"Rüya Şehir"

Karl Henrik Fjellstrom / E-Street Projesi Yöneticisi E-street (e-sokak) projesi Finlandiya’nın Luela kentinde Ericsson’un desteğiyle hayata geçirildi. Kentte yaşayan ve cep telefonu olan herkes bu...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Rüya Şehir

Karl Henrik Fjellstrom / E-Street Projesi Yöneticisi

E-street (e-sokak) projesi Finlandiya’nın Luela kentinde Ericsson’un desteğiyle hayata geçirildi. Kentte yaşayan ve cep telefonu olan herkes bu elektronik sokakta sunulan mobil hizmetlerden faydalanıyor. Bu sokaktaki mağazaların indirimlerine ilişkin mesajlar kısa mesaj olarak kullanıcılara ulaşıyor. Sayıları 2 bine ulaşan kullanıcılar bu caddede yürürken yakınlarındaki konser, tiyatro gibi, aktivitelere ilişkin bilgilere de erişebiliyor. Capital Digital, Ericsson’da bu projeyi gerçekleştiren,  Karl Henrik Fjellstrom ile görüştü.

Çok değil, sadece bir yıl önce, bilgi teknolojileri danışmanları daha sektörde henüz hiç el değmemiş niş alanlara dikkat çekiyordu. Yer parametresinin önem kazanacağı belirtilirken, mobil ticaretin yaratacağı patlamanın müjdesi de verilmekte, gelişen kablosuz iletişimle birlikte mobil ticaretin getireceği pek çok yeni uygulama olacak denilmekteydi. Örneğin, Akmerkez’de dolaşırken, orada olduğumuzu bilen mağazalardan “ucuzluk var” mesajları alacaktık. Uzmanlar, “Teknolojinin kuralları tamamen değişecek. Yeni oyuna hazırlanın” diyordu.

Değişim çoktan başladı. Yeni uygulamalar elbette önce gelişmiş bilgi teknolojileri pazarlarında gün ışığına çıktı. İşte bu yeni uygulamalardan birini Lulea Üniversitesi (Lulea University of Technology) bünyesinde bulunan Makitalo Araştırma Merkezi başlattı. Merkezin Telia, Ericsson, Frontec, Teracom, Telia gibi bilgi teknolojileri sektörünün önemli isimleriyle birlikte gerçekleştirdiği bu proje, belki de geleceğin e-kentlerinin küçük bir modeli. “E-Street” (elektronik cadde) adını taşıyan bu proje, Finlandiya’nın Luela kentinde hayata geçirildi.

E-street’e destek veren firmaların başında gelen Ericsson’ın uzmanlarından projeyle ilgili ayrıntılı bilgiler aldık. Projenin yöneticilerinden Karl Henrik Fjellstrom’a, internet ve mobil ticaret uygulamalarının can bulduğu elektronik sokakta neler olup, bittiğini sorduk:

E-Street (E- sokak) projesi nasıl doğdu?

Bu proje, Makitalo Araştırma Merkezi’nde (MRC) hayata geçen araştırma programlarından biri olarak doğdu. Lulea University of Technology ve yerel bilgi teknolojileri şirketleri arasında gerçekleşen uzun bir işbirliği süreci sonunda “e-street” doğdu.

Projenin amacı, bugünün 2G teknolojisini ve yarının 3G teknolojilerini kapsayan geniş bir mobil iletişim konsepti yaratmaktı. e-street, mobil iletişimin, insanlara şehirde alışveriş yaparken nasıl yardımcı olacağını ve bu model üzerine nasıl yatırım yapılabileceğini keşfetmemizi sağlayacak bir araç gibi düşünüldü.

Lulea’da mobil telefon tabanlı “pazaryeri” niteliğinde sanal bir alışveriş caddesi yaratmayı amaçlayan e-street projesi, bununla birlikte, Bluetooth teknolojisiyle uyumlu mobil internet için PAN adı verilen (Personal Area Networks) ağlar oluşturmayı; bu sayede, kullanıcıların pozisyona dayalı hizmetlere erişimini sağlamayı, e-ticareti daha güvenli hale getirmeyi ve online ile birlikte offline perakendeciliğin de gelişimine katkıda bulunmayı amaçladı.

Ayrıca, internet Bay bölgesindeki amatör ve profesyonel kullanıcıların ilgisini CDT, MRC ve onların çeşitli program ve projelerine yönlendirmek de bu projenin hedeflerinden biriydi.

E-Street nasıl bir proje? Tam olarak neleri kapsadığını, nasıl işlediğini anlatır mısınız?

E-Street fikir, tecrübe, bilgi ve öngörülerin bir araya geldiği bir buluşma noktası. Projede, üniversite öğretim görevlileri, bilgi teknolojileri şirketlerinden yazılım ve donanım geliştirme uzmanları, teknisyenler ile mağaza sahipleri ve ziyaretçiler bir araya geliyor. Her biri e-street üzerinde aktif birer role sahip.

E-street fiziksel olarak Lulea kentinin kent merkezi. Bu kentin bir teknik üniversitesi var. Bilgi teknolojileri sektörü kadar gelişmiş eğlence ve perakende sektörleri söz konusu. Ayrıca, bu kentte son derece gelişmiş bir mobil ağa da sahibiz.

E-street projesinin dört temel ayağını şöyle açıklayabilirim;

* Bir test alanımız var ve bu alanda server platformu kadar mobil ağlar da önemli bir yer tutuyor.

* İçerik sağlayan, dükkan sahipleri, ulaşım şirketleri ve yerel yönetimden oluşan grup da projenin temel taşlarından birini oluşturuyor.

* E- street’teki uygulamalardan faydalanan ve bu elektronik sokakta sunulan hizmetleri kullanan insanlar da birer test pilotu işlevini görüyor. Bu insanlar, ihtiyaçları doğrultusunda projenin gelişim yönünü de belirliyor.

* Projenin bir diğer önemli ayağı ise tüm bu unsurların birleşimiyle ortaya çıkan gelişme yeteneği. Bu şekilde neyin iyi olduğunu neyin geliştirilmesi gerektiğini öğreniyoruz.

E-street en başında da söylediğimiz gibi, bir araştırma programı. Bu durum, projenin sürekliliğine işaret ediyor. Ancak, bu araştırma programı kapsamında farklı bir projeyi daha yürütüyoruz. Bu projenin kesin bir başlangıcı ve sonu var. Bu başı sonu belli proje, bize neyi ne kadar başarabildiğimizi ve geliştirilen modelden ne gibi sonuçlar elde edebileceğimizi gösterecek. Pilot uygulama alanı ve test pilotları da bu proje içinde yer alıyor.

Bu projede sadece mobil ticaret mi var, yoksa diğer online bağlantılardan da yararlanılabiliyor mu?

Test pilotlarımızın yani bu projenin pilot kullanıcılarının her türlü ihtiyacına cevap verebilmeyi amaçlıyoruz. Bunun içinde m-ticaret de var örneğin, yerel yönetime ilişkin genel bilgiler de... Son talepler oyunlar ve chat servislerine olan ilginin arttığı sinyallerini veriyor. Dolayısıyla  projenin bu talepleri de karşılaması gerekiyor.

E-Street’in kapsadığı nüfus kaç kişi? Buradaki herkes m-commerce için gerekli araçları kullanıyor mu?

Bir GSM telefonu olan herkes e-street’teki hareketliliğe katılabiliyor. Kısa mesaj sistemi tabanlı servisler hizmet veriyor. Biliyorsunuz, bu servisleri GSM telefonu olan herkes kullanabiliyor. WAP tabanlı servisler de devrede. WAP’lı telefonu tercih edenler için de bu servisler hizmet veriyor.

GPRS ve kablosuz LAN gibi, servisleri de proje kapsamına aldık. PDA (Personal digital assistant–kişisel dijital asistan) gibi sınırlı sayıda kullanıcısı olan mobil araçlar için de bu sistemler iş görüyor. Ama kullanıcısı sınırlı olduğu için projedeki yeri de aynı oranda sınırlı. Bu servis şu anda çok küçük bir test grubuna hizmet veriyor.

Şimdiye kadar alınan mesafe hakkında ne düşünüyorsunuz? Başarılı olduğu söylenebilir mi?

Evet kesinlikle. Projeye destek veren herkes ve tabi pilot kullanıcılarımız da yapılan işten son derece memnun. Katılan herkes e-estreet ile gurur duyuyor.

E-Street'de günlük hayat nasıl geçiyor peki... E-Street’te yaşayan insanları diğerlerinden ayıran özellikler neler?

E-Street’te yaşayan insanlar alışveriş yapacakları mağazaları önceden kendileri seçiyor. Bu seçim onlara, seçtikleri mağaza ve bu mağazanın sunduğu alışveriş fırsatlarına dair bilgilere erişme imkanı veriyor. Evdeyken bile kısa mesaj (SMS) ya da WAP mesajları aracılığıyla bu mağazaların sundukları alışveriş fırsatlarına dair bilgi edinebiliyorlar. 

Bu fırsatlar genellikle birkaç gün için yani kısa zaman dilimleri boyunca geçerli olduğundan zamanında edindikleri bilgi sayesinde mağazayı doğru zamanda ziyaret etme şansına da sahip oluyorlar. Eğer e-street üzerindeleyseler, daha da kısa zamanlı hatta anlık fırsatlardan yararlanma imkanına da sahip oluyorlar.

Şöyle bir avantajları daha var: E-Street'te bulunanlar, örneğin indirim zamanlarında mağazaların kalabalık kabusuna da katlanmak zorunda kalmıyorlar. Mağaza sahipleri, e-müşterilerine mağazanın boş olduğu vakitlerde alışveriş yapma ayrıcalığı tanıyor.

Diyelim ki, arkadaşlarınızla bir kafede oturuyorsunuz ve akşam için program yapmaya çalışıyorsunuz. E-street de iseniz bu da çok kolay. Mobil telefonunuz sayesinde nerede ne olduğunu görebiliyor, iyi bir konser için yine telefonunuz aracılığıyla rezervasyon yaptırıp biletlerinizi bile satın alabiliyorsunuz. En güzeli de mağazalar kapalı olsa da hala alışveriş yapma imkanınızın olması. E-street yapmak istediğiniz daha pek çok şeyi yapmak istediğiniz zamanda yapmanıza olanak sağlıyor.

Bu projeden geleceğe yönelik ne gibi mesajlar çıkarabiliriz?

İnsanlar alışverişlerini çoğunlukla şehir merkezinde ve yerel mağazalardan yapıyorlar. Bana kalırsa, işlerini modern mobil teknolojisiyle desteklemek üzere bu teknolojiyi doğru kullanmayı öğrenenler gelecekte çok rahat edecekler. Hatta diyebiliriz ki; geleceği onlar yaşayacak!

Gelecekte bu tip yaşam tarzı yoğun olarak kullanılabilecek mi? Örneğin e-city’den söz eder hale gelecek miyiz?

Bence e-street bugün sahip olduğumuz ve sevdiğimiz şeylerin bir güzelliği. E-street sayesinde daha da iyi şeylere sahip olacağız. E-street o kadar doğal ki, içinde olduğumuz zaman farkı olup olmadığını düşünmüyoruz, o sadece orada. e-şehirler de e-sokaklar kadar doğal olacak. Bundan emin olabilirsiniz.

E-Street’teki yaşam tarzının zorlukları var mı? Burada insanlar ne gibi sorunlarla karşılaşıyor?

Karşılaştığımız ve üstesinden gelmek zorunda olduğumuz zorlukların başında kullanıcı arayüzünün komplike bir yapıda olması geliyor. Bu izlenmesi ve analiz edilmesi gereken bir durum.

Son olarak projenin hedefleri ilgili bilgi verebilir misiniz?

Ancak bunun pek çok deneyim gerektiren ve gelecek jenerasyonu hedefleyen bir araştırma projesi olduğunu unutmamak lazım. E-street şu anda sadece Lulea’nın kent merkezinde uygulanıyor ancak planlar, farklı partnerlarla farklı bölgelerde de benzeri uygulamalara gidilmesi yönünde. Bütçesi de söz konusu farklılıklara istinaden değişecektir.

SANAL CADDENİN 2 BİN KULLANICISI NELER DÜŞÜNÜYOR?

Bugün ikinci test sürecini yaşayan e-street projesinin ilk test sürecinden elde ettiği sonuçlar oldukça umut verici. Projenin başında bulunan Bo-Göran Stenman ve projeye destek veren tüm kişi ve kurumların haklı gururu da bu sonuçlarla destekleniyor.

Projenin, yaklaşık 2000 kişinin katılımıyla gerçekleşen birinci deneme periyodundan elde edilen sonuçlar şöyle:

• Pilot kullanıcı nüfus: 1.860 kişi
• Pilot kullanıcıların yaş ortalaması: 18-74
• 1.860 pilot kullanıcının yüzde 54’ü görüşlerini dile getirmiş.
• Bu kullanıcıların  yüzde 97’si mobil servislerle ilgileniyor
• Pilot kullanıcıların yüzde 94’ü bu servislerin gündelik hayatı kolaylaştırdığını düşünüyor
• Aldığı özel mesajlar doğrultusunda ilgili mağazaları bir ya da birden fazla kez ziyaret edenlerin oranı ise yüzde 89.
• Ve sanal caddedeki her üç kişiden biri kadın

E-STREET YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR

Her geçen gün yeni olanaklar sunan e-street’te yer almak isteyen firmaların sayısının da hızla arttığı belirtiliyor. Geçen test döneminin yılbaşı tatili dönemine rastlaması ve satışlardaki artış, e-street’i daha da cazip hale getirmiş. Elektronik caddenin cazibesine takılan firmalar arasında uluslararası tanıdık isimler de var. McDonald’s ve Benetton gibi firmalar bunlardan yalnızca ikisi.

E-street’i deneyen firmalardan TicketAnywhere yetkilileri, Lulea and Modo arasındaki hokey play-offlarının, karşılaşma tarih ve sonuçlarını e-street’te yaşayanlara iletmekle sanal caddede ilk büyük işi başardıklarını söylüyor. Hokey fanatiklerinin şimdilerde bu servisten vazgeçemedikleri konuşuluyor. Bo-Göran Stenman, önümüzdeki dönemde binlerce pilot kullanıcının projeye katılmasını beklediklerini söylerken, caddenin geleceğinin ne kadar parlak olduğuna da işaret ediyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz