Enerji bizim pilot işimiz

Uygar Yörük'le enerji sektörüne yönelik projelerini ve 2012'de enerji şirketlerine yönelik uygulayacakları çözümleri konuştuk

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Enerji bizim pilot işimiz


2011'de Türkiye enerji piyasası neler yaşadı?
- 2011 yılında elektrik fiyatları açısından oynak bir yıl oldu. Havaların 2 yıl üst üste çok yağışlı geçmesi durumu mevcuttu bilindiği üzere. Yılın başında fiyatlar düşük seyrederken, ağustos sonrası fiyatlar yükselmeye başladı ve kasım ayında da bu yükseliş tavan yaptı. Bu sefer agresif fiyat indirimiyle portföylerini serbest tüketici anlamında büyütmüş olan toptan satış şirketleri sıkıntıya girmiş oldu. Kısa vadede alınmış kararlarsa sadece günü kurtarmaya yetti. Fakat uzun dönemde çok da fazla işe yaramadığı görüldü. Bu bağlamda ise risk yönetiminin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Türkiye'de artık bu tarz sistemlerin yeniden düşünülmesi gerektiği bir sürece giriyoruz. Dolayısıyla özellikle Türkiye piyasasında fiyatların hep düşecek ya da hep yükselecek olması beklentisi yanlış. Bu fiyatlar her an için oynaklık gösterir. Dolayısıyla tamamen açık pozisyonda hareket etmek çok riskli. Bu yüzden yumurtaların hepsini hiçbir zaman tek sepete koymamalıyız.

2012 için Deloitte olarak hangi projeleri belirlediniz?
- Türkiye elektrik piyasasındaki yapının daha da olgunlaşmasıyla birlikte şirketlerin yapılanma projelerinde onlara destek olacağız. Müşteri alanında EPDK'nın servis tüketici limitini ciddi bir şekilde indirdiği biliniyor. 2012 yılında da bu limit daha da düşürülecek. Dolayısıyla elektrik satan şirketler arasındaki rekabet de çok önemli ölçüde artacak. Elektrik dağıtım sektöründe 130'un üzerinde şirket var. Burada da rekabet stratejileri, müşteri segmentasyonu, ürün yönetimi ve ürün oluşturulması gibi disiplinlerde bizim hazırlıklarımız mevcut. Dolayısıyla sektörde bu kadar şirket varken 2012'de konsolidasyonlar, yeniden yapılanmalar ve birleşmeler olacaktır. 2012'de biz, kendimizi bunlara hazırlıyoruz diyebiliriz.

Türkiye için nasıl bir enerji potansiyelinden bahsedebilirsiniz?

- Türkiye olarak maalesef tespit edilmiş büyük doğal kaynaklarımız yok. Yenilenebilir doğal kaynaklarda ise özellikle rüzgârda önemli bir potansiyele sahibiz. Bunun dışında hidro kaynaklarda da potansiyelimiz için ortalama durumdayız diyebiliriz. Fakat doğalgaz ve petrol kaynakları açısından dışa bağımlı olduğumuz bir diğer gerçek. Ama bahsettiğimiz gibi Türkiye'nin buradaki önemi, transit olması ve ticarette bir "hub" görevi görmesi... Coğrafi konumumuzun önemini bir kere daha vurgulamak gerek. Gürcistan'ın hidro kaynağı olduğu biliniyor ve orada bir yapılanma söz konusu. Bir yandan Avrupa ve Kafkasya'daki potansiyel ile iran'daki kaynakların varlığı, Türkiye'nin önemini bir kat daha artırıyor.

Bu sektörünün Türkiye'deki gelişimi nasıl?
- Türkiye'de temel kaynaklara sahip olmamanın verdiği bir handikap var. Ama onun dışında transit olabilme özelliğimizi kullanmaya çalışıyoruz. Doğal kaynakların odaklandığı Arap Yarımadası, Kafkaslar gibi bölgeler ile Avrupa gibi büyük tüketim odağının tam ortasında bulunuyoruz. Biz ülke olarak, AB'ye uyum ve elektrik anlamında iyi bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Fakat gaz segmentinde denklem oldukça hassas bir noktada. Şu anda da tam anlamıyla önümüzü göremiyoruz. Kısacası gazda, şu an için her şeyin rengi gri...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz