Aileler daha iyi yönetiyor

Pernord Ricard Başkanı Patrick Ricard, şirketini zirveye taşımanın hikayesini Capital'e anlattı.

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Aileler daha iyi yönetiyor


Capital: Peki şirkette hangi departmanlarda çalışarak yükseldiniz?
- Dağıtımdan, satış ve müşteri ilişkilerine kadar hemen her departmanda çalıştım. Her departmanda deneyim edinmek bu konuma yükselmem açısından çok önemliydi. Ancak, o şekilde şirketi daha iyi yönetebiliyorsunuz, her detayı görebiliyorsunuz. Ve bir gün yönetim seviyesine geldim. O zamanlar 23 yaşındaydım.

Capital: Aile şirketinin basamaklarını yavaş yavaş tırmandınız. Çalıştığınız ilk pozisyon neydi?
- O zamanlar şirketin Fransa'daki satış kanallarından sorumluydum. Yani ürünlerin gelmesi ve satışa sunulması, satışının sağlanması gibi görevlerdi. Bu görev çok zordu. Çünkü, diğer ülkelere satıştan da sorumluydum. Daha sonra Fransa'da portföyümüze başka ürünler ekledik, yeni satış kanalları oluşturduk. Bu şekilde insanlarla sürekli iletişim halindeydim. Bu öğrenme süreci açısından çok önemli. Çalışanlarla birliktesiniz, müşterilerle sürekli görüşme halindesiniz, neyi istediklerini, neyi problem yaptıklarını görebiliyorsunuz. Bu iş yapış sürecini kavrama ve deneyim kazanmada çok önemli bir rol oynuyor. 2 yıl sonra Pernord Ricard'ın yönetici direktörü oldum. Yönetici direktörü olduktan kısa bir süre sonra Pernord ile birleşme kararı aldık. Ben bu birleşmeden sonra şirketin yönetici direktörü olarak çalıştım. Pernord'un yöneticisi 1975-1978 yılları arasında aynı görevde devam etti. Ve daha sonra emekli oldu. Ben de şirketin başkanı seçildim.

Capital: Peki eğitiminiz yükselmenizde nasıl bir rol oynadı?
- Ben eğitimimi işyerinde çalışarak farklı deneyimler edinerek geliştirdim. Aslında esas olarak işi babamdan öğrendim. Böyle bir eğitim sürecinden geçtim.

Capital: Peki yönetimi tamamen profesyonellere teslim etme gibi bir fikriniz olacak mı ilerde?
- Zaten son 3 yıldır yönetici pozisyonunda değilim. Yönetim kurulundayım. Şu anda Pernord Ricard'ı yöneten kişi bir profesyonel. Biz dışarıdan kimsenin yönetimde olmaması gibi bir durumu şirketimizde asla yaşatmıyoruz. Bu anlamda profesyonellere açık bir şirket. Bu kişi öncelikle İK'dan ardından satıştan ve sonrasında markalardan sorumlu olarak bu aşamaya geldi. Yani içeride gerekli deneyimi edindikten sonra şirketi yöneten kişi oldu. Aileden olması gibi bir koşul yaratmadık.

Capital: Peki aile içinden kaç kişi şirkette çalışıyor?
- 2 kişi çalışıyor. Bir tanesi networklerle ilgili yönetici pozisyonunda. Biri şirketin başında. Oğlum da pazarlamadan sorumlu yöneticilerden biri.

Capital: Sizin, sizden sonraki jenerasyonlara önerileriniz neler oluyor?
- En önemli şey istek... Yani aile üyesinin şirkette çalışmayı çok istemesi gerekir. Aynı zamanda yeteneğinin olması ve bu yeteneğini çalışarak geliştirmesi de şart. Eğer ben iki yeğenimi şirket içinde yönetici pozisyonuna alsam, onların farklı ülkelerde deneyim edinmelerini sağlarım. Çünkü, ben Pernord Ricard'ın Fransa, İspanya, Polonya, İsviçre, Singapur operasyonlarında çalıştım.

Capital: Aile şirketinde çalışmanın en büyük zorlukları neler?
- Biz aile şirketi mantığında uluslararası bir şirketiz. Aile şirketinde çalışmanın en kritik noktalarından biri "saygı". İnsanlara saygı, markalara saygı çok önemlidir. Aile şirketi için çalışmak, aile şirketi olmayan bir şirket için çalışmaya benziyor. Aynı istek, aynı mücadele ile aile şirketlerinde kısa vadeliden uzun vadeli planlamaya bakarsınız, ama private equity olan bir şirket için her çeyrekte planlamalara bakmak durumundasınız. İşin yapılış şekli burada biraz farklılaşabiliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz