Özilhan’ın Zeytinyağı Tutkusu

Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ı daha çok tekne ve basketbol tutkusuyla tanırdık. Oysa Özilhan’ın yaşamında zeytinyağının, Ayvalık’ın ve zeytin ağaçlarının da önemli bir yeri...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Özilhan’ın Zeytinyağı Tutkusu

Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ı daha çok tekne ve basketbol tutkusuyla tanırdık. Oysa Özilhan’ın yaşamında zeytinyağının, Ayvalık’ın ve zeytin ağaçlarının da önemli bir yeri var. Hem işi hem tutkusu olan zeytinyağını markalaştırma projesini başlatan Özilhan, tüm Türkiye’ye özellikle de hemşehrileri tereyağı tutkunu Kayserililere, zeytinyağı tükettirmeye kararlı. Her pazar, pastırmalı yumurtayı zeytinyağıyla pişirip ailesine ikram eden Özilhan, “Ayağınıza Ayvalık çamuru değerse hapı yuttunuz, Ayvalık’tan kopamazsınız. Zeytin hasadı sırasında ayağıma epey çamur değdi. Balayımı geçirdiğim Ayvalık’a artık daha sık gideceğim” -diyor.

 

Zeytinyağı Aşkı Balayında Başladı!

hedTuncay Özilhan’ın iş ve özel yaşamını birbirinden ayrı tutmak imkansız. O, iş seyahatlerini keyifli yolculuklara, ağaç sevgisini yurtdışı ortaklı, istihdam sağlayan emsal projelere, zeytinyağı tutkusunu pazar liderliğine dönüştürebilen enteresan bir iş insanı.

İş nerede biter, tutku nerede başlar? Bu sorunun yanıtı Özilhan’da yok.

Tuncay Özilhan, iş dünyasının en rekabetçi, başarılı iş adamlarının başında geliyor. Bunun yanı sıra naifliği, kibarlığı ve centilmenliğiyle de pek çok insanı kendine hayran bırakıyor. Doğa tutkusunu da hem iş hem özel yaşamına çeşitli projelerle aktarabilen çok özel liderlerden biri. Özilhan’ın son tutkusu ise zeytinyağı ve Ayvalık…

2001 yılında Türk Petrol’den Kırlangıç’ı satın alarak girdiği zeytinyağı işinde 2008’de Unilever’den Komili’yi de alarak büyüyor. Sezai Madra ile birlikte Ana Gıda adlı şirketinin çatısı altında 3 zeytinyağı markası var. Komili’yi satın aldıktan sonra pazarın lideri olan Özilhan, zeytinyağı, Ayvalık ve sağlıklı yaşama olan tutkusunu tüm Türkiye’nin tutkusu haline getirmek için önemli hamleler yapıyor. Kayserili Özilhan, tereyağı tutkunu Kayserililere de zeytinyağını neredeyse hiç tüketmeyen ülkenin doğusuna da yedirmeye kararlı. “Anadolu Grubu olarak marka yaratmaya da, marka büyütmeye de pazarı büyütmeye de alışığız. Önümüze uzun vadeli bir zeytinyağı projesi koyduk. Bundan hem Türkiye hem zeytin ve zeytinyağı üreticileri hem de biz kazanacağız” diye konuşuyor.

Bu yıl 5’incisi düzenlenen Ayvalık Zeytin Hasadı Şenliği süresince birlikte olduğumuz, beraber zeytin hasadına katıldığımız Özilhan’la, Ayvalık ve zeytinyağı tutkusunu, Özilhan’ın yaşamdan keyif aldığı her anı konuştuk.

Zeytinyağında Büyümeye Kararlıyız
Zeytinyağı severek tükettiğim, benim için çok özel bir ürün. Zeytin, zeytinyağı ve Ayvalık kültürüne de hayranım. Zeytinyağı işinin nasıl başladığına gelince…2001 yılında Türk Petrol’den Kırlangıç’ı devraldık. O dönemde zeytinyağı sektörüne bu şekilde ilk adımı attık. Uzun bir süre Kırlangıç markasıyla üretim yaptık. Kırlangıç da Komili’den sonra Türkiye’nin en eski zeytinyağı markalarından biri. Onu kademe kademe geliştirmeye başladık. Bu arada da sektörde küçük olduğumuz için birtakım pazar araştırmaları içindeydik. Sektörde kalalım mı, işi büyütelim mi, sektörün yapısı nereye gider sorularının yanıtını aradık. Geçen yıl Unilever’in Komili’yi satması üzerine Komili’ye talip olduk. Komili’nin çok önemli bir model olması ve bu sektörde en önemli oyuncu olmak için iyi bir marka gerekmesi, pazar payı gerekmesi ve sektörün de önünün açık olması nedeniyle şirketi devraldık. Buraya yatırım yapmaya, büyümeye karar verdik.

Herkese Tükettireceğiz
Çalışmalarımızı bundan sonraki aşamada markalarımızı geliştirmeye, üretimi artırmaya, ihracata ağırlık vermeye, Türkiye’de zeytinyağı tüketiminin artırılması için üreticilerle birlikte olmaya yönlendireceğiz.

Şu anda Türkiye’de zeytinyağı tüketimi kişi başına 1,5 litre. Avrupa’da 17 litre. Türkiye’de tüketimi 3 litreye çıkardığımızda yüzde 100’lük artış büyük gibi görünüyor ama neticede sadece 1,5 litrelik bir artış. Zeytinyağı tüketimi Ege’de yaygın. Bu tüketimi tüm Türkiye’ye yaymak için uzun vadeli bir plan yapacağız.

Marka Yaratmaya Alışkınız
Anadolu Grubu zaten marka geliştirmeye, marka yaratmaya, markalarını büyütmeye ve markalarını yurtdışına çıkarmaya alışık bir kuruluş. Şirketlerimizin çoğu tüketiciyle haşır neşir. Tüketime dayalı sektörlerdeyiz. Komili ve Kırlangıç markalarının da önünün çok açık olduğunu düşünüyoruz. Zeytinyağının ne kadar sağlıklı bir ürün olduğunu herkes biliyor ama bu zamana kadar pazarlaması eksik yapıldığı için tüketim bu kadar az. Zaman içinde bunu geliştireceğimize inanıyoruz bu nedenle bu sektördeki ilgi alanımızı genişlettik. Örneğin Kayseri’de daha çok tereyağı kullanılıyor ama bundan sonra Kayserililere de zeytinyağı tükettireceğiz. Kayseri pastırma ve mantısıyla tanınır ama onlara da zeytinyağı yedireceğiz. Damak tadı zamanla değişebilir sağlık da gündeme gelince bu süreç kısalacak.

Rüzgar Zeytin Ağacının Arkasında
Hem Kırlangıç, hem Sezai Madra hem Komili için 12 bin ton zeytinyağı satın alıyoruz. Ayvalık yıllık 12 bin ton zeytinyağı üretiyor. Tabii biz sadece Ayvalık’tan almıyoruz ama Ayvalık’taki zeytinyağı üretiminin büyük kısmını biz alıyoruz. Ana Gıda için Ayvalık çok önemli bir bölge ve bu bölgeye önemli katkılar yapıyoruz. Zeytinyağı tüketimini artırmak için çok şey yapılabilir diye düşünüyorum. Bu işin arkasında bilinçli pazarlama gerekiyor. Hem zeytinyağını marka haline getirebilmek hem Komili’yi büyütebilmek hem de Ayvalık’ı büyütebilmek için her türlü maddi gücümüzü, pazarlama gücümüzü kullanacağız. Zaten rüzgar da zeytinyağının arkasında.

Zeytinyağı Ülkesi İmajı Pekişebilir
Ayvalıklıların bir sözü var. Ayağınıza Ayvalık çamuru değerse hapı yuttunuz, Ayvalık’tan kopamazsınız. Zeytin hasadı sırasında ayağıma epey çamur değdi. Ayvalık her zaman çok sevdiğim bir yer. Doğayı çok sevdiğim için sıkça uğradığım bir bölge. Bundan sonra daha sık geleceğim. Sektörün büyümesi için ekimin de artması gerekiyor. Türkiye son dönemde bu konuda da önemli bir atılım yaptı. Ağaç sayısı 100-110 milyondan 150 milyona çıktı. Temennimiz zeytin ağacı sayısının 200 milyona çıkması. İspanya, İtalya’dan sonra dünyada bu alanda 3’üncülüğe ulaşabiliriz. Zeytinyağında dünyada söz sahibi olabiliriz. Diğer taraftan iç tüketimi artırmak ve markalaşmayı başarmak gerekiyor. Türkiye genellikle dökme zeytin ihraç ediyor. Bunun Türkiye’ye hiçbir faydası yok. Biz zeytini İtalya’ya satıyoruz onlar zeytinyağı haline getirip ambalajlayıp kendi ülkelerinin malı gibi ihraç ediyor. Türkiye yakın zamanda bunu kırarsa o zaman bir zeytinyağı ülkesi imajına da kavuşur. Bu da Türkiye’de hem zeytin hem zeytinyağcının önünü açar.

Yüzyıllık Ağaçların Hayranıyım
Bütün Türkiye’de zeytin, sabah kahvaltısında tüketiliyor. Zeytinyağı ise mitolojisi olan, Ege’ye, Akdeniz’a has bir ürün. İnsanları kendine bağlayan bir yapısı var. Ilıman bir iklimin bitkisi. Ayvalık, Gemlik, körfezde gezdiğiniz zaman yüzbinlerce, milyonlarca ağacı bir arada görebiliyorsunuz. Tahmin ediyorum dünyanın en eski ağaçları, zeytin ağaçları. Yüzlerce yıllık zeytin ağaçları var. Böyle bazı bitkiler vardır ki insana çekici gelir. Zeytin ve zeytinyağı bu ürünlerden. Zeytin ağaçlarına da hayranım. Son dönemlerde sağlıklı yaşam kavramının gelişmesiyle de bağlantılı zeytinyağı daha popüler bir ürün haline geldi. Anadolu Grubu’nun tarıma yatkınlığı da bizi bu sektöre çekti.

Zeytinyağı Anıtları Kitaplaştı
Zeytin ve zeytinyağıyla ilgili daha çok yemek kitabı yazılmıştı. Arkadaşlarla beraber oturup kitabın içeriğini oluşturduk. Zeytine, zeytin ağacına, zeytinyağına  emeği geçen insanları, bölgeyi, mitolojiyi de içerecek bir kitap hazırlamaya karar verdik. “Ağaçtan İnsana Zeytinyağı Anıtları”na sponsor olarak çok doğru bir iş yaptığımızı düşünüyorum. Kitabı Nedim Atilla yazdı, kitap ünlü fotoğraf sanatçısı İsa Çelik’in muhteşem fotoğraflarıyla renklendi. Zeytine, zeytinyağına ve Ayvalık’a Komili olarak muhteşem bir eser kazandırdık. İlk zeytin ağacımı hasat zamanında diktim ama her zaman zeytin ağacı dikimini destekledim.

Hayalim 10 Milyon Meyve Ağacı
Önümüzde ağaç dikimini hem keyif hem iş yaşayacağımız bir proje var. Meyve ağacı plantasyonu. Özgörkeyler ve Brezilyalı bir şirketle beraber Türkiye’de şeftali ağırlıklı olmak üzere vişne ve kayısı ağacı plantasyonları kuracağız. Hedefimiz 10 milyon ağaç. Buna da 10 yıl içinde ulaşacağız. Yüksek bir yerden bakıp bu plantasyonları seyredebilmek, oradan şeftali yiyebilmek, meyveleri proses fabrikasına taşıyıp konsantre hale getirmek ve dünyaya ihraç etmek hayalim. Bu aynı zamanda önemli bir sosyal sorumluluk projesi. Böylece, güneydeki tarıma yatkın bölgelerde istihdam sağlanacak. Bu, tarıma dayalı sanayileşmeye emsal olacak işlerden biri. Bunun hedefinde Türkiye’yi şeftali açısından önemli bir üretim merkezi haline getirebilmek var. Adana’dan, Mersin’e, Siverek’e kadar uzanan bir bölgede bunu geliştireceğiz.

Ayvalık Zeytinyağının Mekkesi

Balayımızı Ayvalık’ta Yapmıştık
Ayvalık zeytinin ve zeytinyağının Mekke’si. Dolayısıyla Kırlangıç döneminde de Komili’yle beraber de en önemli tedarik yaptığımız, üreticileriyle haşir neşir olduğumuz çok sevimli, Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biri. Benim için Ayvalık’ın özel olmasının en önemli nedeniyse Ayvalık’a ilk defa 1972 yılında balayımızı geçirmeye gelmiştik. Dolayısıyla Ayvalık’ın yeri bende çok farklı.

Bir Yıllık Programım Belli
Her sabah 7’de kalkıyorum ve en geç 9’da ofisimde oluyorum. Bir yıllık programım aşağı yukarı önceden belli. Yönetim kurulu toplantılarına mutlaka katılıyorum. Sadece 10 dakika yemek için vakit ayırıp, toplantılarıma devam ediyorum. Genellikle geç saatlere kadar çalışıyorum. Babamla yan yana oturuyoruz. Her akşam işten gelirken 15 dakika da olsa ona uğruyorum, hafta sonları da onu mutlaka yemeğe götürüyorum.

Zeytinyağlı Pastırmalı Yumurta
Haftasonları ailece kahvaltı ediyoruz. Zeytinyağlı yemekler benim için çok önemli. Zeytinyağlı dolma ve pırasayı çok yerim. MBA yapmaya Amerika’ya gittiğimizde evlenip gittik. Eşim Emine de pek fazla yemek yapmayı bilmiyordu. Kendi kendimize yemek yapmayı öğrendik. Zeytinyağlı sucuklu, pastırmalı yumurta yapmayı çok seviyorum. Pazar günleri ailecek kahvaltı yaparken mutlaka sucuklu yumurtayı ben yaparım.

Kalabalıkta Rahat Ederim

Emeklilik Hayalimde Sessizlik Yok
Emeklilik hayalimde Ayvalık ya da başka sakin bir yöreye yerleşme fikri yok. Bu yaşam tarzım değil. Emekli de olsam İstanbul’da, Moskova’da ya da New York’ta yaşarım. İnsanın kendini kalabalıkta daha rahat hissedebileceği ortamlara alışkınım. Hareket etmem, gezmem, görmem lazım.

Bağlanmayı Sevmem
Ayvalık’ta ev almayı düşünmüyorum. Boyner’lerin burada çok güzel bir evleri var. Ama bu da benim tarzım değil. Çeşitli yerlerde evim olsun gideyim, geleyim istemiyorum. Çok da bir yere bağlanmadan güzel yerleri gezeyim, göreyim, 2-3 gün kalayım ve döneyim istiyorum.

Teknede 20 Gün
Ama teknede 20 gün kalabiliyorum. Çünkü teknede de bir hareket var. Çeşitli koylara, adalara gidip gelebiliyorsunuz. Bir de seyahat etmeyi çok seviyorum. İş seyahati ederken de gittiğim yerde bir gün fazla kalıp şehri görmek, dinlenmek için vakit ayırıyorum.

Yazlık Tarzımız Değil
Yazlık bir evim yok. Eşimin de benim de tarzımız değil. Çok fazla seyahat ediyorum. İstanbul, New York ve Moskova favori şehirlerim. Manhattan’da kalmayı, Miami’yi çok seviyorum. Londra ve Paris de gitmeyi sevdiğim şehirler arasında.

Özlem Aydın Ayvacı
oaydin@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz