"Şirketler grubu yaratmak istiyorum"

Süreyya Ciliv ile gözlerden uzak geçen iki yılını, bu dönemde nelere odaklandığını, yeni şirketini ve planlarını konuştuk...

22.08.2017 16:32:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Şirketler grubu yaratmak istiyorum"

  • Nasıl bir iş fikri doğdu?

 Çocukluğumdan beri beni şekillendiren birtakım değerlerim var. Bunlar bilim, ilim, teknoloji, matematik ve inovasyon. Her zaman bu değerlerimle insanlara faydalı şeyler yapmayı hedefledim. Bu alanda kendi global şirketimi kurmaya karar verdikten sonra 2016 sonunda şirket ismi aramaya başladım. Şirketin resmi kuruluşu 2017. İsmi ise 2016’nın sonunda oğlumla yaptığım bir sohbetten doğdu. Computer Science son sınıfta okuyan oğluma şirkete isim aradığımı söyledim. O da bana hayatımdaki değerleri tekrar hatırlattı. Zaten yaratıcı bir çocuktur. “Baba senin en büyük tutkun bilimle, teknolojiyle, mühendislikle insanlara faydalı işler yapmak. O yüzden sana STEM ve system kelimeleri çok uyuyor” dedi. Çok beğendim. SY Süreyya’yı andırıyor, STEM de bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik demek zaten. Şirketin adı da böylece doğdu. 2017 başlarında Amerika merkezli “SySTEM Capital” ismiyle şirketi kurdum. Şirketin mottosu, “Building value through STEM innovation”. Yani “STEM ile inovasyondan değer yaratmak”. Yeni bir dünya var artık. Bu yeni dünyayı iyi anlayan, bu teknolojileri doğru yapan şirketler olacak. STEM işte bu yeni dünyayla çok ilişkili. 

  •  SySTEM Capital’ın iş alanı ne olacak? Sermayeyi nasıl sağladınız? 

 İlk önce tamamen kendi sermayemle başladım. Şirketin dört iş alanı olacak. İlki; en kısa anlatımıyla yeni dünyanın en iyi şirketlerine, geleceğin şirketlerine yatırım yapmak. Burada hem kendi sermayemi hem de kredi olarak aldığım sermayeyi, 35 yıllık birikimimle değerlendiriyorum. Dünyada 50 bine yakın halka açık şirket var. Bunların arasında geleceği en iyi okuyan, geleceğe en iyi hazırlanan şirketleri inceledim. Onların hisselerine yatırım yaptım. İşimin birinci tarafı bu. Bu şekilde 20 kadar şirkete yatırım yaptım. Ama bunu, çok seçici davranarak ve kendi geliştirdiğim bir algoritmayla yaptım. Bu arada yatırım konusu üzerinde çok çalıştım. Çünkü finans benim için tamamen yeni bir alan. Ama bende de 35 yıllık yönetim ve teknoloji deneyimi olduğu için finansal analistten farklı bir bakış açısıyla, bir CEO bakış açısıyla yaklaştım. Açıkçası inanılmaz başarılı bir süreç oldu. Ortalamaların iki katında kazanç sağladım. 2016’da yüzde 40’a yakın, son yıl içinde de yüzde 32 civarında geri dönüş oldu. Bu borsa oynamak değil. Halka açık firmalara yatırım yaptım. 

  • Ne tür şirketlerin hisselerine yatırım yaptınız?

 Bir kısmı tanıdığım kişilerin yönettiği firmalardı. Sadece teknoloji şirketleri değil. Hepsi farklı sektörlerden. Teknoloji, perakende, bankacılık, sağlık... Ama ortak noktaları, teknolojiyi çok iyi okuyan şirketler olmaları. En saygı duyduğum, benim için “great companies” olan firmalara yatırım yaptım. Türkiye tanıdığım bir borsaydı, o yüzden uzak kalmayı tercih ettim. Bu arada 2 yıl süren yatırım incelemelerim sonucunda fark ettiğim bazı noktalar var. Özellikle Silikon Vadisi’yle ilgili… Aslında orada da muazzam bir balon ortamı var. Tabii ki çok değerli şirketler var. Bu kuşkusuz… Ancak değerinin çok üzerinde şişirilen şirketler de var. Bazen buharı, balonu satıyorlar. Yatırımcı olarak çok dikkatli olmak lazım. 

  •  Peki SySTEM Capital’ın diğer iş alanları neler olacak? 

 Geleceğin şirketlerine yatırımcılık ve kurucu ortaklık yapacağız. Burada sadece finansal yatırımcı olmaktan bahsetmiyorum. Yönetim kurulunda aktif olarak yer alacağım şirkete, zamanımı, bilgimi, katkımı ve network’ümü sunacağım. Biz Microsoft gibi çok uluslu bir şirkette, 120 ülkede, işleri nasıl yönetiyorduk? Turkcell gibi bir teknoloji devinde işleri nasıl yürütüyorduk? Tüm bunları genç bir CEO’nun bilmesi mümkün değil. O nedenle genç CEO’ya destek olacak aktif bir yatırımcı olacağım. Bunun ilk adımını attım. Son 1 yıldır halka açık olmayan özel, küçük veya büyük ölçekli şirketlere yatırımları değerlendirmeye başladım. Geçtiğimiz 2 yıl içinde 100’e yakın şirketi inceledim, değerlendirdim. 2017’de küçük bir teknoloji şirketinin hem yönetim kurulu başkanı,hem kurucu ortağı ve büyük hissedarı oldum. Adı Kuika. 

  • Hangi alanda faaliyet gösteriyor? 

 Yazılım geliştirme şirketi. Mobil cihazlara, web’e, buluta yazılım geliştiriyor. Son 1 yılda kuruldu. Şu anda müşterilerimize pilot projeler yapıyoruz. Planımız bir dünya şirketi haline gelmek ve ürünlerimizi dünyanın farklı yerlerine hızla yaymak. Yazılımcıyı kat kat verimli hale getiren bir teknoloji. 

  •  Odaklanacağınız başka neler olacak? 

 Üçüncü iş alanı, “transformation advisory”, yani “dönüşüm danışmanlığı” olacak. Bazı büyük şirketlerde büyük para var, büyük iş var ama teknoloji dönüşümünü gerçekleştirememişler. Bunun birçok nedeni olabilir. Şirketlerin bu teknolojik dönüşümü anlayıp işlerine uygulamaları lazım. Çünkü, yeni dünyanın “kazananları” ve “kaybedenleri” var. Maç sürüyor. Burada bahsettiğim danışmanlık, klasik bir danışmanlık değil. O şirketin CEO’suna yönetim kurulundan destek vererek şirketi, en yeni teknolojileri kullanan global bir şirket hale getirmekten bahsediyorum. Ama bu görevi ancak 1 veya 2 şirkette yapabilirim. Zaten şu anda ABD’de, Boston merkezli, Mass General Hospital’dayım. Bu tarz bir görevi Türkiye’deki bir şirkette de üstlenmeyi düşünüyorum. Dördüncü iş alanımız ise “giving back”. Öğrendiğimi, tecrübelerimi, bilgimi topluma geri vermek. STEM’in, inovasyonun ve girişimciliğin yayılmasını sağlamak. 

  •  Özellikle yöneleceğiniz sektörler hangileri? Fırsatlar nerede? 

 Yatırımcı olarak finans ve sağlık sektörleriyle çok yakından ilgiliyim. Ama yeni dünyanın etkisinin tüm sektörlerde olacağını düşünüyorum. 

 Bahsettiğiniz yeni dünyada en önemli konu ne? 

 “Connectivity”, yani “bağlantıda olmak”. Makineler, insanlar, yazılımlar, her şey birbiriyle bağlantılı. Artık ofislerde çalışmaya bile gerek yok. Mobilite konusu öyle bir noktaya geldi ki, birçok insan artık büyük bir şirkette ofis işi yapmak yerine freelance olmayı tercih ediyor. Yükselen bir “mobile workforce” trendi var. Bu alanda da önemli fırsatlar görüyorum. Akıllı şirketler, bahsettiğim bu dönüşümü zaten görmüş vaziyette. Örneğin Microsoft bunu yeni CEO’suyla yakaladı. “Mobile-first, Cloud-first” stratejisiyle 2 yılda şirketin değeri ikiye katlandı. 

  • Yatırımlarınızın adresinde Türkiye de olacak mı?

 Açıkçası artık sadece Türkiye için, Türkiye çıkışlı bir şeyler yapmak bana çok dar geliyor. O yüzden ne üreteceksek dünyayı düşünerek yapmalıyız. Bunu Kore yaptı. Finlandiya, Çin yapıyor. Biz de yapmalıyız. 

  •  Peki 10 yıl sonrası için hedefiniz ne? 

 Benim 10 yıl sonraki planım, bahsettiğim yeni dünyada başarılı olacak bir şirketler grubuna dönüşmek. İyi takımlar kurarak, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu, dürüstlüğü en iyi şekilde kullanarak, insanlara faydalı işler yapmak istiyorum. Bill Gates’in bir sözü var: “Büyük işler takımlarla yapılır ve zaman alır.” O yüzden sabırlı davranmak ve uzun dönemli düşünmek önemli.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz