Yurtdışında da baz istasyonu kuracağız

Cansabuncu, bu yıl gelirlerinin yüzde 25'ini bu projelerden elde etmeyi hedeflediklerinin altını çiziyor

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yurtdışında da baz istasyonu kuracağız


Bu kadar büyük bir coğrafyada eşzamanlı hizmet vermek zor olmuyor mu?

- Her projemiz çok hızlı ve acil. Hedef tarihe uyabilmek için sahaya çok hızlı intikal edebilmek ve şantiyeyi oluşturmak gerekiyor. Bu nedenle, İzmir genel merkez olmak üzere, Ankara, Adana ve Diyarbakır'da ofis ve depolarımızı kurarak şubeleşme çalışmalarında ciddi yol kaydettik. Bu lokasyonlardan Türkiye'nin her yerine çok hızlı bir şekilde mobilize olabilmekteyiz.

2011 cironuz nasıl gerçekleşti? 2012 hedefiniz nedir?
- Bugüne kadar her yıl yüzde 100 büyüme gösteren şirketimizin 2011 yılı cirosu 7 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 2012 yılı hedefimiz, 10 milyon dolar.

Hizmet ihraç etmeye başladınız mı? Hedefinizde hangi ülkeler var?

- Özellikle çevre coğrafyamızda Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde başlayan ve başlayacak olan birçok projeyle ilgileniyoruz. Bu yıl gelirlerimizin yüzde 25'ini bu projelerden elde etmeyi hedefliyoruz. Hatta şu anda Afrika'da Djibouti ve Gabon'da, Irak'ta 3 ayrı projede aksiyonlar almış durumdayız. Hedefimiz, yurtdışındaki önemli projelerde hizmet ihraç edebilecek düzeye ulaşmak, gelişen teknik kapasitemizi bu projelerin başarıyla tamamlanmasında kullanabilmek ve ülkemizi başarıyla temsil edebilmek. Bugün Djibouti gibi belki birçok kimsenin adını dahi bilmediği bir ülkede Amerikan ordusu için radar kulesi yapıyoruz ki, bu şantiye Somali sınırına 100 metre mesafede, inanılmaz zor koşullara sahip bir yerde.

Sizin diğer şirketlerden farkınız nedir?
- İşlerimiz çok sıkı teknik kurallar ve şartnameler kapsamında yapılıyor. İşin içinde bu kadar mühendislik disiplini varken, deprem bölgesi olan bir ülkede, yıkılmayacak, ayakta kalacak, iletişimi en olumsuz koşullarda bile aksatmadan sağlayabilecek tesisler, çok ciddi kurallar çerçevesinde yapılıyor. Van depreminde zarar görmüş tek bir tesisimiz yok, hepsi sorunsuz bir şekilde hizmete devam ettiler ve belki onlarca vatandaşımızın hayatı enkaz altındayken ulaşılabilen telefonlar sayesinde kurtuldu. Edirne'denHakkari'ye kadar iş yapıyoruz ve müşterilerin bunu bizim hızımızla eşzamanlı kontrol etmesi ve uygunluk vermesi gerçekten zor.

Neden zor?
- Bu mümkün ve yapılabilir ancak çok maliyetli bir durum. Çünkü her sahayı ayrı bir kontrol ekibiyle kontrol etmek ve imalat hızına uygun sayıdaki kontrol kadrolarını oluşturmak gerekiyor. Bu da müşteriler için çok önemli bir gider kalemini oluşturuyor. Biz müşterimiz adına her imalat aşamasını eksiksiz kontrol ediyoruz. Burada teknolojiyi kullanarak bunu gerekli kademelere, kontrol departmanlarına ve işverenlere inanılmaz bir hızla raporluyor, kayıt altına alıyor, arşivliyoruz. Bu durumda müşterilerimiz bahsi geçen kontrol ve işin yönetim kademelerinden tasarruf etmiş oluyor. Çok büyük projeleri birkaç kişilik kadrolarla yönetebiliyoruz. Bu anlattığım şeylerin arkasında kesinlikle bir iş geliştirme var ve bizim farkımız burada yatıyor.

Genç jenerasyonu da yetiştiriyorlar
İş güvenliğinin işin bir parçası değil kendisi olduğunu söyleyen Fehim Cansabuncu, işe önce risk değerlendirme analizi yaparak başladıklarını söylüyor. Kaliteli iş yaparken sıfır kaza anlayışıyla çalışmaları gerektiğinin altını çizen Cansabuncu konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Bu yüzden hem iş güvenliğine hem de beraberinde kaliteye çok önem veriyoruz. İkisi birbiriyle çok bağlantılı, her ikisi de birbirinin doğuşunu destekliyor. Tüm kadromuz yı l boyunca meslek içi gelişim ve iş güvenliği eğitimleri anlamında çok sıkı bir programa tabi tutuluyor. İşin mutfak kısmında bir eğitim kurumu gibi çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda ağırlıklı montaj kadrosunun bulunduğu Osmaniye-Bahçe ilçesinde Türkiye'de bir ilk olarak Çelik Yüksek Yapı lar, İnşaat ve Bakım İşleri, Çıraklık ve Kalfalık Özel Eğitim Merkezi'ni kurduk. Amaç ağırlıklı kadromuzun bulunduğu bölgeye hizmet götürebilmek, oradaki iş kültürünün gelişmesine katkıda bulunmak, kendi sürdürülebilirliğimiz için yeni ve genç jenerasyonlar yetiştirebilmek."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz