Ne iyi ki yapmışım

İş insanlarının başarıyı yakalamadan önceki sıra dışı deneyimleri ve ilginç hikayeleri…

1.01.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ne iyi ki yapmışım

27 yaşında Kuşadası’nda kulüp işletme kararı alan Tarakçıoğlu, sonrasını şöyle anlatıyor:
“Gece kulübümüz Kuşadası’nın en güzel ve en popüler yeriydi. 4 yıl boyunca o kulübü işlettik. Son derece hoş yıllardı. Ancak daha sonra asıl mesleğime dönme kararı aldım. 1994’te kulübü, Ulusoy Grup’tan Haluk Ulusoy’a devrettik.”
Tarakçıoğlu bu girişimcilik hikayesinin ardından Opel’in iş ilanına başvurduğunu belirtiyor. Makine mühendisi olduğu için satış sonrası hizmetler bölge müdürlüğü pozisyonuna aday olduğunu ifade eden Tarakçıoğlu, “İlk başta kulüp işletmecisinden bölge müdürü olur mu diye düşündüler ama oldu” diyor.

Davut Doğan(soldan ikinci) mobilya ticaretine başladığı ilk yıllarda geceleri komyonetiyle köyleri dolaşarak kardeşleriyle birlikte satış yapıyordu

FABRİKADA İŞÇİ OLARAK ÇALIŞTI
Abdi İbrahim İlaç’ın patronu Nezih Barut, hayatı boyunca hep aile işini yönetti. Ancak işi devralmadan önce yaşadıkları hayatının unutulmaz deneyimi oldu. Eğitim için Londra’da bulunduğu ve 23 yaşında olduğu bu dönemi Barut, şöyle anlatıyor:
“Bir telefonla İstanbul’a dönmek durumunda kaldım. Annem fabrikadaki işçilerin greve gittiğini söyleyerek bir karar verilmesi gerektiğini iletti. Türkiye’ye döndüğümde lokavt kararı alarak fabrikayı kapattık. Bizimle kalan 7 işçimizle yola devam ettik. Fabrikayı yeniden açtığımızda ise ben de işçilerle çalışmaya başladım. Yeri geldi tablet ve ambalaj makinelerinde üretimde çalıştım, yeri geldi ecza depolarına kendi kullandığım kamyonla sevkiyat gerçekleştirdim. Hatta malları depolara ben taşıdım.” O yıllarda 7 kişiyle başladıkları bu zorlu yolculukta, bugün Abdi İbrahim ailesi olarak tam 3 bin 500 kişiye ulaştıklarını belirten Barut, yakaladıkları başarıyı o günlere bağlıyor. 

DAKTİLODA TEKNOLOJİYE YENİLDİ
Natixis Pramex Türkiye Temsilcisi Dr. Rıza Kadılar’ın bugüne kadar yaptığı en ilginç iş, 1989 yılında bir yıl kadar süren elektronik daktilo satış temsilciliğiydi.
O zamanlar bilgisayarın çok yaygınlaşmadığını anlatan Kadılar, öte yandan Avrupa menşeli bir şirketin elektronik daktiloyla Türk pazarına girdiğini söylüyor.
“Elektronik daktilo, geleceği parlak olmayan bir üründü, ama o zamanlar bunu görecek net bir vizyon yoktu” diyor. Hemen ardından ekliyor:
“Tabii amaca kilitlenmiş genç bir işadamı olarak oldukça cazip satış primi ödeyen bu işe büyük bir hevesle girdim.”
Kadılar, ilk aylarda zorlansa da kısa zamanda o dönem için iyi denebilecek bir satış performansı yakalıyor. Fakat bu uzun sürmüyor. Elektronik daktilolar piyasaya yeni çıkan bilgisayar yazılımlarıyla rekabet edemiyor. Dokuz ayın sonunda da Kadılar büyük bir heyecanla başladığı serüvene son veriyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.