Kendi şansımı nasıl yarattım?

Bugün Türkiye’nin en önemli şirketlerine liderlik eden isimler, kendi şanslarını nasıl yarattıklarını paylaştı...

2 ŞUBAT, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Kendi şansımı nasıl yarattım?
28 yaşında şirketin başına geçtiğimde, kasada sadece 4 bin TL vardı. Hayatımın en zor günleriydi. Böylesi karamsar ve zorlu bir dönemde kendi şansımı, sürekli gelişim ilkesiyle çalışarak yarattım.” Bu sözler, Aras Kargo’nun başkanı Evrim Aras’a ait. Aras gibi liderlerin kariyer yolculuklarında verdikleri kararlar, bugünkü noktalara gelmelerinde önemli rol oynuyor. Liderlerin çoğu, kendi şanslarını fırsatları değerlendirerek ve kendi sektörlerinde fark yaratacak çözümler üreterek yakaladıklarını söylüyor. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu da bu isimlerden biri… Zorlu, girişimci ruhla hareket ettiğini ve risk almaktan korkmayıp ilkleri yaparak lider şirketlerden biri olduklarını söylüyor. Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, erkek giyiminde fark yaratarak başarıya ulaştığını söylüyor. Carrefoursa CEO’su Mehmet Nane, Index Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ve Mudo CEO’su Barış Karakullukçu ise eğitim hayatlarında yaptıkları tercihlerle bugünkü kariyerlerine yön verdiklerini ifade ediyor. Bugün Türkiye’nin en önemli şirketlerine liderlik eden isimler, kendi şanslarını nasıl yarattıklarını paylaştı:
“HAYALLERİMİN PEŞİNDEN GİTTİM”
“Bir insan azmiyle ve tutkusuyla her şeyi başarabilir” diyen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, kendi şansını çocukluktan beri sektörün içinde olmanın verdiği tecrübeye bağlıyor. Usta-çırak ilişkisi içinde ticaretin tüm inceliklerini öğrendiğini ve bu sayede müşterinin ne istediğini anlayabildiğini söylüyor. Fark yaratmanın öneminin altını çizen Zorlu, kendi şansını yakalama hikayesini ve sektördeki başarısını şöyle anlatıyor: “Denizli Babadağ’da aile mesleği olarak dokumacılıkla uğraşırken daha çocuk yaşta risk alıp ağabeyimin de desteğiyle işimizi Trabzon’a taşıdım. Uzun yıllar babam Mehmet Zorlu gibi işinin erbabı bir ustanın yanında çıraklık yaptıktan sonra, Sultanhamam’da ticaretin tüm inceliklerini öğrendim. Bugün dahi, çalışma arkadaşlarım benim müşteriyi bu kadar iyi tanıyor olmama şaşırıyor. Bu deneyimi ancak yıllarca pazarın kokusunu içinize çekerek, bir işin her aşamasında çalışarak elde edebilirsiniz. Birlikte yola çıktığımız pek çok girişimci, imitasyonun peşinden koşarak çoktan piyasadan silindi gitti. Bizim gibi sürekli inovasyon anlayışına sahip gruplarsa hep ilkleri başardı. Örneğin pazardaki desenli çarşaf boşluğunu fark ederek TAÇ markasıyla Türkiye’nin ilk desenli çarşafını yaptık. Eğer ben çocukluktan itibaren sektörün içinde olmasaydım bu boşluğu göremez ve bu farklılığı yaratamazdım.”
“E-MBA GELECEĞİMİ ŞEKİLLENDİRDİ”
Mudo’nun CEO’su Barış Karakullukçu, risk almanın hayatta güzel kapılar açabileceğine inanıyor. Büyük riskler alarak ve tüm birikimini yatırarak başladığı e-MBA programı sayesinde başarılarla dolu bir kariyeri olduğunu söylüyor. “Hiçbir hedefinizden vazgeçmemeniz gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, ben Karadeniz kızıyım, umudun bittiği yerde inadım başlar” diyor ve şöyle anlatıyor: “Üniversiteye başlarken taşınan umutlar, mezun olurken yerini korkulara bırakıyor. Ben bu umutların korkulara dönüşmemesi için kariyerim adına adımlarımı sağlam bir şekilde atmaya başladım. Mezun olurken iş hayatıyla hiçbir bağlantım yoktu. Her işe kendi çabamla başvurdum. 3’üncü sınıfta Unilever’e staj başvurusunda bulundum. Burada implementasyon SAP projesinde tek stajyer olarak 5 ay görev aldım. Stajda gösterdiğim performans ve programdan edindiğim deneyimlerin birleşmesi beni IBM SAP danışmanlığına taşıdı. PWC’ye yönetim danışmanı olarak başladığım yıllarda 2001 ekonomik krizi patlak verdi ve danışmanlık sektörünün çok yara aldığı bir dönem geçirdik. Dolar/TL kurunun devalüasyon yaptığı dönemden hemen önce Koç Üniversitesi’nde Executive MBA yapabilmek için kimseye yük olmamak ve kendi bütçemle okulumu ödeyebilmek adına bankadan yüklü miktarda kredi çektim. Bu program kendime en büyük yatırımım oldu. Aslında bu benim geleceğimdi. PWC’deki kıdemli danışmanlık görevimden Accenture Almanya’da müdür  pozisyonuna geçiş yaptım. Böylelikle uzun yıllar sürecek Almanya macerama adım attım. 5 yıl içinde terfilerle 25 farklı ülkede çalışma fırsatı yakaladım. Büyük işlerin altına imzamı attım ve kariyerime büyük hedefler ekledim.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.