Yasaklı ofisler

Eller cepte yürümek, koridorda koşmak, tırnakları uzatmak, el sakası yapmak hatta taze çiçekleri ofise sokmak yasak...

1.09.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yasaklı ofisler

 Dünyanın en inovatif şirketlerinden biri olan Virgin'e bakın... Facebook'u kullanarak çalışanlarını bir araya getiriyor ve fikir paylaşımını bu sosyal sitede gerçekleştiriyor" diyor.

ŞİRKETLERİN ALEYHİNE Mİ?
Son dönemde teknolojinin gelişimiyle birlikte yasaklar teknoloji kullanımına da sıçradı. Citibank gibi bankalarda internet kısıtlı. Çalışanlar her an interneti kullanamıyor. PWC'de Youtube sayfalarına girmek tam olarak yasak değil, ancak sınırlı. Şirket, günde sadece 15 dakika bu siteyi ziyaret etmeye izin veriyor. Birçok şirkette de çalışanların kişisel e-posta adreslerini ziyaret etmeleri, facebook gibi sayfalara girmeleri yasak. Sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da iş yerlerinde sosyal medyaya getirilen yasaklar artıyor. Yasaklama nedenleri arasında kurumsal bilgilerin açığa çıkma olasılığının yanında verimliliğin düşmesi de önemli bir role sahip. Aslında bazı araştırmalar da sosyal networklerde geçirilen zamanın iş verimliliğini düşürdüğünü ortaya koyuyor. Araştırma şirketi Nucleus Research, Facebook kullanımına sınırlamasız izin veren iş yerlerinde verimliliğin yüzde 1,5 azaldığını ortaya koydu. Peter Fisk'e göre sosyal ağların yasaklanması sakıncalı. Şirketlerin karşılaştıkları en büyük problemlerden birinin dijital dünyaya ayak uyduramamak olduğunu ifade eden Fisk, "Değişimi yakalayamayanların bir de bu tür yasaklar getirmeleri tümüyle onların aleyhine" diye uyarıyor.

VERİMLİLİK BAHANE, YASAKLAR ŞAHANE!
Yasak ve kurallar, genelde şirket verimliliğini artırma amaçlı uygulanıyor. Ancak uzmanlar, yasakların olumsuz etkilerinin daha fazla ön plana çıktığını belirtiyor. Egon Zehnder International Yönetici Ortağı Murat Yeşil-dere'ye göre yasaklar performansı düşürüyor ve yapılmaması istenen şeylerin cazibesini artırıyor. "Yani internete masa üstü bilgisayarınızdan giremiyorsanız telefonunuzdan giriyorsunuz. Bu sefer daha büyük çaba harcıyorsunuz. İnsanlar o yasakları aşmanın yaratıcı yolarını düşünmekten normal işlerini yapmaktan geri kalıyor" diyor. Yasaklara, verimliliği neden göstermek ise Fisk'in bakış açısıyla bir bahane. Yasakların olmadığı bir ortamın çalışanları daha yaratıcı ve samimi kıldığını ifade eden Fisk, "Yöneticiler çalışanları makineler gibi kontrol etmek istiyor. Ancak bu durum çalışanların verimliliğini düşürüyor. En çok çalışılmak istenen şirketler araştırmasına bakarsanız bu şirketlerin ortak özelliğinin en az yasakları içermesi olduğunu görürsünüz" diye konuşuyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Selçuk Tuzcuoğlu ise "Örneğin çalışanının masasına eşinin veya çocuğunun resmini koymasına izin vermeyen şirketler olduğunu biliyorum. Bir de bazı bankalarda işlem yapan müşteri temsilcilerinin yandaki masada oturan şefinden yanına gelip bilgisayarına onay şifresi girmesi istemeleri çok garip. Çalışanına güvenmeyen banka olmaması gerekir" diyerek şirketlerdeki yasaklara dikkat çekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz