening Alliance, arazi restorasyonunu ve rejeneratif tarımı hızlandırmakta, 20 milyon küçük çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan hane halkının bozulmuş arazileri restore etmesine destek olmakta, 5 milyar dolarlık finansman sağlamakta ve 2030 yılına kadar üretken, iklime dirençli arazileri sürdürmek için 20'den fazla ülkede politika reformları gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Global FoodBanking Network’ün ev sahipliğinde, Kenya da dahil olmak üzere 50 ülkedeki 60’tan fazla yerel gıda bankası kuruluşunun katılımıyla, gıda kurtarma ve israfın azaltılması yoluyla gıda güvenliğini geliştirmeyi amaçlayan bir plan var. Bu plan, 2030 yılına kadar yıllık 50 milyondan fazla insana gıda sağlamak, 1,3 milyar tona kadar gıda kaybı ve israfını azaltmak ve 4,65 gigaton sera gazı emisyonunu düşürmeyi hedefliyor. COP31, kağıt üzerindeki iklim taahhütleri ile sahadaki sonuçlar arasındaki uçurumu kapatmaya odaklanıyor. Gıda israfı, bu uçurumu kapatmak için en somut adımların atılabileceği alanlardan biri. Planlarımız var, ortaklarımız var ve bunu açıkça bir öncelik haline getiren yeni bir COP Başkanlığı var.”

“İklim finansmanı çözümlerini yaygınlaştırmamız gerek”

 

Ağırbaş, İklim Eylemi Gündemi’ni güçlendirmek için bazı çözüm örneklerini de paylaştı: “Örneğin, finans alanında, Afrika İklim Riski Sigorta Uyum Çerçevesi (ACRIFA), 40 milyondan fazla çiftçi ve küçük işletme için iklim sigortasını yaygınlaştırmak üzere tasarlanmış 1 milyar ABD doları tutarında bir girişimdir. Öte yandan, Afrika İklim İnovasyon Anlaşması ve Afrika İklim Fonu, 2030 yılına kadar 1.000 adet Afrika öncülüğünde iklim çözümü hedefiyle, her yıl 50 milyar dolarlık katalitik finansman sağlamayı taahhüt etmektedir.

Afrika Döngüsel Ekonomi Fonu ve Afrika Döngüsel Ekonomi İttifakı, Afrika'da kapsayıcı ve yeşil büyüme stratejilerini ilerletmektedir. YouthADAPT Challenge ise gençlerin öncülüğündeki iklim çözümlerini desteklemekte ve finanse etmektedir.

Kentsel Yoksullarla İklim Direncini Güçlendirme (BRCUP) programı, yirmi ülkeden oluşan bir pilot uygulama kapsamında kentsel yoksulların yaşam koşullarını iyileştirmektedir. Bu girişimler hâlihazırda iyi bir şekilde ilerlemektedir. Eylem Gündemi'nin sunabileceği şey, birbirimizle, küresel finansmanla ve COP'daki siyasi süreçle bağlantı kurmaktır. Bu çözümleri daha hızlı yaygınlaştırıp dünya çapında daha fazla insana ulaşmamızın yolu budur. Ben de bunu inşa etmek için buradayım.”

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz