"Her yarış ayrı heyecan"

NG Kütahya Seramik YKB'ı Erkal Güral "Her yarışta, heyecan mı lutluluk mu tam olarak adlandıramıyorum ama kalbimde bir hareketlilik oluyor" diyor...

29.09.2017 12:26:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Her yarış ayrı heyecan"

 İş yaşam dengesini nasıl sağlıyorsunuz? 

 8-10 ay öncesinden programlı oluyorum. Ancak buna rağmen bazı yarışlara katılamadığım oluyor. Hobi olarak gördüğüm için planlarımın dışında çok önemli bir toplantım çıkarsa yarışa katılmayabiliyorum. 

  • Hız ve adrenalin hayatınızı nasıl etkiliyor?

 Oradaki moral ve motivasyon iş hayatımı olumlu etkiliyor. Geldikten sonra kendimi daha iyi hissediyorum. Herkesin hobileri çerçevesinde bunu yapması gerektiğini düşünüyorum. Tek yapamadığım şey antrenman sırasında ve yarışlarda telefon kapatmak. Kapatsam daha iyi olacak ama şartlarım telefon kapatmaya çok el vermiyor. Karayolunda son derece disiplinli bir şoförümdür. 130 km’yi pek geçmem. Sakinimdir, kolay kolay sinirlenmem. Caddede yapmadıklarımı orada yapıyorum. Her yarışta o keyif ve hazla gelen bir heyecan yaşıyorum. Heyecan mı mutluluk mu tam olarak adlandıramıyorum ama kalbimde bir hareketlilik oluyor. Maksimum hızla bir viraj dönüyorsunuz ve onun sonunda neyle karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz. Yarış arabasında co-pilot, araç ve siz varsınız. O anda dünyanızda başka hiçbir şey yok. Bu inanılmaz keyifli. Bu işin yüzde 60-70’i co-pilottur. İyi bir copilot aracı daha iyi bir noktaya götürebilir. Birbirinize emanetsiniz. 

  • Ailenizde ya da yakın çevrinizde etkilediğiniz, yarışa başlattığınız insanlar olur mu?

 Kız kardeşlerimin eşlerini yarışçı yaptım. Onlar benim kadar uzun devam etmedi, birkaç yıl yapıp bıraktılar ama bu mutluluğu onlara da aşıladım. Hatta kız kardeşimin eşi Özgür Bey 2 yıl benim copilotluğumu yaptı.


"ARAÇLARA TUTKUM ÇOCUKLUKTAN GELİYOR" 


“TRAKTÖR KULLANIRDIM” Araçlara dair her şey benim için hobi. Motosiklet dışında tüm araçlara ilgim var. Kamyonlar, traktörler, uçaklar, tekneler… Örneğin uçak kullanmıyorum ama hakkında her şeyi biliyorum. Gençliğimde kiremit fabrikamızdan çıkan kiremitleri stok sahasına götürür getirirdim. Kamyonlarla da çok haşır neşirimdir. Çok da iyi kullanırım. Çocukluğumda birinden iner diğerine binerdim. Şimdi artık o kadar tepelerine çıkmıyorum ama bu, çocukluktan gelen bir tutku olduğu için içimden gitmiyor.
KAMYON MACERASI Kamyonlarla çok maceram vardır. Örneğin 8-10 yaşlarında kamyonun içinde müzik dinlemek istedim. Teybi çalıştırabilmem için kontağı açmam gerekiyordu. Fazla çevirince kamyon viteste olduğu için hareket etmeye başladı. Aynı zamanda üzerinde yükleme yapan arkadaşlar vardı. Ana yola çıktık, karşıda kocaman bir dere vardı. Neyse ki kamyon şoförü geldi ve kurtardı. O kanala nasıl düşmedik, nasıl başka bir kamyon gelip vurmadı bilmiyorum.



"HİÇBİR ZAMAN ÇILDIRARAK GİTMEDİM"UNUTULMAYAN YARIŞ 
1990 yılında, Yeşil Bursa Rallisi’nde bir etap içinde iki kez takla atıp o yarışı yine de Grup T.R.N. birincisi olarak bitirme şansı yakalamıştım. Unutamadığım yarışlardan biridir. O zamanlar daha gözü kara davranabiliyordum. Bu spor için “Evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra her kilometrede 1 saniye yavaşlarsın” derler. Bu çok doğru. Benim, yarışın ertesi günü işime gidebilmem, aynı gün çocuklarımı kucağıma alabilmem lazım. Bunu yapamıyorsam bu işi yapmam.
KONTROLLÜ VE İSTİKRARLI Benden kaynaklı hatalarla bitiremediğim yarış çok azdır. Hiçbir zaman çıldırarak gitmedim. Genelde hep bitirmek üzerine, düzenli, sürekli ve istikrarlı puan alabilme yönünde gidiyorum. Benden çok hızlı pilotlar var ama onlar çoğu zaman yarışı bitiremiyor ama ben bitiriyorum. İçinde sürat tutkusu, farklı hazlar yaşama arzusu olan gençlere tavsiyem, bu sporu caddede yapmasınlar, parkurlarda yapsınlar.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz