Ucuz değil ama iskontulu

Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, borsa tarafında 70.000’in altında yüksek iskontoya dikkat çekiyor.

18 MART, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Ucuz değil ama iskontulu
“İKİ GRUP HİSSE ÖNERİYORUZ”
Hisse model portföyümüzü iki bölüm üzerinden takip ediyoruz. Bunlardan ilki orta ve uzun vadeli takibimizdeki hisseler; ikinci bölüm ise daha kısa vadeli teknik hedeflere göre izlediğimiz hisseler.
ORTA-UZUN VADELİ ÖNERİ
Hisse model portföyümüzün orta ve uzun vadeli kısmını oluşturan yaklaşık yüzde 65’lik kısımda yer alan hisseler: İş GYO, Aselsan, Bizim Mağazaları, Garanti Bankası, İş Bankası (C), Kardemir (D), Sabancı Holding, Tekfen Holding, TAV Havalimanları ve Tüpraş.
KISA VADELİ ÖNERİ
Yüzde 35’lik kısım ise daha dinamik yönettiğimiz hisselerden oluşuyor. Bu hisse senetleri ise yine mali açıdan beğendiğimiz aynı zamanda daha kısa vadeli takibimizde olan hisselerden oluşuyor. Mali yapıları olarak bu iki gruptaki hisseleri birbirlerinden bağımsız düşünmemekle birlikte vade ve ölçek gibi farklı kriterlerle bu hisseleri de izlemede tutuyoruz. Bu bölümdeki hisseler ise Ford Otosan, Türk Traktör, Bagfaş, Hektaş, Kordsa Global, Adel Kalemcilik ve Trakya Cam’dır.

2016 AYRIŞMA VE YOL AYRIMI YILI 
PARA POLİTİKASINDA AYRIŞMA 

FED’in aralık ayında uzun süredir beklenen faiz artırımına gitmesiyle birlikte küresel anlamda para politikasındaki tarihi ayrışma da başladı. FED’i gelişmiş ülkeler arasında, İngiltere izleyebilir. Diğer yandan Avrupa ve Japon merkez bankaları genişleyici para politikasını en azından 2016 sonuna kadar sürdürecek. Hatta ekstra genişleme ihtiyacı duyabilirler. Türkiye’ye etkisi açısından özellikle FED’in faiz artırım hızı ve ECB’nin ekstra genişlemeye gidip gitmeyeceği oldukça önemli. 
GELİŞMİŞ EKONOMİLERDE AYRIŞMA 
Ekonomileri önemli ölçüde toparlanan ve bu toparlanmanın devam etmekte olduğu gelişmiş ülkelerin başında ABD ve İngiltere geliyor, Toparlanmaya çalışıp hâlen genişleyici politikalara ihtiyaç duyan ülkelerin başında ise Euro Bölgesi ve Japonya geliyor. En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Bölgesi’nde ECB’nin izlediği genişleyici politika, Euro’nun zayıf seyrinin devam edeceğini ortaya koyuyor. Zayıf Euro, Almanya ve diğer Euro Bölgesi ülkeleri arasında da bir ayrışmanın yaşanmasını gündeme getirebilir. 
GELİŞEN EKONOMİLERDE AYRIŞMA 
Gelişmekte olan ülkeler dediğimizde son yıllarda akla gelen ilk iki başlık Çin ve Kırılgan Beşli’ydi. Çin, bu alandaki popülerliğini negatif yönde olsa da sürdürüyor. Ancak, artık Kırılgan Beşli diye bir kavram yok. Bunların içinden pozitif ve negatif ayrışacaklar var. Reel getiri ve risk kıyaslaması açısından Türkiye, eski Kırılgan Beşli’nin tam ortasında. Burada Hindistan’ın yer aldığı olumlu uca mı yoksa Brezilya ve Güney Afrika’nın yer aldığı uca doğru mu yaklaşacağımız çok önemli olacak. 
TÜRKİYE YOL AYRIMINDA 
2012’den itibaren potansiyelinin altında büyürken, enflasyonu beklentilerin ve hedeflerin üzerinde seyretti. Böyle bir ortamda faizlerin nasıl belirlenmesi gerektiğinin kolay bir yanıtı olmadığından, sağlıklı bir para politikası yürütmek de zorlaşıyor. Enflasyon tarafındaki sorunları, sadece para politikasıyla çözmek zor. Alınacak yapısal önlemler, hem enflasyonun sürdürülebilir seviyelere gerilemesi hem de istikrarlı bir büyüme performansının yakalanabilmesi açısından hayati önem taşıyor. 
DİĞER FAKTÖRLER 
İran’ın yeniden oyuna dahil olması, Çin, nisan ayındaki TCMB başkanlık seçimi, haziran ayındaki OPEC toplantısı, İngiltere’nin AB üyeliğine ilişkin referandum ve ABD Başkanlık seçimleri de yakından izlenecek.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.