"1 Euro’luk Yatırım 1.80 Olarak Dönüyor"

Peter Blaschke / SBS’in E-Devletten Sorumlu Başkanı    Siemens Business Services (SBS)’in E-Devletten Sorumlu Başkanı Peter Blaschke, “e-devlet”in bütün dünyada önemli bir konu haline gel...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
1 Euro’luk Yatırım 1.80 Olarak Dönüyor
Peter Blaschke / SBS’in E-Devletten Sorumlu Başkanı  
 
Siemens Business Services (SBS)’in E-Devletten Sorumlu Başkanı Peter Blaschke, “e-devlet”in bütün dünyada önemli bir konu haline geldiğini söylüyor. Ancak, ABD ve Avrupa’da daha çok önem verildiğine dikkat çekiyor. Finlandiya ve İsveç’in yanı sıra İngiltere’nin ciddi atak yaptığını belirtiyor. Ona göre, bu yatırımlar hızla artacak. Çünkü, “e-devlet” yatırımlarının geri dönüşü de etkileyici düzeyde. Blaschke, “Avrupa Birliği’nin yatırdığı 1 Euro’nun geri dönüşümü 1.80 Euro. Bu çok spesifik bir örnek. Geri dönüşümlerin net olarak ölçülemediği durumlarda var” diye konuşuyor.  
 
Son yıllarda başta ABD ve İskandinavya ülkeleri olmak üzere Batı dünyasında “e-devlet” konusuna büyük önem veriliyor. Bu konuda yapılan yatırımlar milyar dolarlar düzeyine ulaşıyor. SBS’in araştırmasına göre şu anda toplam IT sektörü içinde e-devlet harcamlarının payı yüzde 10. Ancak, bunun önemli bölümü de belli sayıdaki ülkeler tarafından gerçekleştiriliyor.  
 
Türkiye ise, e-devlette henüz yolun başında. Birkaç pilot uygulama dışında hayata geçirilen proje neredeyse yok denecek kadar az. Ancak Siemens Business Services (SBS)’in E-Devletten Sorumlu Başkanı Peter Blaschke, bunun Türkiye için aynı zamanda bir şans olduğu görüşünde. Ona göre, Türkiye daha önce denenmiş modelleri seçebilme şansına sahip. Birbirinden çok farklı modelleri uygulamaktansa, daha kompleks bir yapı oluşturulabilir.  
Blaschke, e-devletin IT sektörünün yüzde 10’nu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu oranın da hızla yükseleceğini söylüyor.  
 
E-devletteki yeni trentleri ise “Vatandaş yani müşterinin sisteme daha direkt dahil olacağı modeller” olarak tanımlıyor. Peter Blaschke ile dünyadaki e-devlet uygulamalarını ve Türkiye’ye konuştuk:  
 
Dünyada e-devlet uygulamalarında en başarılı ülkeler hangileri?  
 
E-devlet, bütün ülkeler için oldukça önemli bir konu haline geliyor. Aynı zamanda IT sektörü e-devlet projelerine çok önem veriyor. E-devletle, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin çok daha kolay hale gelmesi, ülkelerin bu alandaki yatırımlarını artırmasına neden oluyor.  
 
Bu konuya bazı Avrupa Birliği ülkeleri öncülük ediyor. Bazı Avrupa ülkelerinde çok güçlü e-devlet projeleri uygulanıyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerindeki projeler dikkat çekici. Finlandiya ve İsveç gibi ülkeler, bu konuda diğer ülkelere göre daha ilerideler.  
Almanya da e-devlet konusunda önemli adımlar attı. Almanya’nın Bavyera Eyaleti için yapılan Baynet.de projesi çok ilgi çekici.  Baynet.de adı verilen bir  portal aracılığıyla, devlete, kamu ve özel sektör için ortak bir giriş kapısı oluşturuldu. Bu uygulama hizmetlerin vatandaş odaklı olarak verilmesi temeline dayanıyor. Kamu hizmetlerine erişim, yaşam süreçleri bazında sağlanıyor. Bu yıl sonuna kadar Bavyera’daki bütün kamu hizmetleri elektronik ortama taşınacak.  
 
Son dönemde hangi projeler daha çok dikkat çekiyor?  
 
İngiltere’de başbakan e-devlet projelerine büyük destek verip, sahipleniyor. Başbakanın ortaya koyduğu strateji doğrultusunda UK Government Gateway (İngiltere Devlet Kapısı) kurulmasına karar verildi. Bu proje Siemens Business Services ve Microsoft tarafından gerçekleştiriliyor. İlk aşaması 2001 yılında tamamlandı. İngiltere Devlet Kapısı ile 2005 yılına kadar tüm devlet kurumlarının hizmetlerini elektronik ortamda sunması hedefleniyor.  
Proje, vatandaşların doğum, evlilik, çalışma, askerlik, ölüm gibi yaşam süreçleriyle ilgili hizmetleri tek bir noktadan alabilmelerine olanak sağlıyor. Hizmetler, kurum merkezli olarak değil, yaşam süreçleri bazında düzenleniyor. Böylece vatandaşın devletten talep ettiği hizmet farklı kurumlardan alınacak olsa bile, ayrı ayrı işlem yapmaya gerek kalmıyor. Vatandaşların tek bir ‘Devlet Kapısı’ aracılığıyla hizmete ulaşması mümkün oluyor.  
 
İtalya’da da çok güçlü e-devlet uygulamaları gerçekleştiriliyor. “Ulusal Kimlik Kartı” projesiyle, önümüzdeki 5 yıl içerisinde yaklaşık 40 milyon elektronik kimlik kartının dağıtım yapılması amaçlanıyor. Pilot uygulama kapsamında 83 belediye dahilindeki 280 bin İtalyan vatandaşına kart dağıtıldı. Ulusal kimlik kartı, sadece kimlik kartı değil, vatandaşların çeşitli kamu hizmetlerine elektronik ortamdan ulaşmalarını sağlıyor.  
 
Ülkeler e-devlet uygulamalarından nasıl bir geri dönüşüm elde ediyor?  
 
Avrupa Birliği’nin yatırdığı 1 Euro’nun geri dönüşümü 1.80 Euro. Bu çok spesifik bir örnek. Geri dönüşümlerin net olarak ölçülemediği durumlarda var. Yeni bir organizasyona gitmek gerekiyor. Projeler çok değerli olduğu için, hükümetler kararları zor alabiliyor. Yeni bir IT teknolojisi yatırımı yapmak durumunda kalınabiliyor. Projelerin son haline dönüştürülmesi zaman alabiliyor. Bütün bunların sonunda yatırımın geri dönüşümü mümkün.  
 
Ancak, sistem efektif kullanılır hale geldikten sonra geri dönüşüm çok daha net ortaya çıkabiliyor. Kompleks uygulamaların hayata geçmesiyle, devletin üzerindeki çok sayıda iş otomatik olarak sisteme devredilmiş oluyor. Kamu personeli, harcanan zaman ve bir sürü farklı etken göz önünde bulundurulduğunda e-devletin sağladığı yararların önemini inkar etmek mümkün değil.  
 
Gelecekte e-devlet modelleri nasıl değişecek? Projelere ne gibi yenilikler eklenecek?  
 
Online yapılan işlemlerin çok daha yoğun kullanıldığı modeller oluşacak. Hükümetle vatandaş arasındaki bağlantının güçlü olacağı sistemler ön plana çıkacak. İstenilen hizmete ulaşılabilmesi için hükümetin süreçlerin entegrasyonunu tamamlamış olması lazım. Ancak, bu şekilde devlet ve vatandaş arasında direkt çalışabilen bir sisteme kavuşulabilir.    
 
Türkiye’deki yatırımınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemde hangi alanlara yoğunlaşacaksınız?  
 
SBS Türkiye’nin çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar kamuda yaptığımız işlerle kendimizi kanıtladık. Bundan sonra özel sektöre de yoğunlaşacağız. Kamu ve özel sektörü dengeleyeceğiz. Finans sektörüne odaklanmayı planlıyoruz. Özellikle büyük Türk şirketleri ve uluslar arası şirketlere dönük projeler gerçekleştirmek istiyoruz.    
 
Türkiye’yi e-devlet uygulamalarında nerede görüyorsunuz?  
 
Biz Avrupa’da İngiltere, İtalya gibi ülkelerde çok güçlüyüz. Türkiye de SBS için başarılı olduğumuz ve umut vadeden bir ülke. Türkiye’de hükümetin e-devlet projelerini desteklemesi çok umut verici. Politik inisiyatifi merkezi olarak kullanabilirseniz e-devlette hızlı yol alırsınız.    
 
SBS’in toplam cirosunda e-devletin payı ne kadar?  
 
E-devlet SBS için çok önemli alanlardan biri. Bugün ciromuzun yüzde 21’ini bu alandan elde ediyoruz. SBS’in e-devlet uygulamalarında bir çok ülkede bir numara olduğunu söyleyebiliriz.  
 
Önümüzdeki dönemde hangi alanlarda büyümeyi düşünüyorsunuz? Hedefleriniz neler?  
 
Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde çok başarılıyız. Öncelikle Avrupa’da e-devlet alanındaki liderliğimizi sürdürmek istiyoruz. Rusya, Türkiye gibi ülkelerde de çok daha güçlü hale gelmeyi hedefliyoruz. Asya ve Amerika’da büyümemizi sürdürebileceğimiz diğer bölgeler arasında yer alıyor.  
 
IT sektörünün toplam büyüklüğü içinde e-devletin payı ne kadar?  
 
E-devlet, IT pazarının yüzde 10’nu oluşturuyor. Ülkeler, e-devlete daha fazla önem veriyorlar. Önümüzdeki dönemde buna bağlı olarak bu payın artacağını öngörüyoruz.  
 
Önümüzdeki dönemde IT’de hangi alanlara talebin artacağını düşünüyorsunuz?  
 
IT hizmetlerinin büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Dış kaynak kullanımı artacak.  Bölgesel olarak baktığımızda da Asya ülkeleri ve Çin’in IT sektöründe hızlı yol alacaklarını söyleyebilirim.    
 
CEBIT DE E-DEVLET KONSEPTİ  
 
SBS, CeBIT’e e-devlet üzerine kurulu bir konseptle katıldı. Bunun özel bir nedeni var mı? 2004 CeBIT’i değerlendirebilir misiniz?
 
 
CeBIT, IT sektöründe çok önemli bir yere sahip. Şirketler bu fuarda kendilerini ortaya koyuyor. Özellikle yoğunlaştıkları alanlardaki hizmetlerini ön plana çıkarmaya çalışıyor. Siemens Business Services, IT sektöründe e-devlet uygulamalarıyla kendini kanıtlamış bir şirket. E-devletteki başarılı çalışmalarımıza uygun bir konsept oluşturmayı tercih ettik. İngiltere, İtalya gibi bir çok Avrupa ülkesinde yaptığımız güçlü projeleri burada daha çok tanıtma fırsatı buluyoruz. Bu dünyadaki bütün IT şirketleri için geçerli. Herkes var olduğu güçlü alanları öne çıkarıyor. Çok geniş ve genç bir sektör olduğu için şirketler farklı konular üzerine çalışsalar da belli alanlarda rakiplerine göre çok daha güçlüler.  
 
Gartner’ın 2001 yılındaki araştırmasına göre Siemens Business Services Avrupa’da e-Devlet konusunda en yüksek iş hacmine sahip şirket. Özellikle Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerinin e-devlet dönüşümüne çok etkin roller üstleniyor.  
 
TÜRKİYE’NİN DENENMİŞ MODELLERİ SEÇME ŞANSI VAR  
 
Türkiye’deki e-devlet uygulamalarını nasıl buluyorsunuz? Türkiye sizce hangi aşamada?
 
 
Türkiye’nin çok sayıda e-devlet projesi yapmayı planladığını biliyorum. Mesela nüfus kimlik kartı, “digital imza” gibi konularda çalışılıyor. Hangi modelin olması gerektiğinin tartışılması ve karar verilmesi sürecinde. Türkiye’nin çok önemli bir adımda bulunduğunu düşünüyorum. Burada verilecek doğru kararlar gelecekte e-devlette başarı elde edebilmenin de temelini oluşturuyor. Birbirinden çok farklı e-devlet modellerini uygulamak bazen zorluklar çıkarabiliyor. Almanya’da mesela birbirinden farklı bir sürü model uygulanıyor. Türkiye’de şuan bilgi üzerine odaklanmış bir model var. Vatandaş ve devlet arasındaki bağlantı ve aktarımın çok daha güçlü olduğu bir model örnek alınabilir. İmza gibi çok farklı alanlardaki otoriteler sisteme dahil edilebilir. Türkiye aynı zamanda şanslı. Çünkü birbirinden farklı çok fazla model uygulamayabilir. Daha önce denenmiş modelleri seçebilme şansını iyi kullanabilir.  
 
E-DEVLETTE KOMPLEKS MODELLER DİKKAT ÇEKİYOR  
 
Son trentler neler? E-devlet projelerinde hangi uygulamalar ön plana çıkıyor?
 
 
Vatandaşların direkt olarak uygulamalardan yararlanabilmesi çok daha öncelikli hale geliyor.  
Avrupa ülkeleri vatandaş yani müşterilerine dönük projelerin geliştirilmesine özen gösteriliyor. Vatandaşın e-devletin sağladığı imkanlardan direkt yararlanması çok önemli. Vatandaşlarla ilgili projelerin artmasını bekliyoruz.  
 
İkinci olarak da kompleks yapıdaki e-devlet projeleri dikkat çekiyor. Yani projelerin bilgi paylaşımının ötesine geçmesi amaçlanıyor. Bilginin paylaşımının yanı sıra efektif kullanım öne çıkıyor.  
 
İlk adım güvenilir bilgileri bir portal üzerinden vatandaşlara sunmak. İkinci olarak da bu bilgilerin hareketli bir yolla kullanılabilmesini mümkün hale getirmek lazım. Mesela kağıt üzerinde de kullanılabilir olması gibi. Üçüncü adım da aktarım. Bu çok önemli. Vatandaş ve devlet arasında bilgilerin hareketli olarak kullanılabilmesi. Avrupa ülkeleri artık e-devlet projelerine vatandaşları aktif olarak dahil ediyor. Tabi ki şirketleri de unutmamak gerekli. Şirketlerin devletle ilgili işlerini e-devletle çok daha kolay yapabilir hale gelmesi lazım. Kullanılan bilgilerinde sistem dahilinde sürekli yenilenmesi şart.  
 
 
 
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz