"Steve Jobs'dan gerçek liderlik dersleri"

"Dünyayı ancak onu değiştirebileceğini zannedecek kadar çılgın olanlar değiştirir."

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Steve Jobs'dan gerçek liderlik dersleri
Jobs'un ölümünden altı ay sonra bu çok satan biyografinin yazarı her CEO'nun kopyalayabileceği uygulamaları tanımlıyor. Onun hayatı bariz bir girişimci yaratıcılık destanıdır: Steve Jobs, Apple'ı 1976 yılında arkadaşlarıyla birlikte ailesinin evinin garajında kurmuş, 1985 yılında Apple'dan kovulmuş, 1997'de onu iflasın eşiğinden kurtarmak için Apple'a geri dönmüş ve 2011 Ekim'inde öldüğünde de onu dünyanın en değerli şirketi haline getirmişti. Bu süreçte ise 7 tane endüstrinin kendisini dönüştürmesine yardımcı olmuştu: Kişisel bilgisayarlar, animasyon filmleri, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar, perakende mağazaları ve dijital yayıncılık. Bu arada kendi adını Thomas Edison, Henry Ford ve Walt Disney gibi Amerika'nın muhteşem inovasyoncularının yanına yazdırdı. Bu adamların hiçbiri birer aziz değildir. Ancak onlar kendi kişilikleri unutulduktan çok uzun bir süre sonra bile tarih onları daima kendi hayal güçlerini teknolojiye ve iş dünyasına nasıl uyguladıklarıyla hatırlayacaktır. Jobs'un biyografisini yayınlamamı izleyen aylarda çok sayıda yorumcu ondan yöneticilik dersleri çıkarmaya çalışmıştı. Bunları okuyanlardan bazıları neyin ne olduğunu gerçekten iyi biliyordu. Ancak ben onların çoğunun (özellikle de hiçbir girişimcilik deneyimi olmayanların) kafayı Jobs'ın kişiliğinin pürüzlü taraflarına taktığını düşünüyorum. Bana göre Jobs özünde kişiliği ile iş yapma şekli içiçe geçmiş bir insandı. O sanki normal kurallar kendisi için geçerli değilmiş gibi davranır ve günlük yaşantısındaki tutkuyu, gerilimi ve aşırı duygusallığı kendi yaptığı ürünlerin içine akıtırdı. Onun huysuzluğu ve sabırsızlığı ise kendi mükemmelliyetçiliğinin bir parçası ve ağırlığıydı. Bu kitabın büyük kısmını yazıp bitirdikten sonra onu son kez görüşlerimden birinde kendisine tekrar insanlara karşı kaba davranma eğilimi hakkında sormuştum. "Sen alınan sonuçlara bir bak" diye cevaplamıştı. "Birlikte çalıştığım insanların hepsi de çok zekiler ve onların içinden herhangi biri eğer gerçekten kendisine gaddarca davranıldığını hissetseydi anında kendisine başka bir yerde çok iyi bir iş bulabilirdi. Ama bunu hiçbiri yapmadı." Sonra birkaç dakikalığına susmuş ve neredeyse fısıldar bir sesle, "Ve biz burada olağanüstü işler çıkardık" demişti. Gerçekten de o ve Apple son yıllar içinde modern zamanlarda başka hiçbir inovasyoncu şirketin yapamayacağı kadar çok sayıda başarılı ürüne imza atmıştı: iMac, iPod, iPod nano, iTunes Store, Apple Stores, MacBook, iPhone, iPad, App Store, OS X Lion ve tüm bunlara ilaveten Pixar filmlerinin her biri. Ve Jobs nihai hastalığıyla savaşırken yatağının başucunda yanından bir an bile ayrılmayan ve yıllardır kendisinden ilham alan sadık meslektaşlarından oluşan kalabalık bir grup ile kendisini çok seven eşi, kızkardeşi ve dört çocuğu vardı. Bu yüzden ben Steve Jobs'dan alınacak asıl derslerin onun hayatta neleri başardığına bakılarak çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bir keresinde ona vereceği cevabın ya iPad ya da Macintosh olacağını zannederek yarattığı en önemli şeyin ne olduğunu sormuştum. Oysa o bana bizzat Apple şirketinin kendisinin olduğunu söylemişti. Bu dünyada kalıcı bir şirket yaratmak muhteşem bir ürünle ortaya çıkmaktan hem çok daha zor hem de çok daha önemlidir demişti. Peki o bu işi nasıl başardı? İşletmecilik okulları eminim ki bir yüzyıl boyunca bu soruya cevap bulmaya çalışacak. Aşağıda benim onun başarısında rol oynadığını düşündüğüm bazı kilit faktörlerden bahsedeceğim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz