KUES raporu yayımlandı

ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından hazırlanan Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu yayımlandı. 2006-2025 dönemini kapsayan rapor, 11 binden fazla yatırım işlemini analiz ederek Türkiye’de girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ortaya koyuyor.

19.06.2026 12:58:160
Paylaş Tweet Paylaş
KUES raporu yayımlandı

ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından hazırlanan “Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu”, 18 Haziran’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ESAS Plaza Hubitat’ta gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin mevcut görünümü, yatırım eğilimleri, sektörel dağılımı ve gelişim alanlarına ilişkin rapor bulguları değerlendirildi. Etkinliğe T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu katılırken; ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru ile Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. KUES Akademik Direktörü Doç. Dr. Uğur Çelikyurt ise yaptığı sunumda rapor ile ilgili öne çıkan verileri ve bulguları paylaştı.

“Türkiye kendi dinamiklerine sahip bir ekosistem haline geldi”

Toplantıda konuşan ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru, raporun Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son yıllardaki gelişimini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “ESAS olarak, sürdürülebilir büyümenin ve geleceği inşa etmenin yolunun alternatif yatırımlardan ve teknoloji odaklı girişim sermayesi ekosistemini desteklemekten geçtiğine inanıyoruz. Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz KUES bünyesinde hazırlanan bu rapor, ekosistemimizin kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı olgunluk düzeyini ortaya koyuyor. Türkiye artık tesadüfi ya da münferit başarı hikâyeleriyle anılan bir yapı olmaktan çıkarak, kendi dinamiklerine, güçlü bir bilgi birikimine ve yatırım kültürüne sahip bir ekosistem haline geldi. 2020-2022 yıllarında ulaşılan yüksek yatırım seviyelerinin ardından 2025 yılında daha dengeli bir görünüm oluşsa da bugün ulaşılan ölçek geçmiş dönemlerin önemli ölçüde üzerinde bulunuyor. İşlemlerin büyük bölümünü oluşturan erken aşama girişimler, ekosistemin en güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde girişimlerin büyüme ve ölçeklenme aşamalarında ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının güçlendirilmesi, ekosistemin gelişimi açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve yerli yatırımcıların uluslararası pazarlardaki faaliyetleri de Türkiye’nin küresel girişimcilik ağları içindeki konumunu destekliyor. Son 15 yılda uygulanan kamu politikaları, teşvikler ve üniversite-sanayi iş birlikleri de bu gelişimde önemli rol oynadı. ESAS olarak alternatif yatırımlara odaklanmayı, ekosistemin gelişimine katkı sunmayı ve Türkiye’nin teknoloji odaklı küresel rekabet gücünü destekleyecek adımlar atmayı sürdüreceğiz.

“KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir”

Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey ise girişimcilik ekosistemlerinin yalnızca sermaye ile değil; bilgi, araştırma, insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle geliştiğine dikkat çekti. Ürey, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar değil, aynı zamanda girişimcileri, yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren ağların merkezinde yer alan stratejik aktörler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıllık dönüşümünü ortaya koyarken, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki kritik rolünü de görünür kılıyor. Koç Üniversitesi ile ESAS iş birliğiyle kurulan KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir. Merkezin daha ilk yılında ortaya koyduğu bu kapsamlı çalışma, yalnızca bugünü anlamamıza yardımcı olmuyor; aynı zamanda Türkiye’nin girişimcilik, teknoloji ve yatırım politikalarına yön verecek önemli bir referans kaynak oluşturuyor.”

11 binden fazla yatırım işlemi analiz edildi

PitchBook ve Startups.watch veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan rapor, 2006-2025 döneminde gerçekleşen 11 binden fazla yatırım işlemini, 5.800’den fazla girişimi ve 4.500’den fazla yatırımcıyı kapsıyor. Çalışma, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ve temel eğilimlerini veri odaklı bir yaklaşımla inceliyor.

Rapora göre Türkiye girişim sermayesi ekosistemi son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterdi. Özellikle 2018 sonrasında yatırım işlem sayılarında belirgin artış yaşanırken, 2020-2022 dönemi yatırım tutarlarında tarihi seviyelere ulaşıldı. 2025 yılında daha dengeli bir görünüm öne çıksa da ekosistemin ulaştığı toplam hacim ve işlem ölçeği geçmiş dönemlerin üzerinde seyretmeye devam etti.

Erken aşama girişimler ekosistemin temel gücünü oluşturuyor

Rapora göre girişim sermayesi işlemlerinin yaklaşık %80’i tohum aşamasında gerçekleşirken, toplam yatırım hacminin yaklaşık %66’sı geç aşama yatırımlardan kaynaklanıyor. Bu tablo, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin en güçlü yönünün yeni girişimler üretme kapasitesi olduğunu, en önemli zorluğunun ise bu girişimlerin büyüme ve ölçeklenme süreçlerini finanse etmek olduğunu ortaya koyuyor.

Sektörel dağılım incelendiğinde yazılım sektörü hem yatırım işlem sayısında hem de yatırım tutarında ilk sırada yer alıyor. Yazılımı perakende ve finans dışı hizmetler takip ederken, teknoloji yoğun sektörlerin yatırım çekme performansı dikkat çekiyor.

Uluslararası bağlantılar güçleniyor

Rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin uluslararası yatırım ağlarıyla daha güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 75’i yerli yatırımcılar ile yerli girişimler arasında gerçekleşirken, yurt dışı bağlantılı yatırımlar daha yüksek işlem hacimleriyle öne çıkıyor.

Yabancı yatırımcıların Türkiye merkezli girişimlere ilgisinin arttığı, yerli yatırımcıların da yurt dışındaki girişimlerde daha aktif rol almaya başladığı görülüyor. Özellikle yüksek tutarlı yatırımların ölçeklenme aşamasındaki şirketlerde yoğunlaştığı belirtiliyor.

Coğrafi dağılım açısından İstanbul ekosistemin merkezi konumunu korurken, Ankara ikinci önemli merkez olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca bazı şehirlerin ekonomik büyüklüklerinin üzerinde bir girişimcilik performansı sergilediğine dikkat çekiliyor.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz