"Çocuk Faktörü"

İnternetin öncüsü ABD’den gelen rakamlar müthiş... Son 5 yılda evinde bilgisayarı olan çocuk oranı yüzde 46’dan yüzde 70’e ulaştı. Aynı dönemde internet kullanımı yüzde 15’den yüzde 52’ye yükseldi....

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Çocuk Faktörü

İnternetin öncüsü ABD’den gelen rakamlar müthiş... Son 5 yılda evinde bilgisayarı olan çocuk oranı yüzde 46’dan yüzde 70’e ulaştı. Aynı dönemde internet kullanımı yüzde 15’den yüzde 52’ye yükseldi. Bu inanılmaz rakamlar, eğitimden sağlığa, her alanda etkisini ortaya koyuyor. Türkiye’de ise oranlar yüksek değil. Ancak, alınan mesafe “umut” verici bulunuyor. Yetkililer, geleceğin kullanıcısını oluşturacak çocukların, önümüzdeki dönemde, şirketler açısından “hedef kitle” olarak yoğun bir şekilde değerlendirileceğine dikkat çekiyorlar.

Bilgisayarın pek çok alanda büyük yararları var. Alışverişten, oy vermeye; vergileri ödemeden bankacılık işlemlerine... Ayrıca, hepsinden daha önemlisi çok geniş bir bilgiye erişim olanağı da sunuyor. Bu şekilde düşündüğümüz zaman, bu teknolojilerden en fazla faydayı çocukların sağlaması gerektiğini anlıyoruz. Sürekli olarak hepimiz “çocukların, geleceğimiz olduğundan” dem vuruyoruz. Hem görünen o ki, bilgisayarlar ve internet olmayan bir gelecek söz konusu değil. Bu teknolojiler yaşamlarımıza her geçen gün daha fazla giriyor. Dolayısıyla, çocukların erişimi bizler için de fazlaca önem kazanıyor. Dünyada bu konuya duyulan hassasiyet de artıyor.

Amerika’da neredeyse her okulda bilgisayarlı eğitim yapılabiliyor. Ayrıca, ülkedeki çocukların üçte ikisinin evinde de bu teknoloji bulunuyor. Genel olarak bakıldığında, toplum, çocukların sosyal, ekonomik ve politik olarak bilgisayar teknolojilerine erişmesini belirli bir düzeye kadar uygun buluyor. Birçok ankette ebeveynler, bilgisayarın çocukların hayatına pozitif katkıları olan bir araç olarak değerlendiriyor. Yine de uygun olmayan reklam, cinsel ve vahşet içerikli sayfalardan endişe duyuluyor.  Sonuçta, her gün artan sayıda ebeveyn çocuklarına evde bilgisayar erişimi sağlıyor.

Çocuk erişimi yüzde 30 arttı

ABD’de 2-17 yaş arası çocuklardan evinde bilgisayarı bulunanların oranı 1996 yılında yüzde 46 iken, 2000 yılında yüzde 70’e ulaştı. Aynı dönemde internet erişimi yüzde 15’ten yüzde 52’ye çıktı. Bu rakamlara baktığımızda, önümüze ilginç bir bilgi çıkıyor: İnternetin yayılma hızı radyonunkinin 5, PC’ninkinin 4 ve televizyonun ise 3 katı düzeyinde... Ve internet yayıldıkça PC’ler de bundan faydalanıyor.

Amerika’da son dönemde eğitimde bilgisayar kullanımı için olağanüstü bütçeler ayrıldı. 1994 ile 1999 yılları arasında, özellikle bu konuda çok ciddi çalışmalar yürütüldü. Bu sayede internet erişimi olan ilkokulların yüzdesi 35’ten 95’e yükseldi.

Çocuklarda bu gelişmelerle birlikte, zamanlarını, artan oranda bilgisayar başında geçirmeye başladı. 2000 baharında ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 2 – 17 yaş arası çocuklar evde bulundukları süre içinde, günde ortalama 34 dakikalarını bilgisayar başında geçiriyor. Yaşla birlikte bu oran da artıyor. 2-5 yaş arası çocuklar için bu süre 27 dakikaya çıkıyor. 6 –11 yaş arasında 49, 12-17 yaş arasında ise 63 dakika düzeyinde gerçekleşiyor.

Yine, özellikle büyük yaşlardaki erkek çocukları bilgisayar başında günde 4 saate kadar vakit harcayabiliyor. Sonuç olarak 2-17 yaş arasındaki çocuklar günde 5 saatlerini bir çeşit ekranın önünde geçiriyor.


Hangi amaçlar için kullanılıyor?

Bilgisayarlar, çocuklar tarafından çeşitli amaç için kullanılıyor. 1998 yılında yapılan araştırmaya göre, “power” düğmesine en çok bilgisayar oyunları için basılıyor. Ama internet kullanımları da giderek artıyor. Kız çocukları, bilgisayarlardan daha çok oyun dışındaki faaliyetler için yararlanıyor.

Çocukların internette genel olarak ilgilendiği konular ise şöyle sıralanıyor: Ünlüler hakkında bilgi toplama, arkadaşlar ile haberleşme, çeşitli siteleri ziyaret etme ve chat yapma.


Çocukların bilgisayar başına oturtan ilk faaliyet olan oyunlar arasında en popüler olanları ise “SimCity”, “Doom” ve “Duke Nukem”... İkinci sırada bilgisayar başında ödev yapma amacı geliyor. Özellikle 8 yaşından büyük çocuklar ödev yaparken PC’den önemli ölçüde yararlanıyor. Üçüncü olarak ise, “web”de sörf yapıyorlar. Müze sayfaları, eğitsel konular ve merak edilenler, sörf konuları arasında yer alıyor.

Bu arada “Future of Children” (Çocukların Geleceği) isimli organizasyonun yaptığı çalışmaya göre, evdeki erişim için 1 numaralı belirleyici etken, ailenin geliri. Araştırmada 1998 yılında çocukların yüzde 57’sinin evden erişimi vardı. Aile geliri yıllık 20 bin doların altında olanların yüzde 22’sinin, aile geliri yıllık 75 bin civarında ise bu oran yüzde 91’inin evden internete erişimi söz konusu idi. Halbuki, uzmanlara göre bilgisayar erişimi eğitimdeki adaletsizliği de azaltabilir.  Zaten pek çok eğitimci bilgisayarın eğitimi zenginleştirdiği görüşünde.

Türkiye’de de önem kazanıyor

ACNielsen’in araştırma uzmanlarından Ender Tunalı, Türkiye’de çocukların bilgisayar ve internet kullanım oranları ile ilgili şöyle bir yorum yapıyor:

“Kendine özgü yönelimleri, internetten faydalanma biçimleri ve yetişkinlerden belli başlı farklılıklar gösteren ihtiyaçlarıyla 8-17 yaş grubu internet kullanıcılarının, internet sektörü açısından önem kazandığını söyleyebiliriz.

Diğer yandan internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, bugünün çocuklarının gelecekte yoğun internet kullanıcıları haline geleceğini, bugünün gençlerinin, büyüdüklerinde internet kullanım oranlarında belli farklılıklar yaratacaklarını öngörebiliriz. Dolayısıyla, tüketici profili kendine özgü değişimler gösteren bir sektörden söz ediyoruz.”

ACNielsen Tüketici Omnibusu’nun Ekim 2001 verilerine baktığımızda, internet, dolayısıyla bilgisayar kullananlar arasında 8-17 yaş grubunun, yüzde 33’lük bir dilimle en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz. Yaş dilimleri arasında bir karşılaştırma yaptığımızda, 13-17, 18-24 ve 25 -34 yaş gruplarının internetden, yani bilgisayardan yoğun şekilde yararlandıkları anlaşılıyor.

Diğer taraftan, küçük yaşta internet kullanmaya başlayanların oranının, 35-44, 45-54 ve 55+ yaş gruplarına göre anlamlı bir biçimde yüksek olduğu öne çıkıyor. Özellikle 18 yaş üstü internet kullanıcılarıyla karşılaştırıldığında, 8-17 yaş grubunun interneti dikkat çekici şekilde daha fazla talep ettiği görülüyor.

İnternete yönelik büyük talep var

Yani sadece ABD’de değil, tüm dünyada, doğal olarak Türkiye’de de bilişim teknolojileri sektöründe 8-17 yaş grubunun önemi çok büyük. Vestelnet Genel Müdürü Cem Soysal, “Ancak, genel kullanıma oranladığımızda, bu yaş aralığının yüzdesel olarak tahmin edilenden daha az olduğunu görüyoruz” diyor.

8-17 yaş grubunun haftalık internete bağlı kalma süresi 6 saat civarındayken, bu rakam 25-35 yaş grubu için 11.3 saate çıkıyor. Ama Cem Soysal bunu birkaç değişik faktöre bağlıyor. 25-35 yaş grubundakilerin iş yaşamlarında internet vazgeçilmez bir unsur olarak yer alıyor. İnternetteki içeriğe duyulan ihtiyaç, yaşın artmasıyla birlikte yukarı çıkıyor. Ayrıca, gelir düzeyi ile birlikte, internet erişim cihazlarını satın alabilme gücü de artıyor.

Tam da söz konusu yaş grubuna hitaben uygulamaya sokulan “Tebeşir.com”un günlük ziyaretçi sayısı 4 bin 500 kişinin üzerinde. Ancak, bu sayı, doğrudan günlük “hit” sayısını göstermiyor. Çünkü, sitenin ziyaretçileri farklı sayıda sayfa inceliyorlar. Ziyaretçilerin inceledikleri ortalama sayfa sayısının 11-13 olduğu düşünüldüğünde, günlük “hit” sayısının da 52 bine çıktığı hesaplanıyor.

Türkiye’de de, dünyanın geri kalanında olduğu gibi, çocukların internet ve bilgisayara erişimlerindeki en büyük belirleyici etkeni aile geliri oluşturuyor. Yani çocukların internete ulaşımlarında bağlantı noktaları, sosyo-ekonomik statülerine göre de değişiyor. Doğal olarak AB ve C1 sosyo-ekonomik statüye sahip ailelerin çocuklarının bilgisayar sahipliği daha yüksek. Bu nedenle de ABC1 grupları internete daha çok evlerinden bağlanırken, C2 ve DE grubunda yer alan ailelerin çocukları daha çok internet kafelerden erişim sağlıyorlar.

Şirketler 8-17 yaş grubuna önem veriyor

Uzmanlar ve sektör yetkilileri ile konuştuğumuzda, bu ailelerin, çocuklarının bilgisayar ve internet erişimi konusunda hevesli oldukları görülüyor. Pek çok firma da çocuklara yönelik ürünler yaratmak için çalışıyor.

Vestelnet Genel Müdürü Cem Soysal, “Bu konuda spesifik çalışmalarımız bulunuyor. Veezy.com'un sinema, müzik ve oyun içeriğine ek olarak Klikyon.com sitelerinin hedef kitlesi bu yaş grubunu kapsıyor. Bununla beraber Vestelnet'in her yaştan ve gelir seviyesinden insanın rahatça elde edebileceği bir internet erişim cihazı olan Veezyfun'un yeni versiyonunu da yakın dönemde kullanıcıların beğenisine sunacağız” diyerek konuya verdikleri önemi açıklıyor.

Apple Bilkom Genel Müdürü Tijen Mergen ise bu konuya olan yaklaşımlarını şu şekilde anlatıyor:

“Bu yaş grubuna hitap eden özel kampanyalar yapmıyoruz. Ancak, özellikle okullarda yaptığımız proje tabanlı eğitim modeli çalışmaları ve genel tanıtımlarımızda bu yaş grubuna bilgisayarları tanıştırarak, onlara Apple'ın kolay kullanımını ve  avantajlarını anlatıyoruz. Özellikle 8-17 yaş grubundan üniversiteye hazırlanan kesime büyük faydalar yaratmayı amaçlayan bir eğitim portalimiz var. Elma (www.elma.net.tr) adını verdiğimiz portalde, bu anlamda akla gelebilecek her şey var.

Bunun yanı sıra, Apple’ın da dünyada bu yaş grubuna özel çözümleri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Örneğin, yeni iBook’lar ve iMac'ler tamamıyla 8-17 yaş grubu hedeflenerek geliştirilmiştir.”


“Satın almada etkili kitle”

Elbette şirketlerin bu yaş grubuna önem vermesinin nedenlerinden biri, onların satın alma sürecine olan etkisi. Cem Soysal, “bu yaş grubu görünümde parayı harcayan kesim olmasa da, yapılan harcamaların büyük bir bölümünün bu kesimin ihtiyacını gidermek için olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, direkt karar veren kitle olmasalar da karar mekanizmasındaki önemleri yadsınamaz” diye belirtiyor.

Her ne kadar bu yaş grubu pasif diye nitelense de, bilgisayar veya internet gibi teknoloji ürünlerinin satın alınmasında rol oynuyorlar. Ortalama bir satın alma düzeyindeki ailelerin bu yaş grubuna dahil üyeleri çevrelerinden de etkilenerek satın alma sürecini oldukça fazla etkiliyor. Kısaca bu yaş grubunun bilgisayar gibi ürünleri satın almalarında çevre faktörünün çok önemli olduğu düşünülüyor.

“BÜYÜKLERDEN ÇOK FARKLILAR”

Ender Tunalı/AC Nielsen Araştırma Uzmanı

ERKEKLER ÖNDE: 8-17 yaş grubunda erkek çocukların, kız çocuklarından anlamlı bir şekilde daha fazla internet kullandıklarını bulguladık. 8-17 yaş grubunun internet kullanımını cinsiyet olarak yetişkinlerle kıyasladığımızda,  kız çocuklarında 35-64 yaş grubundaki kadınlara göre, erkek çocuklarında da 35-64 yaş grubundaki erkeklere göre internet kullanımının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

KIZLAR EVDE, ERKEKLER KAFEDE: Ancak, çocukların internet kullanımında bağlantı noktaları ve interneti kullanım amaçları, kendine özgü bir tabloyla bizi karşı karşıya getiriyor. Örneğin, kız çocukları internete daha çok evden bağlanırken, erkek çocukları modern vakit geçirme mekanı olan internet kafeleri tercih ediyorlar.

OYUN İÇİN KULLANIM: Kullanım amaçları açısından incelediğimizde, çocukların yüzde 69 gibi yüksek bir oranının interneti oyun için kullandıklarını saptadık. Bu oran yetişkinlerde yüzde 23 düzeyinde... Oyunun yanı sıra eğlence amaçlı internet kullanımının yüzde 55. Yetişkinlerde yüzde 34’e ulaşıyor. Chat amaçlı kullanımın ise yüzde 45. Yetişkinlerde ise yüzde 30 olduğunu görüyoruz.

İKİNCİ SIRADA HOBİ VAR: Çocukların bilgilenme, haberleşme ve boş zaman değerlendirme ihtiyaçlarını gidermek için interneti kullanım oranları ise şöyle sıralanıyor: “Hobi, E-mail, genel kültür, ders, sörf ve arkadaş edinmek amaçlı”...

İnternete bağlanma biçimleri açısından da çocuklar yetişkinlerle bazı farklılıklar gösteriyorlar. 8-17 yaş grubundakilerin yüzde 51’i internete en çok internet kafeden bağlanıyor. Bu oran büyüklerde yüzde 27. Evinden internete ulaşanların oranı yüzde 36. Büyüklerde yüzde ise 48.

“EĞİTİM KONUSUNDA FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLIYOR”

Erkan Elifoğlu/Tebeşir.com

Çocukların bilgisayar ve internet kullanımının önemli olduğunu düşünüyor musunuz? neden?

Kesinlikle çok önemli. Türkiye’de şu an ortalama 1.6 milyon internet abonesi bulunuyor. Bunun yanı sıra, tahminlere göre, Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı da yaklaşık 4,5 milyon. Ve bu sayı her geçen gün hızla artıyor. İnternet nüfusunun çoğunluğunu 14 yaş üstü genç kullanıcılardan oluşuyor. 14–30 yaş arası genç nüfusun, Türkiye nüfusunun yüzde 35’ini oluşturduğu düşünülürse, internet kullanımının daha çok, çocuklar ve gençler arasında yaygın olduğu açıktır.

İnternetin en büyük avantajlarından biri eğitim alanında. Bilgisayar ve internet, çocuklara eğitim konusunda fırsat eşitliği sağlıyor. Her türlü bilgi alışverişinin mümkün ve pratik olduğu bu sanal ortamda, çocuklar ve gençler kendilerini geliştirme şansına sahipler.


Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye’de çocuklara verilen bilgisayar ve internet eğitimi oldukça yetersiz kalıyor. Ancak, bunda eğitime ayrılan bütçenin ve yapılan yatırımların kısıtlı olmasının da büyük rolü var. Türkiye’deki okullarda öğrenci başına düşen bilgisayar sayısının azlığı da, bu durumun en açık göstergesi. Ancak, son 2 yıl içinde internet kullanıcı sayısındaki belirgin artış, bilgisayar eğitimine verilen önemin her geçen gün arttığının ve toplumun bu yöndeki bilinçlenmesinin bir kanıtı.

“GELİŞMEKTE OLAN BİR PAZAR”

Tijen Mergen/Apple Bilkom Genel Müdürü

Türkiye’de bilgisayar ve İnternet sektörlerinde 8-17 yaş grubu kullanıcılarının önemi nedir?

İNTERNETTE YAŞ FAKTÖRÜ: Türkiye’de değişmeye başlayan eğitim anlayışıyla birlikte ve internet gibi geniş kullanım alanları bulunan bir iletişim aracından bahsettiğimizde, internet’in giderek daha çok kullanılmaya başlandığı bir gerçektir. Ancak, internetin kullanım özelliklerini göz önüne aldığımızda, belirli bir takım yaş kriterlerinden bahsetmek de mümkündür. Daha çok üniversite çağındaki insanlar tarafından kullanılmaya başlayan internet, giderek diğer yaş sınıflamalarında yaygınlaşmaya başladı.

HIZ ÇOK ÖNEMLİ: Örneğin, Türkiye’de iş çevrelerinde ciddi bir internet kullanım oranından söz edilebilir. Günümüzün değişen ve gelişen iletişim ihtiyaçları, özellikle hız anlamında bazı zorunlulukları dayatmaya başladı. İş çevreleri, artan iletişim trafiğini biraz da internetin getirdiği hıza ve ekonomiye borçludur. İnternetin diğer iletişim araçlarıyla entegrasyonu da bu anlamda önemlidir.

8-17 YAŞ GRUBUNU DA ETKİLEDİ: İnternet, adeta, ikinci bir yaşam fonksiyonu ya da edebi bir söylemle ifade edecek olursak reel hayatın gölgesi gibi çalışır oldu. Fiziki anlamda hayatımızda bulunan birçok değer, internetle birlikte yavaş yavaş sanallarını da üretti.

Görüldüğü gibi, çok geniş bir kullanım alanından söz ediliyor. Doğal olarak bu alan sadece üniversite çağını ya da iş çevrelerini değil, internet ve eğitimin ortak hedef kitlesi olan 8-17 yaş grubunu da kapsıyor.  Bu çağdaki insanların satın alma kararı verilmesindeki görece pasifliğine karşın, çeşitli çevrelerce internette ya da bilgisayarda çoklu uygulamalarla yaratılan eğitim ortamlarının gün geçtikçe artması, ebeveynlerin de bu konuda bilinçlenmesi sonucunu doğuruyor. Dolayısıyla bu anlamda ciddi bir pazar olduğunu ya da oluşmaya başladığını söylemek yanlış olmayacak.

GELECEĞE HAZIRLIK İÇİN: 8-17 yaş grubunda bilgisayar kullanımı, ailelerin gelişen teknolojiyi çocuklarının tanıması ve kullanması için ve geleceğe hazırlık amacıyla istiyor. Ancak, bilgisayar kullanımı günümüz Türkiye’sinde bir araç olmaktan çok, bir amaç olarak ortaya çıkıyor. Oysa ki, özellikle 8-17 yaş grubunda bilgisayar bir oyun aracı. Ebeveynler ise daha farklı yakalaşıyor. Bilgisayar oyunları da doğru seçilir ve yönlendirilirse eğitimin bir parçası olacaktır. Eğitim sistemimizin gelişmesine paralel olarak okullarda bilgisayarların bir öğretim aracı olarak görülmeye başlanması ve özellikle proje tabanlı eğitim modelinde diğer öğretim araçları gibi kullanılıyor olması bu yaş grubunun gelişim açısından daha büyük önem taşıyor.

 

 

 

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz