"Gerçekten'Onursal'mı?"

“Onursal başkanlar”ın fiilen yönetimi devretme kararının arkasında ise kurumsallaşma isteği yatıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Gerçekten'Onursal'mı?
İşi kuranlar ve götürenler, buna Henry Ford da dahildir, kendileri olmadan işler yürümez felsefesini benimser. ‘Siz bu işi batıracaksınız. Bu kadar yıl uğraştım, bu iş sizlerin tecrübesizliği dolayısıyla batmasın, heba olmasın’ şeklinde düşünürler. İşin kurucuları işi zor devreder. Ben, ‘Eninde sonunda bir gün öleceğim, nasıl olsa çocuklar idare edecek. İyisi mi sağlığımızda, bunların bu işi nasıl götürdüğünü görelim’ dedim. Onun için işi devrettim.”
Bu sözler, Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Koç Holding’in onursal başkanı Rahmi Koç’a ait. Koç, sağlığı yerindeyken aktif yönetimi bir sonraki nesle devreden ender örneklerden. Yönetimi devretmesinin ardından kendini kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarına adamasıyla dikkat çeken Koç, duayen iş adamı kimliğiyle ekonominin genel gidişatıyla ilgili yorumlarını halen günümüz iş dünyasıyla paylaşmayı sürdürüyor.
Rahmi Koç gibi şirketini kendi sağlığı yerindeyken bir sonraki nesle devreden başka örnekler de var. Selçuk Yaşar, İbrahim Bodur, Şarık Tara, Asım Kocabıyık ve Sabri Ülker bu isimlerin başında geliyor. “Onursal başkan” sıfatıyla iş hayatlarına devam etmeyi tercih ediyorlar. Bu isimlerin aktif yönetime katılma oranı ise kişiden kişiye değişiyor. Yine de her birinin yönetimi devretme nedeni ortak: Temelde şirketin gelecekte de var olması ve kurumsal bir yapıya kavuşması amacıyla böyle bir karar almış durumdalar. Ancak özellikle kurucu “onursal başkan”lar tam anlamıyla iş hayatından kopmuş değil. Hemen hemen çoğu, her gün ofise uğruyor ve şirketin genel stratejisiyle ilgili fikirlerini yönetimle paylaşmaktan çekinmiyor. Sadece günlük işlerle ilgili karar almayı bırakmış durumdalar.  
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!
Geçtiğimiz aylarda Yaşar Holding’in yönetim kurulu koltuğunda yaşanan değişim, ekonomi gündemine bomba gibi düştü. Kulislerde holdingin kaptan koltuğuna Feyhan Yaşar yerine İdil Yiğitbaşı’nın geçmesinde kurucu ve onursal başkan Selçuk Yaşar’ın etkili olduğu konuşuldu. Şirket içinden ise bu değişimin sadece bir “nöbet değişimi” olduğu belirtildi.
Kurucu Başkan Selçuk Yaşar ise kızları Feyhan Yaşar, İdil Yiğitbaşı ve oğlu Selim Yaşar’ın görüşlerine son derece önem verdiğini belirtiyor. Yönetim kurulu başkanlığı görevini son derece rahat bir şekilde kızlarına devrettiğine dikkat çekiyor ve “Bu bir görev devir teslimidir. Gelecekte onlar da genç kuşaklara bu görevi tevdi edecekler. Önemli olan kurumsallaşmaktır” diye konuşuyor.
Selçuk Yaşar, gerekli gördüğü konularda ise yöneticilerle görüşlerini paylaşmaktan çekinmiyor. “Onlar da benim görüşlerimi dikkate alıyor” diyen Yaşar, günlük işleyişe müdahale etmediğini söylüyor. Düzenli olarak her gün holdinge gelen Selçuk Yaşar, bir gününün nasıl geçtiğini ise şöyle anlatıyor:
“Newsweek ve Paris Match dergilerini düzenli olarak takip ediyorum. Ayrıca her gün en az 5 gazete okuyorum. Yabancı haber kanallarından dünyadaki gelişmeleri takip ediyorum. Holdinge her gün geliyorum. Zira benim de kendime özel programlarım oluyor. Bunun yanı sıra yönetim kurulu başkanımız İdil Yiğitbaşı ve diğer yöneticilerimizle gerekli durumlarda anında görüşme imkanı buluyoruz. Yani iş hayatımda unvan değişikliğinin dışında farklılaşan pek fazla şey yok. Günlük işleyişten ziyade genel gidişatla ilgili saptamalarımı yöneticilerimizle paylaşmaya devam ediyorum.”
TESLİM ETMEK KOLAY
İnşaat sektörünün duayen isimlerinden Şarık Tara da kurucusu olduğu şirketin aktif yönetimini devreden isimlerden biri. Kendisi 78 yaşında olan Tara’nın şirketi 52 yaşında. Şirketin gelişimindeki önemli kilometre taşlarının oluşmasında Tara’nın katkısı büyük. Ancak Tara, 56 yaşındayken Enka Holding’i 28 yaşındaki oğlu Sinan Tara’ya devrederek bu kadar erken yaşta yönetimi devreden ilk örnek olmayı da başarmış durumda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz