Nike'ı 50 dolarla nasıl yarattım?

Start up’lardan CEO’lara, KOBİ’lerden büyük şirket liderlerine derslerle dolu bu serüveni Phil Knight şöyle anlattı...

26.01.2017 16:44:170
Paylaş Tweet Paylaş
Nike'ı 50 dolarla nasıl yarattım?
40 YILIN SONUNDA NEREYE VARMIŞTIK?
Yaz başında Çin hükümetinden bir mektup aldık. Ülkeyi ziyaret etmemizi istiyorlardı. 12 gün boyunca Çin’i gezdik. Gezdiğimiz ayakkabı fabrikaları berbat haldeydi. Ülkeden ayrılmadan Çin Spor Bakanlığı’yla bir anlaşma imzaladık. Ayrıca iki Çin şirketiyle üretim anlaşması yaptık. Böylece önümüzdeki 25 yıl boyunca Çin’de iş yapacak tek Amerikalı ayakkabı şirketi olmayı başardık. Amerika’ya geri döndüğümüzde dinlenmeye vakit olmadı. Halka arzı kimin yöneteceğine karar vermemiz lazımdı. Sonunda Kuhn & Loeb yatırım bankasında karar kıldık. Yaz sonuna doğru hazırlıklar bitti. 50 milyon hisse çıkaracak ve bunun 30 milyonunu halka satacaktık. Halka arz tanıtımı için 12 şehri 7 günde gezmek üzere tekrar yola çıktık. Onlara Nike’ın, Bowerman’ın, geçirdiğimiz zamanların hikâyesini anlattım. En sonunda 2 Aralık 1980’de çok başarılı bir halka arz gerçekleştirdik. 2007’de 40 yıl sonra Nike’ın CEO’luğunu bıraktım. Ben bıraktığımda satışlarımız 16 milyar dolardı, Adidas’inki ise 10 milyar dolar. Artık ayakkabılarımız ve giysilerimiz tüm dünyada 5 bin mağazada satılıyor ve 10 bin çalışanımız var. Yönetim kurulu başkanı olarak çoğu gün yine de işe gidiyorum. Merkezimizde beraber çalıştığımız süper sporcuların, Jordan’ın, Kobe’nin, Tiger’in büyük fotoğrafları asılı. Orada kendimi 24 yaşında ziyaret ettiğim Atina’daki Panteon’da gibi hissediyorum.

“YA BÜYÜ YA DA ÖL”
“Önce Nissho’ya olan borcunu öde.” 1975 yılına geldiğimizde her sabah kendime tekrarladığım cümle buydu. Bankada da Nissho’da da 1’er milyon dolar kredimiz vardı. Ama Nissho bir yana herhangi bir ödeme yapmakta bile zorlanıyorduk. Çok hızlı büyüyorduk ve varlığımızın çoğu stoklarımızdaydı ve bunda benim de suçum vardı elbette. Ya büyüyeceksin ya da öleceksin, inandığım şey buydu. Eğer talebin 5 olduğuna inanıyorsan siparişini neden 3’ten 2’ye indireceksin ki? Bu nedenle de tüm borçlarımızı devamlı son dakikada ödüyorduk. 1975 ilkbaharında ise Nissho’ya ödememiz gereken 1 milyon dolardan 75 bin dolar kadar az paramız vardı. 4 dükkanımızın banka hesaplarındaki tüm parayı istedim. Ayrıca fabrikadakileri de. Ve Nissho’ya olan borcumuzu ödemeyi başardık. Bundan iki gün sonra New England’daki fabrikayı işçiler bastı. Maaş çekleri karşılıksız çıkmıştı. Bir tedarikçimizden 5 bin dolar borç aldık ve işçilerimizin parasını elden verdik. Ancak tüm bu olanlardan sonra bir kez daha bankamızdan kovulduk. Ben de yardım için Nissho’ya gittim. Uzun ve acılı bir denetimin sonunda bankaya borçlarımızın tamamını ödediler.

NIKE MARKASI NASIL DOĞDU?
SIKINTILI GÜNLER

1970 yazında Japonya’nın 6’ncı büyük ticari şirketi olan Nissho Iwai ile bir toplantı yaptım. Beni fonlayabileceklerini söylediler. Ancak 1971’de bizi ziyarete gelen Kitami bana Blue Ribbon’ın performansından memnun olmadığını ve Onitsuka’nın şirketimin yüzde 51’ini satın almak istediğini söyledi. Kabul etmezsem de başka bir distribütör bulacaklarını ekledi. Geziden hemen sonra bankam da artık benimle çalışmak istemediğini, çok riskli olduğumu bildirdi.
YENİDEN DOĞUŞ
Yoktan var ettiğim ve 1,3 milyon dolarlık ciroya ulaştırdığım şirketim ölüm döşeğindeydi. Ben de tekrar Nissho Iwai ile görüştüm ve bana borç vermeye ikna ettim. Bir an önce Onitsuka’ya alternatif bir tedarikçi bulmam gerekiyordu. Meksika’daki bir spor ayakkabı üreticisiyle bağlantıya geçtim ve onlarla bir tedarik anlaşması imzaladım. Yeni ürüne bir logo bulmamız gerekiyordu. Portland State Üniversitesi’nde tanıştığım bir tasarımcıya, hareketi simgeleyen bir logo çizmesini söyledim.
KUŞUN KANADI
Bir kuşun kanadına veya bir hava esintisine benzeyen bir logoda karar kıldık. Efsanevi Nike logosu “Swoosh” böyle doğdu. Ardından isim bulmak gerekti. Ben “Dimension 6” ismini istiyordum. Bir başkası da “Falcon”. O sırada Jeff Johnson bana rüyasında bir isim bulduğunu söyledi; “Nike”. Bu Yunan savaş tanrıçasının ismiydi. Ben hala “Dimension 6”da ısrar ediyordum ama benden başka herkes bu isimden nefret ediyordu. Sonunda Allah’a şükür ki Nike’da karar kıldık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.