Bizimle iş yapan hep para kazandı

Akfen Holding CEO'su Süha Güçsav, patronu Hamdi Akın'ı, ekibini ve grubunu Capital'e anlattı...

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bizimle iş yapan hep para kazandı


Capital: Hangi konularda Hamdi Bey'le birbirinizi tamamlıyorsunuz?
- Bir tek benimle ilgili değil, Hamdi Bey kendisiyle çok aynı fikirde olan insanlarla mutlu olmaz. Onun ihtiyacı olan farklı bakış açıları ve fikirler. Dolayısıyla biz bir projeyi masaya yatırdığımızda ve bütün
arkadaşlarımızla tartıştığımızda herkes biraz şeytanın avukatlığını yaparak bütün riskleri uç noktalarda alarak tartışıyor.

Capital:
Bu konuda paylaşacağınız bir anekdot var mı?
- Araç muayene hizmetleri işinin alınması çalışmaları sırasında Ankara'da bunun fizibilite çalışmaları yapılıyordu. "Bu iş 50 milyon mu eder, 100 milyon mu" diye konuşuldu, bütün fizibiliteler yapıldı. İhaleye 1-2 gün kala Hamdi Bey başkanlığında holdingin 3-5 üst düzey yöneticisi bir araya geldik. Hamdi Bey, "Bana bu işi batırın. Öyle bir model kurun ki, iş zarar etsin batsın, o yanlış fiyatı görmek istiyorum" dedi. Biz 300 koyduk batmadı, 400 koyduk batmadı, 600 koyduk batmadı ve böylelikle 613 milyon dolara kadar çıktık ve işi aldık. O güne kadar kimse öyle bir rakam bile düşünmüyordu. Ama oraya çıkarken, her risk geldiğinde başkası "Buradan şöyle bir şey yaratılır" dedi ve o fizibilite inşa edildi. O platformu yaratmak önemliydi. Dolayısıyla böyle çok tamamlayıcı şeyler var. Nasıl birbirimizi tamamlıyoruz? Hamdi Bey bir hedef tayin ediyor ve o hedefe ateş ediyor. O hedefi vurması lazım. Ben kimi zaman hedefi vurması için karşısında o hedefi taşıyan taraf oluyorum. O fikrin oluşumunda Hamdi Bey'in girişimciliği ön plana çıkıyor.

Capital:
Hamdi Akın ön planda olan bir patron. Böyle güçlü bir liderin varlığı icrada sıkıntı yaratıyor mu, işlerin ne kadarını delege ediyor?
- Hamdi Bey bizler için çok büyük bir şans. Sonuçta bu bir ekip işi ama hakikaten sektörün tahlili, vizyon, hangi işe girileceği, hangi işte nasıl bir açılım yapılabileceği konusunda Hamdi Bey son derece aktif. Biz profesyonellerden beklenen icra. Hamdi Bey'in kafasında bir fikir oluşuyor. O fikri bizimle oturuyor tartışıyor, bazen farklı fikirlerle saatlerce tartışıyoruz. Ama bizim ağırlıklı olduğumuz yer icra. O konudaki ayrım, özellikle 2010 yılından sonra oluştu.

Capital: Nasıl bir ayrım bu?
- Hamdi Bey, şirketin günlük işlerinin içerisinde değil. Her türlü bilgi kendisine aktarılıyor. İstediği yerde tabii ki müdahale ediyor. Bugün Akfen Holding'e baktığımızda çok demokratik, herkesin kendi fikrini söyleyebildiği Hamdi Bey'in bile tek başına holdingin yönünü değiştirmeye yetecek bir yetkisinin olmadığı bir kurum görüyoruz. Böyle bir patronla çalışmak önemli bir şans.

Capital: Neden?
- Çünkü, Türkiye'de çoğu şirket ailelere mahkum edildiği için önemli markalar yıllar içinde yok oldu. Hamdi Bey'in vizyonunda şirketler, aileler için değil, ülkeler içindir. Ben ikinci üçüncü jenerasyon holdinglerde çalışan yönetici arkadaşlarımın çeşitli sıkıntılarını biliyorum. Çoğu zaman günlerce aylarca bir proje geliştiriyorlar, çok güzel bir fikir, belki de çok kârlı ama holdingin o gün için öyle bir beklentisi yok, başına iş almak da istemiyor. O ailenin başındaki holdingin patronu "Bu kalsın" diyor. O kadar çalışma çöpe atılıyor. Bu holdingde böyle bir şey yok.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz