"Sabancı’nın Dijital Dünyası"

Sakıp Sabancı / Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye’nin en büyük gruplarından birini yönetiyor… İş hayatına başladığında “Facit” markalı hesap makineleri gözdeydi. Hesap kitabını onunl...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Sabancı’nın Dijital Dünyası

Sakıp Sabancı / Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye’nin en büyük gruplarından birini yönetiyor… İş hayatına başladığında “Facit” markalı hesap makineleri gözdeydi. Hesap kitabını onunla yapıyordu. Son yıllarda bilgisayarla, dijital dünyayla tanıştı. Şimdi masasından yanından dizüstü bilgisayarını ayırmıyor, teknolojiyi yakından izliyor. Öğretmenin ise torunu Melisa olduğunu söylüyor. Üstelik stres atmak için de bilgisayarı tercih ediyor. Sabancı, “Yolda, kafayı dağıtmak için kullanıyorum. Yoksa kafayı dağıtmazsam Bossa, Marsa düşünmeye başlıyorum”diyor.

Sakıp Sabancı, Türkiye’nin en büyük gruplarından Sabancı Holding’in yönetim kurulu başkanı… Onlarca şirketi yönetiyor, günde milyonlarca dolarlık kararlar veriyor. İş yaşamına, “Facit” tipi hesap makinelerinin egemen olduğu dönemde başlayan Sabancı, şimdi bilgisayarından ayrılmıyor. Ofiste bulunduğu dönemlerde “masaüstü” (Desktop), seyahatlerde ise “dizüstü” (laptop) bilgisayarını yanında bulunduruyor. Üstelik onun için bilgisayarı sadece iş anlamına gelmiyor. Stres atmak için de bilgisayardaki oyunlardan yararlanıyor. Özellikle de “Freecell” adlı, bir tür fal olan oyunu çok seviyor.

Digital, bunun ötesine geçip, Sakıp Sabancı ile dijital dünyasını, teknoloji ile olan ilgisini de konuştu. İşte Sabancı’nın sorularımıza verdiği yanıtlar:

Sakıp Bey, teknoloji çok gelişiyor… Cep telefonu gibi bir çok yine cihaz hayatımıza girdi. Siz örneğin e-mail, cep telefonu kullanıyor musunuz?

(Sakıp Bey gülüyor ve sekreterini çağırıyor, bilgisayarını açmasını istiyor) Şimdi tabii eve gidersem orada bir öğretmenim var: Melisa, 10 yaşındaki torunum. Diğer adamlarım da var. Özel kalem müdürüm sürekli yanımda. Buraya geldiğim zaman yardımcılarım var. Ben bunların içersinde, uçağa biniyorum, uzun yollara gidiyorum. Küçük bir alet almışım, çantamda, kare şeklinde, açıyorum onun kapağını…

Notebook’unuz var yani?

Tabii tabii çantamda, açarım yolda, kafayı dağıtmak için kullanıyorum. Yoksa kafayı dağıtmazsam Bossa, Marsa düşünmeye başlıyorum.

Yani ne yapıyorsunuz, yazı mı yazıyorsunuz?

Yok, ben sadece oyunlar oynuyorum. Diğer arkadaşlarım yapıyorum. Diyorum ki, bana hava durumunu bulun, günlük raporu göreyim diyorum, arkadaşlarım açıyor. Diğer şeylerde de hep arkadaşlarım, yardımcı oluyor. Bir sitem var, benim oraya bakıyorum. Onun dışında ben oyun oynuyorum.

Cep telefonunu kullanıyor musunuz?

Tabii daima kullanıyorum. Ben önceleri Sabancı Holding’te tasarruf olması için ilk günlerde, yaşımdan dolayı karşı çıkıyordum. Buna lüzum yok diyordum. Şimdi iki tane telefonum var. Cebimde taşıyorum.

Arkadaşlarım olmasına rağmen ben kendi telefonumu, seyahatte yanımda taşıyorum. (Sakıp Sabancı bu arada nasıl oyun oynadığını gösteriyor). Bu beni çok meşgul ediyor. Uçakta da yanımdan ayırmıyorum. Burada benim masamın üzerinde bir telefon var. Bunun birçok fonksiyonu var ama biz önce bunu sadece aç kapa yapıyorduk. Sonra birçok özelliğini öğrendik. Fakat gençler bunların çok çok daha gelişmişlerini kullanıyor.

Teknoloji dendiğinde bir zamanlar aklımıza sadece üretim teknoloji gelirdi, gözle görülürdü şimdi farklı teknolojilerden bahsediyoruz.. Örneğin, internet ile verimi artırmaktan söz ediyoruz? Siz bu konularla ilgileniyor musunuz? Bu konulara nasıl yaklaşıyorsunuz? Bunlara inanıp teşvik ediyor musunuz?

İnanmazsak zaten hiç yola çıkmamak lazım. Genç arkadaşlarım, bu işteki müdürlerimle bu konuları konuşuyoruz. Ben Brisa’nın kalite çemberlerine katılmışım, İzmit’e gidip gelmişim. Japonlar bana demiş ki, sadece müdürlerini gönderme, sen kendin gel…

Ben de hadi Turk.net’e beni götürün dediğim zaman, Ali Sabancı ve diğer arkadaşlar oraya gidiyorum. Bir cumartesi, bir pazar günü bana brifing yapıyorlar. Bana diyorlar ki, eskiden eski kafaya göre alışverişler yapıyorduk. Bunların hepsi artık bu aletlere bindirilmiş,
yarışmalara konmuş; ihaleler yapılıyor. Adam diyor ki, çarşamba günü ihale var. Herkes oraya giriyor alım satım yapıyor. Diyorlar ki,  bana bunu yapacağız. Bu gibi işleri rötarlı olmak istemiyorsan yapmak lazım. Ben kendi kapasitemi zorlayarak, bunların hepsini yapacağım hesabında değilim. Benim adamlarımın buna tam yüreğini verip yapmalarını istiyorum. Onun içindir ki, böyle konuları bana anlatıyorlar.

Bilgi ve Teknoloji Grubu’na büyük önem vereceksiniz o zaman?

Gelecekte bu işe daha çok önem vereceğiz. Zaten de vermekteyiz.

   

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz