"Darty beni ikna etti"

Nedim Esgin, 6 yılı geride bıraktığı Darty serüvenini, yaşadığı zorlukları ve başarılarını anlattı...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Darty beni ikna etti
Nedim esgin, Türkiye' nin en başarılı iş insanlarından biri. Yıldızı Arçelik’le parladı. Burada yaptığı projelerle ön plana çıktı. Şirketin “dünya şirketi olma vizyonu” onun döneminde oluşturuldu. Arçelik’ten ayrıldıktan sonra ne yapacağı merak ediliyordu. Nedim Esgin, bu dönemde pek çok farklı şirketten çok iyi teklifler aldığını söylüyor. “Ancak 1 yılı kendime ayırmaya karar vermiştim” diye konuşuyor. Arçelik'ten ayrıldıktan sonra deyim yerindeyse kendi ayakları üzerinde durmayı planladığını ve bir Türk şirketinde profesyonel olarak çalışmayı düşünmediğini belirtiyor. Bu dönemde dünya perakende devi Darty’le yolları kesişen Esgin, “Ben onları ikna etmedim, onlar beni ikna etti” diye konuşuyor. 8 ay süren çetin görüşmelerin ardından kendi deyimiyle “Küçük adamla devin ortaklığı”nın başladığına dikkat çekiyor. Darty Türkiye’nin kurucusu ve CEO’su Esgin, 6 yılı geride bıraktığı Darty serüvenini, yaşadığı zorlukları ve başarılarını anlattı:

“Onlar teklif etti”
“Arçelik’ten ayrıldıktan sonra kafamda belli bir proje yapmak yoktu. 1 yıl kadar ailemle vakit geçirmek istiyordum. Bu dönem içinde Türkiye’de kalıp kalmayacağıma karar verdim. Türkiye’de kalma kararı aldıktan sonra da farklı arayışlar içine girdim. Arçelik’ten ayrıldığım ilk zamanlar, bana çok iyi teklifler geldi. Ancak profesyonel olarak bir Türk şirketinde çalışmak istemediğimi çok net biliyordum. Ardından bazı önemli grupların yönetim kuruluna girdim. Anadolu Holding bunlardan biriydi. Bunun dışında New York ve Paris’te iki fon şirketinin yönetim kurulunda yer aldım. Açık söylemek gerekirse Darty’yi Türkiye’ye getirme fikri benim değildi. Ben Arçelik’teyken de zaten Darty, Türkiye’yi araştırıyordu. Buraya Koç Grubu’yla girmek istiyorlardı. Ben 2002 yılında bu konsepte Türkiye’nin hazır olmadığını söyledim. Darty’nin CEO’suyla yakın bir dostluğum oluştu. Arçelik’ten ayrıldıktan sonra da görüşüyorduk. Daha sonra bana Darty’nin girmek için 2 ülke seçtiğini söyledi. Seçtikleri ülkeler Rusya ve Türkiye’ydi. Türkiye’yi düşünmelerinde benim etkimin çok fazla olduğunu da belirtti. “2006 yılına gelmiştik. Ben de araştırdım ve artık dinamiklerin değiştiğini gördüm. Bu değişimde iki önemli faktör rol oynadı. Birincisi enflasyon düştü. İkinci ve en önemlisi ise eskiden bu ürünler senetle satılırken artık kredi kartları devreye girdi. Vadeli satış, Türkiye’de perakendenin önünü açtı. Bu gelişmenin ardından 1 yıl içinde biz,
Media Markt ve Dixons piyasaya girdi. Pazarı herkes aynı anda değerlendirdi.

“Arçelik önümüzü açtı”
Ben Arçelik’teyken Darty tipi mağazacılığın geleceğine çok inanmıştım. Hatta bunu Arçelik’in yapması gerektiğini düşünüyordum. Arçelik, ben oradayken mobilya işine girmek istiyordu. Ben de Arçelik’in asla mobilyacı olamayacağını savunuyordum. Arçelik’in tüm evin ihtiyacını karşılayacak entegre çözümler üretmesi gerektiğine inanıyordum. Ancak Arçelik, ben ayrıldıktan sonra Arstil markasıyla mobilya işine girdi. Sonra kapattılar. Açıkçası Arçelik Darty’nin sunduğu bu modeli daha önce getirmiş olsaydı bizim gibi şirketlerin pazara girmesi zorlaşırdı. Yani Arçelik önümüzü açtı. Daha sonra Darty’nin Türkiye’deki tüm operasyonunu ben kurdum. Türkiye’de beyaz eşya ve kahverengi eşya Arçelik, Bosch, Vestel gibi devlerin elindeydi. Gri eşyada ise bir boşluk vardı. Bu boşluğu, bazı oyuncular teknoloji ve elektroniği birleştirip farklı bir konseptle doldurdu. Darty’ye baktığınızda ise beyaz, kahverengi ve gri eşyayı bir arada bulma olanağınız var. Bizim gibi şirketlerin pazara girişi ayrı bir klasman yarattı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz