Yaşam sınırı aşılır mı?

Sadece son 1 yılda bilişim sektöründe kârda yüzde 20, hazır giyimde yüzde 50, turizmde yüzde 80’e varan düşüş yaşandı...

23.02.2017 11:37:490
Paylaş Tweet Paylaş
Yaşam sınırı aşılır mı?
KÂRI ETKİLEYEN NEDENLER
Birçok sektörde kâr marjını düşüren ise artan maliyetler… Gerek arsa gerek diğer maliyetlerdeki yükseliş nedeniyle kâr marjlarının düştüğünü belirten Ant Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Okay, satış tahmininden kaynaklı yanlış fizibiliteler ve konjonktürün de bu durumda etkili olduğunu söylüyor. Schott Orim Genel Müdürü Hakan Gerdan, maliyetlerin her geçen gün çeşitli değişkenlere bağlı olarak arttığını ifade ediyor. “Maliyeti artıran nedenler; hammadde fiyat artışı, enflasyon, kur ve kaynağın kıt olması. Maalesef yaptığımız verimlilik çalışmaları bu maliyet artışlarını tam karşılamıyor, yani kârımızda erimeler oluyor” diyor. Perakende sektöründe ithalata getirilen ek vergiler ve döviz kuruyla ödenen kiralar neredeyse tüm oyuncuları zorluyor. Birçok hazır giyim markasını bünyesinde bulunduran Abu Issa Holding Türkiye Genel Müdürü Müge Yılmaz Tahtacı, mevcut tabloyu şöyle anlatıyor: “Ek ithalat vergileri, döviz kuru ile ödenen kiralar, ülkemizin genel durumu nedeniyle düşen ziyaretçi sayısı, uzun ve agresif indirim sezonları perakendede her oyuncuyu zorlayan değişkenler olarak sıralanabilir.” Çağrı merkezi sektöründe de kâr marjları zorlayıcı bir noktada. Sektör için durumu, “Bıçak kemiğe dayandı” sözleriyle açıklayan Çağrı Merkezleri Derneği Başkanı Metin Tarakçıoğlu, “Kâr marjındaki bu düşüşün en büyük nedeni, rekabetin etkisiyle şirketlerin müşterilerine fiyat verirken önce kâr marjlarını düşürmeleri, sonra da tüm gider kalemlerinde tasarrufa gitmeleri oldu” diyor. MOBSAD Başkan Vekili Cüneyt Yanıkçıoğlu da mobilyadaki kâr marjı daralmasını tetikleyen tüm nedenleri şöyle sıralıyor: “Kurdaki belirsizlik, kimyasallara gelen zam ve işçi ücretlerinde yapılan artışlar üretim maliyetlerini doğrudan etkiledi. İhracatta da pazarın daralması nedeniyle iç piyasa arzı tüketecek kadar satın alma gücü gösteremedi. Birçok şirketin elinde ciddi stoklar oluştu. Üretim kapasiteleri düştü.”

YENİ DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ
Önümüzdeki dönemde kâr marjlarında daha fazla düşüş olup olmayacağı ve yaşam sınırının altına inip inmeyeceği konusu da önemli… Sektörler cephesine baktığımızda hala kârda düşüş beklentisi hakim. Her ne kadar fedakârlık yapacak nokta olmadığının altı çizilse de mevcut konjonktürün düşüşü zorunlu kıldığı ifade ediliyor. “Maalesef kâr marjında düşüş bekliyorum” diyen Gülman Group Yönetim Kurulu Başkanı Polat Gülman, bu düşüşün kısmen kurdan kısmen de talepten kaynaklanacağını söylüyor. Gloria Jean’s Coffees Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Dinçerler de dövizdeki kur artışı devam ettiği sürece girdi maliyetlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Aynı oranda satış fiyatlarımıza bu artışı yansıtamıyoruz. Kur artışı devam ettiği sürece kâr marjında düşüş kaçınılmaz olacak.” Bimeks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmed Akgiray, teknoloji perakendeciliğinde bugün yüzde 16- 17 aralığında olan kâr marjının önümüzdeki yıllarda yüzde 14’e kadar gerileyeceğini öngörüyor. Un sektöründe de fedakarlık yapacak yer kalmadığının altını çizen Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, “Mevcut fiyatlar daha da düşerse yüzde 5 olan kâr marjı sıfıra doğru yaklaşacak. Bu durum birçok tesisi maalesef üretim yapamaz hale getirir” diyor. Enerji sektöründe de yurt içi piyasada marjlarda düşüş beklentisi hakim. Lotus Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Çelik, “Fedakarlık yapacak marjımız kalmadı. 2017’de mevcudu korumak öncelikli hedefimiz olacak” diye konuşuyor. İnşaat sektöründe de marjlarda daha fazla düşüş olamayacağı görüşü hakim. Ant Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Okay, oranların en düşük seviyelere çekildiğini bu nedenle artık daha fazla düşüş yaşanma şansı olmadığını belirtiyor. Metal Yapı Konut Genel Müdürü Akın Karali, “Türk ekonomisindeki dayanışma ve konut alımını teşvik edici kampanyalarla daha olumlu bir tabloyla karşılaşacağımızı öngörüyoruz. 2017 yılında kâr marjı yüzde 20-30 seviyelerinde olabilir” diyor.

NE YAPMAK GEREKİYOR?

Peki kârda yaşam sınırını geçmemek için ne yapmak gerekiyor? TPV Tech yetkilileri, talebin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtiyor. İbrahim Polat Holding CEO’su Baran Demir, stoğa çalışmamak gerektiği görüşünde… “Gerektiğinde üretimi kısmak, maliyet ve gider tasarrufu yapmak gerekiyor” diyor. RMK Classics CEO’su Füsun Kuran da en sağlam kârlılık formülünün mümkün olduğunca az eski stokla yaşamak olduğuna değiniyor. “Rakamlar markaya, satılan ürüne, ürün grubunun lüks olup olmamasına göre değişir. Ama her şekilde mümkün olduğunca stoksuz olmak çok kritik. Ayrıca kira yapılandırılması da gerekiyor” diye konuşuyor. Papağan Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi, sadece kendi sektörü için değil tüm sektörler için önemli bir duruma dikkat çekiyor. Son tüketici fiyatlarını ağırlıklı olarak sektör liderinin belirlediğini ifade eden Emekçi, “Diğerleri ise sektör liderlerine endeksli bir fiyatlama üzerinden işlerini sürdürmeye çalışır. Ancak sektör liderlerine endeksli fiyatlama üzerinden kâr edebilmek çok zor hale geldi. Dolayısıyla bu dönemin sihirli çıkış noktası markalaşma ve farklılaşma olmalı” diyor. CMS Jant ve Makine Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Kocaman, kârda yaşam sınırını aşmamak için kapasite kullanım oranının yüzde 90’larda olması gerektiğini ifade ediyor. “Giydirilmiş işçilik maliyetlerinin 22 bin TL’nin üzerinde olmaması, enerji maliyetlerinin de 10 Euro/Cent kilovat saat seviyesinin üzerinde olmaması lazım” diye ekliyor. Bimeks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmed Akgiray da giderleri azaltacak iş ve verimlilik modelleriyle çalışmak gerektiğinin altını çiziyor ve şöyle devam ediyor: “Bundan sonra stratejinin daha fazla ciro hacmi, daha az faaliyet gideri oranı olması gerektiğini düşünüyoruz.” İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, yaşam sınırına gelmemek için yaratılan katma değer oranlarının yukarı çekilmesi gerektiğini savunuyor. “Bunun tek yolu Ar-Ge ve tasarım yatırımlarından geçiyor” diyor. Reysaş Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven de verimlilik, tasarruf ve gider kontrolüne dikkat etmek gerektiğini söylüyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz