Büyük keşif

İş dünyasının geçmişte önemsenmeyen bugünün yükselen değerleri...

1.01.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük keşif

Eskiden personel departmanları, şirketlerin en önemsiz ve küçümsenen bölümüydü. Rutin prosedürleri yerine getiren, giriş çıkışları gerçekleştiren bir bölüm olarak görülürdü. Patronların insan faktörünün önemini anlamasıyla da personel departmanları da geleceğin yetenek yönetimi departmanlarına dönüştü. Bu değişim, İK bütçelerini de etkiledi. Eskiden şirket giderlerinin en fazla yüzde 25’ini, çalışan giderleri oluştururken şimdi bu oran büyük şirketlerde yüzde 40’la-ra kadar çıkıyor. TAV Havalimanları İK Direktörü Yiğit Oğuz Duman, şirketlerin insan kaynakları bütçelerini son dönemde artırdığına dikkat çekiyor. Duman, “Giderlerimizin yüzde 40’ını çalışanlara yaptığımız harcamalar oluşturuyor” diyor. 4 yıl önceki kriz dönemine göre de insan kaynaklarına yapılan yatırımlar artıyor. Yönetim koçu Ufuk Koç, “Ekonomik krizle beraber kısılan insan kaynakları bütçeleri, son iki yıldır ciddi biçimde artıyor” diyor. Son dönemde atağa geçen şirketlerin başında gelen Flormar’da da eskiye göre en fazla üzerinde durulan konu insan kaynakları. Yeniden yapılanma çalışmalarına ilk olarak insan kaynaklarıyla başladıklarını söyleyen Flormar Yönetim Kurulu Üyesi Alp Şenbay, “Eğitim müdürlüğümüz yoktu. Çalışanlarımızı eğitmek için insan kaynakları departmanımızı yeniden yapılandırdık ve eğitim bölümü kurduk” diyor.

7- KADINLARIN GÜCÜ ARTIYOR
İş dünyasında kadınlar, her zaman etkili oldu. Ancak onları eskiden, aile dışındaysalar bu kadar üst pozisyonlarda görmek mümkün değildi. Kadın liderler, son dönemde kıymetlenen yetenekler arasında yükselişte. Rekabette son derece geride kalmış bir şirketi, kaptan köşküne yerleştikten sonra zıplatan Serpil Timuray belki de bunun en güzel örneği. Bugün Türkiye’nin en büyük 500 şirketini yönetenler arasında çok sayıda kadın CEO, yönetici var. OMV Petrol Ofisi’nin CEO’su Gülsüm Azeri, ING Bank’ın genel müdürü Pınar Abay, Toros Gübre’yi yıllardır yöneten Esin Mete bu isimlerden birkaçı. Borusan’dan Eczacıbaşı’na kadar holdinglerin gündeminde de kadın çalışanlara yönelik pozitif ayrımcılık konusu var. Bu şekilde holding bünyesindeki kadın çalışan ve yönetici sayısının artırılması hedefleniyor. Grant Thornton’un geçen yıl yaptığı araştırma da Türkiye’de kadın yönetici sayısının arttığını gösteriyor. 2011’de araştırmaya Türkiye’den katılan şirketlerde, her 100 üst düzey yöneticiden 25’i kadınken 2012’de bu oran, yüzde 31’e yükselmiş durumda. Sadece yönetici olarak değil kadınların tüketici olarak da yükselişinden bahsetmek mümkün. Türkiye’de market alışverişinde satın alma kararının yüzde 68’i kadınlar tarafından veriliyor. Bu oran gayrimenkulde yüzde 80’leri geçiyor, Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, “Kullanım amaçlı konut alacak tüm müşterilerimizde son kararı kadınlar söylüyor. Biz de tüm tasarım ve pazarlama çalışmalarımızı kadın tüketicileri dikkate alarak yapıyoruz” diyor. 10 yılda 2 kat artarak 4,5 milyona çıkan kadın sürücüler, otomotiv sektöründe de trendleri doğrudan etkiliyor. Küçük sınıf araba üretimi, artan kadın kullanıcı sayısıyla birlikte yükseliyor. Toyota’nın Yaris modelinde müşterilerin yüzde 55’ini kadınlar oluşturuyor, Citroen’nin C1 modelinde kadın kullanıcı sayısı yüzde 50’yi buluyor.

8- ALARAK BÜYÜME KEŞFEDİLDİ

Eskiden işadamları, organik büyümenin önemine her zaman vurgu yaparlardı. Sermaye azlığı nedeniyle inorganik büyüme ise kullanılmazdı. Sadece yabancıların aldığı Türk şirketleri gündemde olurdu. Oysa bugün, Türk şirketlerinin de yabancı şirketleri satın alarak büyüdüğü bir dönemi yaşıyoruz. Deloitte’un araştırmasına göre son dönemde Türk yatırımcılarının satın alma hacminde büyük bir artış yaşanıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz