İkinci tercihim

İşte futbolculuktan genelkurmay başkanlığına, stil danışmanlığından tiyatroculuğa zirvedekilerin ikinci tercihi…

5.12.2016 12:16:570
Paylaş Tweet Paylaş
İkinci tercihim
“ASLINDA MÜHENDİSLİĞİ İSTEDİM”
NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, çocukluğunda önce eczacı olmak istemiş. Gür, o günleri şu sözlerle anlatıyor: “Çocukluğum hep 1 yaş büyük ablam Sema ile birlikte geçti. Ablam doktor olmak isterdi. Ben de ‘ablam doktor oluyorsa ben de eczacı olayım, hastalarını bana yollar onlara sattığım ilaçlardan para kazanırım’ diye düşünürdüm.” Gür’ün hedefleri lise yıllarında değişiyor. Gür, “Lise sona geldiğimde kendime Koç Üniversitesi’ni hedef seçtim. Uluslararası ilişkiler bölümünün ilk yıllarını okurken diplomat olmak istiyordum. Ancak, daha sonra aile şirketlerimizde çalışmamın daha uygun olacağına karar vererek derslerimi bu yönde seçmeye başladım” diyor. Gür, şu anki işini çok severek yaptığını belirtse de eklemeden geçemiyor: “İlla başka bir iş yapmam gerekseydi mühendislik alanında bir şeyler yapmak isterdim. Mühendislerin analitik ve reel bakış açılarının onlara çok şey kattığını düşünüyorum.”

“KEŞKE SOSYOLOG OLSAM”
Horoz Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Taner Horoz’un çocukluğu hep aile şirketlerinde geçtiğinden o günlerde başka bir mesleğin hayalini kurmamış: “Çocukluğumda babam, dedemin kurduğu bir işi sürdürüyordu. Ben de çocukluk yıllarından itibaren şirkette çalışmaya yönelik yetiştirildim. İşin içine doğdum diyebilirim. Zaten o dönemlerde, aile işini yapan çoğu arkadaşımın da aklına ‘başka bir iş’ yapılabileceği gelmiyordu. Tatillerim çoğunlukla limanlarda, işin içinde geçti. Babam gemi tahliyesindeyken ben de limanda top oynardım. Üniversite sonrası da şirketin çeşitli birimlerinde farklı görevlerde bulundum. Her zaman bayrağı bir adım yukarı taşıyabilir miyiz etiğiyle büyütüldük.” Horoz, farklı sektörleri/yeni teknolojileri öğrenmeyi, farklı coğrafyalara açılmayı, çok farklı geçmişlerden gelen kişilerle birlikte olmayı gerektirdiği için işini severek yaptığını söylüyor ama yine de ekliyor: “Bu işi yapmasam, sosyolog olmayı isteyebilirdim. İnsan ve toplumları incelemek, birey ve sosyal birey özelliklerini anlamlandırmak ilgimi çekiyor. Hele ki yaşadığımız toprakların geçmiş medeniyetlerden kalan mirasıyla birlikte çeşitlenen insan mozaiğinin yapısını iyi incelemek, ortak değerlerimizi tespit edip farklılıklarımızı zenginliğimize dönüştürmek oldukça önemli. Ülkemiz insanının ortak kimlik, ortak hedef yoksunluğunun, ülkemizin siyasi ve toplumsal açıdan en büyük problemi olduğunu düşünüyorum. Bu konularda çalışmak isterdim.”

BAŞBAKANLIĞI HEDEFLEDİ
Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur, en başından beri amacının hep toplumsal faydası yüksek işler yapmak olduğunu söylüyor. Timur şöyle devam ediyor: “Hatta 4 yaşından 22 yaşına kadar tek hayalim başbakan olmaktı. Başbakan olmak istememin en önemli nedeni ise toplumsal çarpanı en yüksek iş olmasıydı. Çok da inanmıştım buna. O yüzden hukuk eğitimi aldım. Fakat babam sağlığı nedeniyle zorlanmaya başlayınca işleri devralmak zorunda kaldım ve Mersin’e döndüm. Bir anda kendimi patron olarak işin içinde buldum. Başbakan olamadım ama ana amacı toplumsal fayda sağlamak olan Nef’i kurdum. 2015’te hala pazar lideriyiz. Daha önemlisi şirketimizi kurarkenki asıl amacımızı yerine getirebiliyoruz. Şu ana kadar dağıtılabilir karımızın tamamını toplumsal sosyal sorumluluk işlerine bağışladık.” “Şu andaki işimi yapmıyor olsaydım, toplumsal yönü olan manevi bir iş yapardım” diyen Timur, bunun nedenini de şu sözlerle açıklıyor: “Hep şunu düşünürdüm, ‘İnsana verilen yaşam görevi ne acaba, dünyadaki varoluş amacımız ne’ sonra kendi kendime ‘Allah hangi konuda yetenek veriyorsa, mutlaka o konuda görev veriyordur’ sonucuna ulaştım. Benim de bu işte yeteneğim olduğuna karar verdim. Emlak sektörüne adım atarken, bunun sürekli olacağını düşünmemiştim. Fakat sürekli olacağını anladıktan sonra da, topluma yarar sağlama hedefimden asla vazgeçmedim.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz