"Girişimci, sadece para kazanan değildir"

"Girişimciliği gidip sadece para bulup bir şirkete para koymak ya da bir buluş yapmak gibi tanımlamıyorum"

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Girişimci, sadece para kazanan değildir


Daha önce altını çizmiştim, bir daha belirtmekte yarar görüyorum. Fiba Holding'in başkanı Hüsnü Özyeğin, bence Türkiye'nin en iyi girişimcilerindendir. Yarattığı başarı ortadadır. Şimdi bu girişimciliğini Fibabanka ile yeniden ortaya koyuyor. Hüsnü Özyeğin'in bir başka özelliği, iyi konuşmacı olması ve geleceğin girişimcilerine ilham vermesidir. Ayın sonunda Özyeğin Üniversitesi'nde girişimcilik üzerine bir konuşması vardı. Gidemedim ama videosunu izledim. Yine etkileyici bir konuşma yapmış. Beni konuşmada birkaç bölüm etkiledi. Bunlardan biri de "girişimciliğin" tanımı, daha doğrusu kapsamıyla ilgili olandı. "Girişimciliği gidip sadece para bulup bir şirkete para koymak ya da bir buluş yapmak gibi tanımlamıyorum" diyen Özyeğin, hayatındaki ilk iki girişiminden hareketle bu düşüncesini şöyle ortaya koyuyor:

- Hayatımdaki ilk girişimciliğim herhalde 10 yaşında İstanbul'a gelip yatılı okulda okumamdır. Girişimcilik sadece parasal bir faaliyet yapmak değil. Ben girişimciliği cesur olmak, girişken olmak, doğru yerde ve doğru zamanda durmak gibi çok çeşitli kriterlere dayalı olarak tanımlıyorum.

- Girişimcilik bir bakıma, deyim yerindeyse Allah vergisidir. İçinizde bir girişimcilik ruhu olması gerekiyor. Dışa dönük bir yapı ve sosyal olmak önemli. Bu unsurlar, teknik bilgiden ve eğitimden çok daha kritiktir.

- İkinci büyük yaptığım girişimcilik Robert Kolej'den sonra Amerika'ya gitmek oldu. 10 yaşında küçük bir bütçeyle kendi ayaklarımın üzerinde durduktan sonra bunu yapmak bana zor gelmedi.

- 18 yaşında Amerika'ya gittim. Amerika'da nasıl okuyacağım, parayı nasıl bulacağım, hepsi belirsizdi. İzmir'de hükümet doktoru olan rahmetli babam bana bin dolar gibi bir para verdi. O zaman bin dolar küçümsenecek bir para değildi. Ben o parayla Venedik'e vapurla oradan Fransa'ya trenle gittim. Oradan bir Yunan vapuruna binip 3'üncü mevkide, makine dairesinin yanındaki kamarada, 8 günde
Montreal'e ulaştım.

- Eski bir gemiydi ama gemide bizim okuldan kimse yoktu. Ancak geminin en güzel tarafı da AFS programından öğrencilerin bulunmasıydı. Gemideki öğrencilerin yüzde 50'sinin kız, yüzde 50'sinin erkek olduğunu da düşünürseniz, 8 gün çok iyi geçti.

- Vapurdan inince Montreal'de minibüse bindim ve 1 yıl burs aldığım Oregon'a gittim. Vardığımda cebimde 100 dolar vardı. O şekilde üniversiteye başladım. Orada garsonluk dahil değişik işler yaptım. Son senemde 14 bin kişilik üniversitede Talebe Birliği başkanı oldum.

- Harvard veya Stanford'a müracaat ettiğinizde, minimum 3 veya 4 yıl iş tecrübesi talep ederler. Beni almalarının sebebi de Talebe Birliği başkanı iken yaptığım faaliyetlerdi."

Hüsnü Özyeğin, kendisini izleyen genç girişimci ve üniversitelilere, "Bunları şu nedenle anlattım. Girişimcilik, iş kurmaktan ve para kazanmaktan ibaret değildir. Daha küçük yaşlarda, kendinizi geleceğe hazırlamaktan ayaklarınız üzerinde durmaya, geleceğinizi yaratacak girişimlere girmek demektir" diyerek önemli bir mesaj verdi. Gerçekten de girişimcilik, kelime anlamından çok daha fazla anlam içerir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz