Unutulmaz kriz yönetimi

İş dünyasının önde gelen isimleri, krizleri nasıl yönettiler ve edindikleri kazanımlar neler oldu? İşte yanıtlar…

11.03.2016 15:17:520
Paylaş Tweet Paylaş
Unutulmaz kriz yönetimi
KRİZDE SATIŞ 4 KATINA ÇIKTI 
Keskinoğlu Genel Müdürü Keskin Keskinoğlu, küçük yaşlardan itibaren aile şirketinde deneyim kazandı. Uzun yıllardır da beyaz et ve yumurta sektörünün en büyük oyuncularından Keskinoğlu’nun yönetiminde. Keskinoğlu, bugüne kadar yaşadığı en kritik krizin 2005 ve 2006 yıllarında tüm beyaz et sektörünü büyük çaplı etkileyen kuş gribi olduğunu söylüyor. 2005 yılının son üç ayına girildiğinde kuş gribi vakalarının bir anda dünyanın birçok ülkesinde görülmeye başlandığını hatırlatan Keskinoğlu, o dönemki atmosferi de şöyle anlatıyor: “Herkes paniklemiş ve kendilerine kuş gribi bulaşmasın diye kanatlı hayvan satın almaz olmuştu. Nitekim kısa sürede 53 ilden kuş gribi vakası haberleri gelmeye başladı. Satışlar Türkiye’de de neredeyse bıçak gibi kesildi. Entegre tesislerde ve kapalı alanlarda üretim yapanlarda kuş gribi vakasına rastlanmamıştı ancak bir kere panik havası ortaya çıkmış ve gitgide yayılıyordu.” O süreçte neler olduğunu da şöyle paylaşıyor: “Bir gece saat 2’de her pilice bir kimlik kartı verilmesi uygulaması aklıma geldi. Bu uygulamadan sonra marketlerden sipariş alan ilk şirket olduk. Kriz öncesi günde 35-40 bin tabaklı et üretimi yaparken, halktan gelen talep üzerine bu üretimi günlük 120 bin adede yükselttik. Yani şirketin satışları neredeyse dört katına çıktı. Bu krizden çıkardığım en önemli ders şu oldu: Tüketiciye karşı şeffaf olmak ve onlara denetleme imkanı sunmak ticaretteki en önemli serveti kazandırıyor.”
İFLASTAN NASIL DÖNDÜK?
Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Evrim Aras’ın yönetmek durumunda kaldığı kriz, iş dünyasındaki diğer isimlerin yaşadıklarından çok daha farklı. Aras Kargo’nun kurucusu olan babası Celal Aras’ı 2008 yılında kaybettiğinde henüz 28 yaşında olan Aras, şirketin yönetim kurulu başkanlığına geçmek zorunda kaldı. O dönem kucağında küçük bir çocuğu olan genç bir anne olduğunu belirten Aras, “Üstelik 250 milyon TL borcun üzerine bir de 145 milyon TL vergi borcuyla karşı karşıyaydım. Kasada sadece 4 bin TL para vardı. Yani arabalara mazot koyacak, tekerlek döndürecek kadar bile sermaye yoktu. Borçları ertelemek için daha çok borçlandım. Bu dönem hayatım boyunca karşılaştığım en kritik krizdi” diyor. Ancak sahaya inip çalışanlarla konuşmak, onların desteklerini almak Aras için krizden çıkışın ilk adımı oldu. Aras, sonrasında neler yaptığını ve bu zorlu dönemi nasıl atlattığını şöyle anlatıyor: “Bu dönem içinde verimliliği odağımıza aldık. Kimi atıl yatırımlardan vazgeçerek tüm odağımızı kargoya verdik. Yoklukta nakdi yönetme kavramını öğrendik. Aynı zamanda kurumsallaşma çalışmalarına hız verdik. Aile anayasamızı oluşturduk, bağımsız yönetim kurulu üyeleri atadık. İflas eşiğindeki şirketi başarılı ve stratejik politikalar sayesinde 2011-2013 arasında 6 kat büyüttük. Bu süreçte ne olursa olsun mücadele etmeyi, ümidini yitirmemeyi öğrendim. Krizi aşmanın ve başarıya ulaşmanın sırrı, kendini tanımaktan ve bir işi başarabileceğine olan inancını yitirmemekten geçiyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz