Güçlü üyeler geliyor

Uzmanlar, daha önce büyük kurumlarda CEO’luk görevinde bulunmuş; global deneyim, girişimcilik, network ağı gibi vasıflara sahip isimlere olan talebin yüksek olduğunu söylüyor...

26.09.2017 15:22:000
Paylaş Tweet Paylaş
Güçlü üyeler geliyor

180 DERECE DEĞİŞİM

Hem son yıllardaki örnekler hem danışmanlara gelen talepler incelendiğinde, bağımsız üye profilinde geçmişe göre anlamlı farklılıklar dikkat çekiyor. 10 yıl önce eski bürokratlar popülerken bugün CEO’luk kariyeri, global deneyim, girişimcilik gibi vasıflara sahip isimlere olan talep yüksek. Yurt içi ve yurt dışında birçok şirkette üyelik yapan Mehmet Sönmez, piyasadaki dönüşümü bizzat yaşayanlardan… “Artan rekabet, bağımsız üye profilini 180 derece değiştirdi” diyen Sönmez, eğilimi şöyle özetliyor: “Eskiden, sadece deneyim ve güven yeterliydi. Artık teknoloji dostu, 360 derece bakış açısına sahip, güvenilir, daha önce büyük kurumlarda CEO’luk görevinde bulunmuş, çevresi geniş, bağımsız üye profiline büyük talep var.” Sönmez’in altını çizdiği nitelikleri yönetim uzmanları da doğruluyor. Uzmanlara göre yeni nesil adaylarda öne çıkan en önemli nitelik, profesyonel yöneticilik deneyimi… Üstelik sadece eski CEO’ları değil, bu görevi halihazırda yürüten profesyonelleri de başka şirketlerin kurullarında görmek mümkün. Akkök Holding CEO’su Ahmet Dördüncü ve Mavi Jeans CEO’su Cüneyt Yavuz, bağımsız üyelik yapan aktif CEO’lara iyi birer örnek. Anadolu Isuzu, Coca-Cola İçecek ve Anadolu Efes’te 6 yıldır bağımsız üyelik yapan Ahmet Dördüncü’ye göre üye profili, günümüzde şirketlerin değişen ihtiyaçlarına göre yeniden şekilleniyor. Dördüncü, “Bu kişiler stratejik düşünebilen, vizyon sahibi, şirketin mali durumlarını kontrol edebilecek finansal bilgiye ve yönetim tecrübesine sahip olmalı” diye konuşuyor. Yeni bağımsızların profilinde SPK’nın getirdiği zorunluluklar da etkili. Örneğin finansal okur-yazarlık bunlardan biri. Dolayısıyla finans kökenli profesyoneller, bağımsız üye piyasasında halen en avantajlı kesim.

ÖNE ÇIKAN KRİTERLER

Aranan niteliklerden bir diğeri de yurt dışı deneyim… Uzmanlara göre geçmişteki sektör deneyimi beklentisinin yerini yavaş yavaş “global deneyim” alıyor. Bu eğilimin ardındaki dinamik ise orta ölçekli şirketler için giderek ağırlaşan rekabet koşulları. HRM İstanbul Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu, uluslararası şirketlerde yetişmiş, yurt dışında yöneticilik yapmış kişilerin, özellikle yerel şirketler tarafından talep edildiğini vurguluyor. Birçok şirkette bağımsız üyelik, danışmanlık gibi görevler üstlenen Hakan Akbaş, “Piyasadaki asıl değişikliği, halka açık olmayan aile şirketlerinde görüyorum” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Artan rekabet, ağırlaşan piyasa koşulları nedeniyle aile şirketleri, Türkiye’nin dışına çıkarak yatırım yapma ihtiyacı hissediyor. Bu nedenle değişim, global iş yapma, teknoloji gibi alanlara hakim bağımsız üye statüsünde yöneticiler arıyorlar.” Heidrick&Struggles’ın “Board Monitor” araştırması, değişimin sadece lokal değil küresel olduğunu da gösteriyor. Heidrick&Struggles Türkiye Yönetici Ortağı Ayşegül Aydın, aranan nitelikleri şöyle anlatıyor: “Yönetim kurullarında cinsiyet,yaş, etnisite, sektörel deneyim, CEO/CFO’luk deneyimi ve geçmiş yönetim kurulu üyeliği tecrübeleri gibi kriterler daha fazla dikkate alınıyor.” 

SORUMLULUK ARTIYOR 

7-8 yıl önce sadece yönetim kurulu toplantılarına giren bağımsızlardan, bugün çok daha aktif olmaları bekleniyor. Uzmanlara göre bir bağımsız üye, şirket başına ayda en az 4-5 gün ayırmalı. Bu süre, şirketin ölçeğine, komisyonlara ve sektöre göre değişiyor. Örneğin Cem Kozlu’nun yılda 35-40 haftaya denk düşen mesaisi var. “Ayda 3 hafta, her gün 9.30-17.30 arası değişik kurumlardayım” diyen Mehmet Sönmez, neredeyse tam zamanlı bir çalışma temposuna ulaşmış durumda. 4 farklı şirkette bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Bülent Çorapçı, ilk yıllarda sembolik bir pozisyon olan bağımsız üyeliğin, artık önemli sorumluluklar barındırdığını ifade ediyor ve değerlendirmesine şöyle devam ediyor: “Her şirkete ayda en az 3-4 gün mesai ayırıyoruz. İşin can damarı, riskin erken tespit komitesi faaliyetlerine odaklı durumda. Bu komite de ağırlıkla bağımsız üyelerden oluşuyor. Şirkete ve halka açık kısmı oluşturan hisse sahiplerine gerçek bir fayda sağladığımızı düşünüyorum.” Bu yoğun çalışma temposu ise adayları daha seçici olmaya itiyor. Genel Energy’de 6 yıldır, Şişecam’da 2 yıldır, Saudi Crown Investment Holding’de ise 1 yıldır bağımsız üyelik yapan Mehmet Öğütçü, “Aynı anda çok sayıda bağımsız üyelik yapılması doğru değil. Şahsen azami 4-5 üyeliğin hakkıyla yerine getirilebileceğini düşünüyorum” diye değerlendiriyor. 

ÜCRETLER YÜKSEK Mİ?

Peki yeni dönemin artan ihtiyaçları, ücret piyasasına nasıl yansıyor? Uzmanlara göre Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu üyelerinin aldığı ücretlerde çok geniş bir skala söz konusu. TKYD’nin borsaya kote şirketleri dahil ettiği “Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri Ücret Araştırması” sonuçlarına göre bağımsız üye ücretleri YÖNETİM KURULLARI yıllık brüt 6 bin TL ile 1 milyon 36 bin TL ile arasında değişiyor. Ayda bir toplantıya katılacak ve ilk yönetim kurulu deneyimi olacak bir bağımsız üye için aylık minimum 5.000 TL ücret söz konusu. Halka açık olmayanlar da dahil edildiğinde bir bağımsız üyenin aylık geliri 3 bin-15 bin dolar arasında değişiyor. Ödemeler ise genelde aylık veya toplantı başına yapılıyor. Management Centre Türkiye CEO’su Tanyer Sönmezer, çeyrek başında ödeme yapanlar olduğunu da belirtiyor. Eğer söz konusu yönetici, çok etkin ve özel bir isimse, ücret de ciddi oranda artıyor. HRM İstanbul Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu, bu tip özellikli kişiler için brüt 50 bin TL civarında rakamların söz konusu olduğunu söylüyor. Odgers Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar, bu noktada şöyle bir örneği paylaşıyor: “Son dönemde farklı yönetim kurullarında da önemli değerler yaratmış, çok kıdemli ve itibarı oldukça yüksek olan bağımsız yönetim kurulu üyesine 150 bin dolar yıllık brüt ücret ödendiğini biliyorum.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz