"13 Soruda Paranın Adresi"

İsmail Yanık / TEB Genel Müdür Yardımcısı TL faizlerindeki düşüş devam edecek mi? Dövizde 2000 yılında neler yaşanacak? Borsada hala alım yapılabilir mi? Yatırım fonlarının seyrinde değişiklik ol...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
13 Soruda Paranın Adresi

İsmail Yanık / TEB Genel Müdür Yardımcısı

TL faizlerindeki düşüş devam edecek mi? Dövizde 2000 yılında neler yaşanacak? Borsada hala alım yapılabilir mi? Yatırım fonlarının seyrinde değişiklik olacak mı? Yatırımcının kafasında bunlar gibi çok sayıda soru var ve herkes en doğru yanıtı arıyor... 2000 yılının yatırım stratejilerini oluşturanlara, Capital bir rehber hazırladı.

Para piyasalarında iki ay gibi çok kısa bir süre zarfında baş döndürücü gelişmeler yaşandı. Borsa bileşik endeksi, bütün tahminleri altüst ederek 13 binin üzerine yükseldi.

Hazine bonosunda yıllık bileşik getiriler, yüzde 80-90´lı seviyelerden, inanılmaz bir seyirle, ek vergiye rağmen yüzde 40´lı düzeylere geriledi. Mevduat faiz oranlarında, özellikle 6 ay ve 1 yıl vadeli oranlarda yüzde 40´lı oranları gördük.

Bir başka önemli gelişme döviz kurlarında oldu. Merkez Bankası, 1 Ocak 2000´den itibaren döviz kurlarını gün be gün ilan etti. Böylece, 2000 yılında dövizin izleyeceği trend bir yıl önceden belli oldu. Bu, olası spekülasyonları da şimdiden önledi.

Hükümetin enflasyonu düşürme programı, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Anlaşması, Avrupa Birliği adaylığının ilan edilmesi ve IMF ile stand-by´ın imzalanması gibi gelişmeler de, piyasalarındaki beklentileri olumluya çevirdi.

İşte bu müthiş gelişmelerin yaşandığı, faizlerin dibe vurup, borsanın yıldızının parladığı ortamda, yatırımcının aklı karıştı. Çünkü, önünde hiç de alışık olmadığı oranlar ve beklentiler var... Herkes parasını 2000 yılında nereye yatıracağını, en doğru adresinin ne olacağını merak ediyor...

Capital, yatırımcılara, 2000 yılına yönelik stratejilerini oluşturmada rehberlik edecek bir çalışma hazırladı. Bu çalışmada, kritik 13 sorunun yanıtını aradı ve paranın adresi için bir rota çizdi. Rotayı çizmede, hayati soruların yanıtını bulmada ise piyasaları yakından izleyen bir ``paradoktoru``ndan yararlandı. Türkiye Ekonomi Bankası´nda fon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yapan İsmail Yanık kritik 13 soruya tek tek açıklık getirdi:

1 Hazine bonolarında yıllık bileşik getiri yüzde 40´lara geriledi. Yatırımcı burada nasıl bir tercih yapmalı?

Yatırımcı ne kadar vade düşünüyor diye bakmak gerekiyor. Eğer tercihini yıl içinde yapacaksa, dövizde herhangi bir spekülasyona yer kalmadı. Kurlar gün be gün belli. Devalüasyon belli. Dolayısıyla dövizde tevdiat alternatif olabilir. Ama biz burada DTH oranlarında da düşme bekliyoruz. Yüzde 20 devalüasyondan kazanacak. Yüzde 10-12 faiz getirisi de olursa, demek ki, döviz yatırımı yaparak TL bazında yüzde 32 düzeyinde getiri elde edecek.

Dolayısıyla TL daha avantajlı. Oran yıllık olarak bakıldığında yüzde 45-48 aralığında. Şimdi alırsa, döviz tevdiata göre 10-12 puanlık bir spread var.

2 Hazine bonolarında düşüş ne kadar sürebilir? 1 Ocak´tan itibaren keskin bir düşüş olabilir mi?

Daha fazla düşüş beklemiyoruz. Bir 6 ay daha böyle gidebilir. Belki 3-5 puan daha oynar ama buralarda gidecek diye bekliyoruz. Piyasa beklentileri satın aldı.«MD+BO» «MD-BO»Bundan sonra şok düşüş beklemiyoruz. Ama kısa vadeli, repo faizleri biraz daha yüksek seyrediyor.

3 Yüksek orana alışmış yatırımcılar var. Repo oranları ne olacak?

Repo oranları bir süre daha yüksek seyredebilir. Kısa vadeli fonlama, yüksek oranlarda seyrediyor. Çünkü, herkes ilerideki beklentiyi satın alıyor. Yani, ileride daha da düşecek diye şimdiden kağıt alınıyor. Interbank oranlarıyla, repo oranları, bono getirilerine göre biraz daha yukarıda olacak.

4 Mevduat faizlerinde 6 ay ve yıllık mevduat oranları yüzde 40-45´lere düştü. Burada ne olabilir?

Mevduat oranları fazla düştü gibi geliyor bana. Biraz toparlanabilir. Ama o da normal piyasa eğilimini gösteriyor. Oranlar yükselmeyebilir, buralarda da kalır. Önümüzdeki 6 ay içerisinde mevduat faizlerinde düşüş beklemiyorum.

5 Döviz yatırımcısı nasıl bir tercih yapacak? Sepet ortada. Ayrıca dövizin günlük, aylık, yıllık artış oranı belli. Tek değişken, parite hareketleri mi olacak?

Oradaki spekülasyon yapılabilir. Çünkü, paritelerde hızlı bir değişim yaşanıyor. Euro/dolar 1.17´lerden neredeyse 1´e, kafa kafaya geldi. Londra´da bu işe yön verenlerin tahminlerine bakıldığında, Euro´nun çok düştüğü, biraz kuvvetleneceği bekleniyor. Dolayısıyla Euro yönünde bir gelişme olabilir. Ama ben aynı fikirde değilim ve buralarda seyredeceğini düşünüyorum.

6 Dövizde yatırımcılara ne önerirsiniz?

Eğer büyük bir oyuncu ise sepet yaparsa daha iyi olur.

7 Yatırım fonları için ne diyorsunuz?

B tipi yatırım fonları, faiz düşüşünü yakaladıkları için iyi bir verim sağladılar. Hisse senedi ağırlık yatırım fonlarının verimi biraz daha fazla oldu. Bu fonların verimi daha yüksek seyredecek. Ben önümüzdeki yılı ``borsa yılı'' olarak görüyorum.

Daha fazla arz da gelecek. Olan şirketlerden ziyade yeni halka açılmalar olacak. Onlarda da iyi para kazanılacak. Bence yatırımcının onları dikkatlice gözleyerek, onlara yatırım yapmasının sağlıklı olacağını düşünüyorum.

8 Borsa yükseldi, insanlar yeni alımlara korkuyor. 1 Ocak 2000´den itibaren yeni bir yükseliş olacak mı?

Ben 15 binlere çok rahat geleceğimizi düşünüyorum.

9 Gelecek yıl için borsa yılı diyebilir miyiz?

O da biraz hızlı satın alındı. Yeteri kadar arz olmadığı için biraz fazla yükseldi ama bir dengeye gelecek diye bekliyorum. Ben daha çok yeni halka arzlara dikkat edilmesini öneriyorum.

Tabii bu arada var olan kağıtların içerisinde, değişen ortamda, çok büyük bir değişiklik oluyor. Yani, bu sektörleri sarsabilecek, bazı sektörler çok büyük zarara girecek. Bazıları birden parlayacak. Bunların iyi seçilmesi lazım.

10  2000 yılında hangi sektörler öne çıkacak?

Perakende sektörü, her zaman kazanmış. Daha çok ithalata dönük bir sektör. İhracatçı sektörler biraz zorlanacak. Belki hammaddesi biraz ucuzlayacak, girdileri ucuzlayacak ama servis sektörü hala pahalı Türkiye´de. İşçilik, bu zamlar devam ederse, ki onlar da geri çekiliyor, yani rekabetini kaybedecek.

Dolayısıyla perakende, iletişim ve elektronik sektörü çok hızlı gelişecek diye bekliyorum. Bu sektörlerde çok büyük yatırımlar var. Servis endüstrisi gelişecek, turizm canlanacak. Buralara yatırım yapanlar kazanacak diye bekliyorum.

11 Borsa endeksiyle ilgili tahmin yapabilir misiniz?

Türkiye´nin geleceğine bakıldığında, herşey pozitif. Harvard´da iken hocalarımız bile, hep Türkiye konusu açıldığında, ``Türkiye´nin öneminin çok arttığını, parlak bir geleceğinin olduğunu, iyi yetişmiş insan gücüne sahip olduğunu ve dinamik yapısı bulunduğunu`` ifade ediyorlardı.

Herşey çok dinamik. Örneğin, Miami´de iletişimle ilgili bir fuar oldu. Türkiye´den 40-50 kişilik grup gitti. Avrupa´nın diğer ülkelerinden gitmediler. Türkiye bu konuda hazır.

Türkiye´de, biz de dahil olmak üzere, 15 banka internet bankacılığı yapmaya soyundu ve yapıyor. Fransa´ya bakıyorsunuz, daha yok. Türkiye´de birtakım şeyler hızlı bir şekilde adapte ediliyor ve geliştiriliyor.

Bir de bankacılık sektörü çok ileri durumda. İyi para kazandı ve bunları iyi yerlere yatırdılar. Şu an Avrupa´nın üzerinde bir bankacılık tekniğine sahibiz.

12 İçte ve dışta son derece pozitif beklentiler var. Sizce iyimser beklentileri, bozabilecek ne tür gelişmeler olabilir?

Ben hep dış etkenlerden korkuyorum. İç dinamiği iyi tutturduk ve iyi de gidiyoruz. İnşallah daha da güzel işler yapılacak.

Beklenmeyen olaylar, doğal afetler piyasaları etkileyebilir. Türkiye dışındaki politik gelişmeler de olabilir. Ama Türkiye´ye, dünya genel konjontüründe iyi bir rol biçildi. Arabistan´ın mali durumunun kötüleşmesi, enerji yollarının kuzeye kayması ve etrafındaki petrol ve doğalgazla ilgili gelişmeler Türkiye´nin önemi artıyor.

Rüzgar bizden yana esiyor.«MD-BO» Amerika da Türkiye´yi bu konuda sağlam görmek istiyor ve elinden geleni yapıyor. Bunların hepsi pozitif. Yeterki biz ev ödemizi iyi yapalım, biraz sabredelim. Ben geleceğe umutla bakıyorum.

ALTINDA NELER YAŞANACAK?

13 Altın piyasalarında ani bir yükseliş ve ardından eski seviyelerine oturdu. Sizce ne olacak?

Altın fiyatı Türkiye için önemli değil. Ucuz olması bizim avantajımıza. Çünkü, biz altını ithal ediyor ve işleyerek ihraç ediyoruz. 250 ton ithal ediliyor ve bunun yarısını işledikten sonra geri satıyoruz.

Avrupa´da, İtalya´dan sonra ikinci durumdayız. İtalya 400 ton yapıyor, biz 250 ton. Bu çok önemli bir rakam. Bu konuda çok gelişmiş şirketlerimiz var. Bizde bin 200 kişinin çalıştığı kuyumculuk fabrikaları var. Dünyada yok, sadece Türkiye´de var. Bir takım problemler var ve bu şirketlerin önünün açılması gerekiyor.

Bu daha da artacak. Bizde know-how´ı var, işi bilen ustalar var. Yatkın insanlar var. Yavaş yavaş okullar açılıyor. Dünyanın ileri gelen ülkelerden birisiyiz.

Ben altını yatırım aracı olarak görmüyorum. Bütün yatırım fonları da görmüyor. Çok spekülatif olaylarda para kazanılabilir ama bu da bizim gücümüzün dışında. Orada Türkiye olarak yokuz.

Bir de gümüşte geçen yıl iyi kararlar alındı ve KDV kaldırıldı. Gümüş işçiliği çok iyi. Bir sürü firma, ``no name'' olarak dışarıya gümüş ihraç ediyor. Damgalanıyor ve Avrupa´da satılıyor. Altın kadar bir potansiyeli de burada görüyorum.

PARADOKTURU NEYİ TERCİH EDİYOR?

Yatırım enstrümanları arasında siz nasıl bir tercih yaparsınız?

Ben gene TL´de kalırım. Dövizde yatırımı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Daha yakın zamanda finansman bonoları çıkacak. Biraz daha sabit getirili menkul kıymetler piyasası çeşitlenecek diye bekliyorum.

Burada normal devalüasyon, enflasyon içerisinde düşündüğümüzde, gene de burada reel getiri sağlanacak.

TL, yüzde 15, artı, eksi 5 bir reel getiri sağlamak zorunda. Bu da sağlanacak diye düşünüyorum. Bu da iyi bir getiridir. Bugün doların dışarıdaki getirisi yüzde 5. Enflasyonu düşerseniz, 3-4. Bizde bunun 3-4 katı reel getiri var ve olacak.

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz