"Made in Turkey'den Made in World'e mi?"

Yeni dönemde hangi şirketler, nasıl bir küreselleşme stratejisi izliyor?

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Made in Turkey'den Made in World'e mi?
Peugeot'nun ürettiği 2 otomobilden biri aslında gerçek "Fransız" değil. Aynı, Toyota otomobillerin yarıdan fazlasının yeterince "Japon" olmaması gibi... Apple'daki rakamlar ise çok daha çarpıcı. Geçen yıl satılan 70 milyon iPhone ve 30 milyon iPad'in neredeyse tamamı ABD dışında üretildi. Türk şirketlerde de benzer eğilimi görmek mümkün. Anadolu Efes'in ürettiği 100 biradan 75'i, Vestel'in ürettiği 100 çamaşır makinesinden 20'si artık "evde" yapılmıyor. "made in world" trendi yayılırken, şirketler sadece maliyet avantajı için değil, müşteriye yakın olmak için de bu yolu seçiyor.Macintosh'u ürettiğinde, en önemli övünç kaynaklarından biri, makinenin üzerinde yazan "made in America" yazısıydı. Bu  duygusunu çok sayıda iş insanı ve dostuyla paylaşmıştı. Ama aradan geçen yaklaşık 30 yılda çok şey değişti... ABD Başkanı Barack Obama, 2011 Şubatında ülkenin önde gelen teknoloji üreticileriyle bir araya geldiği yemekte, Steve Jobs'a şunu sormuştu: "Geçen yıl satılan 70 milyon İPhone, 30 milyon ipad ve 59 milyon diğer ürünün neredeyse tamamı neden ABD dışında üretildi? Bunları 'evde' üretemez misiniz?" İş adamının yanıtı kısa ve netti: "Bu işler artık eve geri dönmeyecek." Gerçekten de artık eve dönüş imkansız hale gelmiş durumda. Bu trendi özellikle küresel devlerde çarpıcı biçimde görüyoruz. Örneğin, Peugeot'nun ve Toyota'nın iki otomobilinden biri "anavatan" dışında üretiliyor. Dolayısıyla "made in China" ya da "made in America" kavramlarının yerini çoktan "made in world" almış durumda... Oranlar düşük olsa da aynı eğilimi Türk şirketlerde de görmek mümkün. Örneğin hazır giyim markası LC Waikiki, kadın giyim koleksiyonunun yüzde 43'ünü, erkek giyimin ise yüzde 45'ini artık evde yapmıyor. Colin's'teki rakamlar da benzer. Vestel'in 100 çamaşır makinesinden 20'si, 100 buzdolabından 16'sı yurtdışında üretiliyor. Peki bu trendi doğuran gerekçeler neler? Global üretmek şirketlere ne getiriyor? Yeni dönemde hangi şirketler, nasıl bir küreselleşme stratejisi izliyor? Bu soruları tüm dünyayı fabrikası haline getiren yerli devlere sorduk.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

ÜRETMEK DE LAZIM!
Dünyanın dört bir yanına satış hedefi, kendi içinde bir koşulu da doğuruyor. Kural basit ve net: Eğer global satacaksanız, global de üretmelisiniz. Satışta dünyayı hedeflerken üretimde lokal kalmak yeni dünya düzenine uymuyor. Bunun en iyi örneğini Kordsa Global'de görmek mümkün. Kordsa Global CEO'su Hakan Tiftik, küresel üretim stratejilerini nasıl kurguladıklarını şöyle anlatıyor: "Global fonksiyonel yapılanma, etkin satış ve operasyon yönetimi, küresel üretim stratejimizin temelini oluşturuyor. Coğrafi olarak yaygın olmak, tedarik hızımızı ve gücümüzü artırmak adına oldukça önemli. İki ana üretim alanımızdan iplik için merkezi bir üretim, kord bezi için ise müşteri talebine odaklı lokal bir üretim stratejisi geliştirdik." Kiğılı CEO'su Hilal Suerdem, "Piyasalar geliştikçe global dünyadan kopmak mümkün değil. Hem yurtiçi hem yurtdışı üretim devam edecek" diye konuşuyor. Yurtdışı üretim oranı yüzde 13 olan Kastamonu Entegre, aslında 1998'den beri sınır ötesi operasyonlarda bulunuyor. Şirketin yurtdışı stratejisinin pazarlama müdürü Naci Güngör sınır ötesi operasyonlarını şöyle anlatıyor: "2011 yılı itibarıyla Türkiye'de pazar payımız yüzde 35 civarına geldiğinden, artık sürdürülebilir büyüme için yurtdışı pazarlarda da büyümemiz gerektiğine karar verdik. Hem odun hammaddesine yakın olmak, hem bu pazarlarda ilave pazar paylarına sahip olmak istiyoruz."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz