"Kritik kavşak yaklaşıyor!"

Global KOBİ Platformu üyeleri arasında gerçekleştirilen Aile Şirketleri Araştırması’ndan çok önemli sonuçlar çıkıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kritik kavşak yaklaşıyor!
Türkiye’deki şirketlerde, 100 yılı geçenlerin sayısının 100 civarında olduğunu tahmin ediyorum. Yaşı 60’ı geçen şirket sayısı da 500 civarındadır. Böyle bakınca, ailelerin önemli bölümünde, ikinci kuşağın iş başında olduğunu tahmin etmek zor değil. Benim hesabıma göre bu oran, yüzde 20 düzeyinde. Birinci kuşaktaki şirketlerin oranı ise yüzde 67 düzeyinde seyrediyor. Buradan bakarsanız, Türkiye’deki şirketlerin beşinci ve altıncı kuşağa ulaşma tarihini hesaplamak o kadar da zor görünmüyor. En azından büyük grup ve şirketler için tahmin yapmak kolay. Şöyle ki: Büyük gruplarda bir kuşak, ortalama görevde 20-25 yıl kalıyor.”
Bu saptamalar, “Yarının Aile Şirketleri” adlı kitapta yer alıyor. Capital ve Ekonomist dergilerinin yayın direktörü M. Rauf Ateş’in yeni çıkan kitabındaki bu saptama, Türkiye’deki şirketlerin nasıl önemli bir “kavşağa” yaklaştıklarını da ortaya koyuyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ve yakın gelecekte, öncelikle ikinci kuşaktan üçüncü kuşağa, ardından da birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçiş zorunlu hale gelecek. Bunlardan önce ise şirketlerin ajandasına aile konseyi, aile anayasası ve bireyler arası ilişkiler ile yönetime katılma gibi konular gelecek.
Bu zorlukları şimdiye kadar genellikle İstanbul ve İzmir merkezli büyük ve orta ölçekli şirketler yaşadı. Bazı gruplar, sorunu hasarsız atlattı, bazılarında ciddi, bir bölümünde de dikkat çekici huzursuzluklar çıktı. Şimdi sıra, başta Anadolu Kaplanları olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki KOBİ’lerde.…
Bir bölümü 10 milyon dolar ciro sınırını çoktan aşan bu gruptaki şirketlerin geleceğini, aile yönetimi konusundaki başarıları da belirleyecek.
Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde kurulan, Türkiye’nin lider internet sağlayıcısı TTNET’in desteklediği GLOBAL KOBİ Platformu üyeleri arasında yapılan “Büyük Aile Şirketleri Anketi”, tam da bu konuya ışık tutuyor. Global KOBİ Platformu üyesi 565 şirketin sahibinin katıldığı anket, Türkiye’deki önemli bir konuyu gözler önüne seriyor, şirketler cephesindeki değişimi ve geleceğe bakışı ortaya koyuyor.
Şirketi kim kurdu?
Türkiye’deki girişimci ve şirket sayısıyla ilgili belirsizlikler, 2008 yılında açıklanan verilerle bir ölçüde sona erdi. 728 bin civarında olduğu tahmin edilen şirket sayısının, 2008 itibarıyla 530 bin 833 olduğu açıklandı. Toplam girişim sayısı ise 2 milyon 10 bin 377 adet düzeyinde hesaplandı.
Bu rakamlara ulaşılırken en büyük katkıyı, 1980’ler ve 1990’lar yaptı. Türkiye’de girişimcilik ruhu, 2000’lerde de devam etti. 1970’ler ve öncesinde şirket kuruluşları ise sınırlı idi.
Böyle baktığımızda Türkiye’de şu anda ayakta olan şirketlerin 510 bininden fazlasının 1980 sonrası kurulduğu görülüyor. 1960-70 arasında 16 bin, 1970-80 arasında ise 58 binin biraz üzerinde şirket kurulmuş. 1960 öncesinde ise yılda kurulan şirket sayısı 1.000’i ancak buluyordu. 1950’lerde birkaç yüz ile sınırlı kalıyordu. Yani Türkiye’deki 530 bin şirketin yüzde 95’i 1980 sonrasında kuruldu.
Buradan çıkan iki önemli mesaj, kendini araştırmada da gösteriyor. Birincisi, Türkiye’de şirketlerin yaş ortalaması düşük ve bu nedenle kuruculuk listesinin ilk sırasında “babalar” yer alıyor. İkincisi ise şirketler önemli ölçüde birinci ve ikinci kuşağın elinde.…
KOBİ’ler arasında yapılan araştırmaya göre şirketlerin yüzde 44,7’si, “ben” diye tanımlanan girişimciler tarafından kurulmuş.
Bir başka soruda ise şirketin hangi kuşakta olduğu sorgulanıyor. Buna göre yüzde 55,3’ü birinci kuşak, yüzde 33,3’ü de ikinci kuşak bireylerde bulunuyor. Yani henüz Türkiye’deki şirketlerin çok önemli bölümü, kritik “üçüncü ve dördüncü” kuşaklara ulaşamamış durumda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz