İkinci kuşak hızlı koşuyor

Başarılarıyla dikkat çeken ikinci kuşak patronlar, büyümede daha agresif...

1 MART, 20120
Paylaş Tweet Paylaş
İkinci kuşak hızlı koşuyor


ORTAKLIĞI SEVİYORLAR
Uzmanlara göre, 2'nci kuşağın en önemli liderlik özelliklerinden biri de hem yurtdışında hem yurtiçinde güçlü ortaklıklar gerçekleştirmeleri. Uzmanlara göre yurtdışına açılma ve yabancılarla ortaklık konusunda son dönemin başarılı 2'nci kuşak patronlarından biri de Arzum'un yönetim kurulu başkanı Murat Kolbaşı. Kolbaşı, 1990'lı yılların başında Hong Kong'da ofis açıp, başta Çin olmak üzere Uzakdoğu'da fason üretim yaptırmanın markasını daha rekabetçi yapacağını görüyor. Çizdiği bu başarılı rota sayesinde aile şirketinin son 10 yılda 10 kat değer kazanmasını sağlayan Kolbaşı, son olarak da şirketin hisselerinin yüzde 49'unu İngiltere merkezli yatırım fonu Ashmore'a sattı. Kolbaşı, "Danışmanlardan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda daha fazla ancak daha organize bir şekilde yerli ve yabancı üreticiyle çalışmaya başladık. Bunlar da hem insan kaynakları hem de ürün çeşitliliğini hızla artırabilme anlamında önemli bir bilgi birikimine sahip olmamıza neden oldu" diyor. Yurtdışında kurduğu satın alma ve ortaklıklarla hızla büyüyen holdinglerden biri de otomotiv yan sanayinde dünyanın önde gelen grupları arasına giren Orhan Holding. Bu başarıda hiç kuşkusuz holdingin ikinci kuşağı Halil Murat Orhan'ın küresel vizyonunun etkisi büyük. Yurtdışında kurduğu ortaklık ve satın almalarla 17 yılda ciroyu 100 milyon Euro'dan 670 milyon Euro'ya çıkardıklarını söyleyen Orhan, şöyle devam ediyor: "Son yıllarda krize rağmen büyümeye devam ettik. Küresel yayılımı büyüme stratejilerimiz için önemli gördüğümüzden, Rusya, Güney Kore ve Hindistan'dan sonra da en son olarak Çin'deki yatırımımızla bulunduğumuz ülke sayısını 13'e çıkardık. Bugün itibarıyla yurtdışı ciromuz grup ciromuzun üçte birini oluşturuyor."

ÇİLER YILDIZ / YÖNETİM DANIŞMANI
2'nci kuşağın farkı nerede?
İYİ EĞİTİM ALDILAR

İkinci kuşak genellikle çok iyi eğitim almış, küçük yaştan itibaren geleceği bir ölçüde planlanmış, kısaca göreve "yetiştirilmiş" kişiler oluyor. Oysa ilk kuşak işe "gönlünü ve hayatını vermiş" bir nesil. Birçok açıdan ikinci kuşak daha donanımlı, pazarlama nedir, müşteri ilişkisi nedir bunları görerek ve eğitimini alarak geliyor.
GÖNÜL BAĞI YOK
Deneyerek öğrenmek yerine eğitilerek, parçası olarak öğreniyorlar ve dünyaya daha açık oluyorlar. Bu da yönetim sistemlerine, vizyonlarına yansıyor. Ancak ilk kuşaktaki "gönül bağı" eğitimle elde edilebilecek bir faktör değil. O maalesef nesilden nesile aktarılamıyor.


ALTYAPIDAN YETİŞİYORLAR

Bugün 2'nci kuşak yöneticilerin başarılı sonuçlar elde etmesinin en önemli nedenlerinden biri de işe küçük yaşlarda atılmaları. Yüksel Holding'in CEO'su Emin Sazak, holdingde kuzenleriyle birlikte 2'nci kuşak olarak işleri daha ileriye taşımalarını uzun yıllar 1'inci kuşakla birlikte çalışmalarına bağlıyor. Sazak, "Başarımızda amcalarım ve babamla birlikte çalışarak kazandığımız tecrübenin etkisi büyük oldu" diyor. Kütahya Porselen ile Sunar Grup'ta da benzer durum söz konusu. Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Güral da "İşi bugünlere getirmemizde babamın yanında çalışarak kazandığım tecrübe önemli oldu" diyor. Bugün Adana merkezli Sunar Grup'u 60 ülkeye ihracat yapar hale getiren ve 20 yılda cirosunu 300 milyon TL'ye çıkaran ikinci kuşak temsilcisi Hüşeyin Çomu da "Çocukluğumdan itibaren aile şirketlerinde babamın ve çalışma arkadaşlarının yanında çalışarak iş hayatına ilk adımımı attım" diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.