HBR 2011 ajandası

İki düzüne kadar iş dünyası ve işletmecilik gurusuna 2011'de ne gibi projelere girişeceklerini sorduk

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
HBR 2011 ajandası

MAKRO EKONOMİ
 JOSEPH E. STIGLITZ

EKONOMİNİN ASLINDA NASIL ÇALIŞTIĞINI ANLAMAK
Son ekonomik kriz, aslında iktisat biliminde, yani ekonominin gerçekte nasıl çalıştığıyla ilgili hakim fikirlerde, bir krizle sonuçlandı ya da sonuçlanmış olmalıydı. Baskın makro ekonomik paradigma, sadece krizi öngörmekte sınıfta kalmamış aynı zamanda buna benzer bir krizin, rasyonel beklentileri olan rasyonel piyasalarda yaşanamayacağını da iddia etmişti. Bu krizin ortaya çıkmasında merkezi rol oynayanlar ise bu hakim görüşe dayandırılan parasal ve düzenleyici politikalardı.
On yıllar boyunca, örneğin rasyonel bireylerin eksik ve asimetrik bilgilerle hareket ettiklerini açıklamaya çalışan modeller kurmayı amaçlayan standart paradigmayı eleştirmekle meşgulüm. Aldığım sonuçlar ise genel geçer inanışın en saygın kalelerinde ciddi gedikler açtı. Örneğin Bruce Greenwald ile birlikte Adam Smith'in görünmez elinin, çoğunlukla görünmez olmasının nedeninin aslında ortalıkta öyle bir görünmez el olmamasından kaynaklandığını ispatlamıştık: Genel olarak piyasalar, bilginin eksik ve asimetrik olduğu durumlarda etkin değildi ya da başka bir ifadeyle risk piyasaları daima kusursuz değildi. Sanford Grossman ile birlikte finansal piyasaların şayet bilgiyi fiyatlar aracılığıyla bilgili insanlardan bilgisiz insanlara doğru yayması durumunda, yani hiç kimsenin yayılan bu bilgiye değer vermediği koşullarda bilgisel anlamda etkin olamayacağını göstermiştik.
Kısa bir süre önce makro ekonomi için atılan mikro ekonomik adımların, yani GSYİH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla), işsizlik, ekonomiyi istikrara kavuşturmak ve güçlü bir büyümeyle onu tam istihdam seviyesine yakın tutmak yönündeki politikaların etkilerini araştırmaya başlamıştım. Yaşanan finansal kriz ve ekonomiyi yeniden tam istihdam konumuna geri getirmek veya yeniden kredi musluklarının açılmasını sağlamak için uygulanan politikaların başarısızlığı, bu araştırma programına yeni bir acil boyut kazandırdı ki bu da benim gelecek yıl boyunca çabalarımın odaklanacağı bir konu olacak.
Yeni bir paradigma oluşturmak kuşkusuz olağanüstü zor bir iş; ancak temel yapı taşları zaten son 20 yıldır geliştirilmekte olduğundan kendimizi şanslı addedebiliriz. Araştırma konularından biri de eksik ve asimetrik bilgiden kaynaklanan piyasa "kusurları". Bir diğeri, bireysel davranış tarzının eksiksiz rasyonaliteyi varsayan modeller tarafından öngörülenden çok daha farklı olabileceğine odaklanan davranışsal ekonominin giderek güçlenen alanı.
Eski fikirlerin, ne kadar gözden düşmüş olursa olsunlar birdenbire değil de savunucuları teker teker hayata veda ettikçe yavaş yavaş öldüklerine dair bir deyim vardır. İktisat biliminde ise genç zihinler arasında bu savaş çoktan bitmiştir. Kolombiya'da, öğrencilerimize uçsuz bucaksız bir bakış açısı yelpazesi sunarız. Bize her geçen gün yoğunluğunu artırarak neden açıkça iflas etmiş fikirleri ve modelleri öğrenerek zaman kaybetmek zorunda kaldıklarını soruyorlar. Ben bunu, kendimin ve diğerlerinin çabalarını ikiye katlatacak şekilde cesaretlendiren ümit verici bir işaret olarak görüyorum. Geçenlerde kurulan Yeni Ekonomi Teorisi Enstitüsü (INET), yeni bir paradigma yaratılması ihtimalini gerçeğe dönüştürebilecek kaynaklarla birlikte global bir platform da sunuyor. 

İŞLETME
HERMINIA IBARRA

YUMUŞAK LİDERLİĞİ ÖLÇMENİN SERT YOLLARINI BULMAK
İşletme düşünürleri, bir süredir yeni liderlik modellerinin çıktığını müjdeleyip duruyor. Biz, "komuta ve kontrol"ün yerini dağıtılmış liderliğin, yetkilendirmenin, bilgi ağlarının ve insanların çalışmalarını dikkate alan prim sisteminin almasını savunan görüşleri büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz