Tavsiyenin büyük gücü

Tavsiye kampanyaları sayesinde cirosunu katlayan şirket sayısı hiç de az değil.

1.10.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tavsiyenin büyük gücü

ALAN WEISS / PAZARLAMA GURUSU
"TAVSİYE KAMPANYALARI EN MALİYETSİZ YOL"
KAMPANYA NASIL İYİ ÇALIŞIR?
İyi bir tavsiye mekanizmasına sahip olmanız için üç noktaya dikkat etmeniz gerekiyor. Şirket olarak öncelikle en önem verdiğiniz müşterileri belirleyin. Bu müşteri kitlenize yönelik sizin şirketinizi tavsiye ederek iş getirmeleri için ödüller yaratın. Referans sisteminin mümkün olduğunca kolay ulaşılan, internet sitesi üzerinden ya da benzeri bir kanaldan, mümkün olduğunca kolay işleyen bir şekilde çalışmasını sağlayın.
HİZMET VE LÜKSTE ETKİLİ
Tavsiye kampanyalarıyla pazarlama yeni müşteri ve iş yaratmanın en uygun ve az maliyetli yoludur. Referans pazarlamasının bence ciddi bir riski de yok. Şirkete ön satışlı müşteriler getirir. Şirketin sürekli devam eden bir stratejisi olabilir, markaya güç katar. Özellikle kişisel hizmet ve lüks mallar sektörlerinde, fiyat hassasiyeti olmadığı ve çevrenin sözlerine daha çok güven duyulduğu için daha kolay uygulanır.

AL RIES / PAZARLAMA GURUSU
"SADECE ODUL MEKANİZMASIYLA OLMAZ"
MÜŞTERİNİN EGOSUNU DA DÜŞÜNÜN
Müşterilerinin referansları ile iş yapmak isteyen bir şirket, sadece teşvik ödüllerine bağlı olarak bir strateji oluşturamaz. Çünkü tüketiciler, bir şirket ya da markayı tavsiye etmeleri şartıyla onlara finansal fayda verilmesi fikrine içerleyebilir. Bu nedenle şirketlerin tavsiye kampanyalarını, müşterilerinin aile ve çevrelerini de ilgilendirecek yeni fikir ve markaları keşfetmelerini, tartışmalarını sağlayacak, onların egolarını da mutlu edecek şekilde yürütmeleri gerekiyor.
UZUN VADELİ OLABİLİR
Tavsiye kampanyalarının verilen teşvik ve ödüller iddiasız olduğu sürece sürekli olabileceğini düşünüyorum. Uzun vadeli olabilirler. Unutmamak gerekir ki satın alma kararında hiçbir şey bir arkadaş ya da tanıdığın tavsiyesi kadar işe yaramaz. Zaten ağızdan ağıza pazarlama da asıl gücünü buradan alır. Tabii burada şirket hakkındaki olumsuz bir bilginin yayılması ve markaya zarar vermesi riski de var. Ancak genelde tüketiciler, yanlış hizmet ya da mal aldıklarının bilinmesini istemedikleri için şikayet etme noktasında tereddüt eder.

HAKAN SENBİR / MARKA UZMANI
"TAVSİYEYLE GELENİ SADIK HALE GETİRMELİ"
ÖNEMLİ AMA KRİTİK DEĞİL
Tavsiye kampanyalarının kendi sınırları içinde önemli olduğunu düşünüyorum. Ama tavsiye kampanyalarına, pazarlama stratejileri içinde büyük bir yük bindirilmemesi gerek. Kritik ve tek kanal olarak görülmemeli... Burada rakipten müşteri yani pazar payı alıyorsunuz, bunun da belli bir sınırı var. Ayrıca bu kampanyaların sürekli olması gerektiğine de inanmıyorum. Çünkü bu şekilde marka, tavsiye eden müşteriyi saldırgan hale getirir, müşteri durmadan bir beklenti içinde olur. Müşteri, markanın temel değerlerinin ötesinde sadece bu ödüller için markayla kalır.
İKİ TARAF DA KAZANIRSA
Bu tip kampanyalarda her iki tarafın da, aynı olmasa da eşit değerde, dengeli kazanması çok önemli. Kampanya ancak bu şekilde başarılı yürür. Bu kampanyaların saldırgan bir tutumda olmaması gerekiyor. Rakibin müşterisini almak için bir kampanya yapıyorsunuz, rakibi çok kızdırmamak gerekiyor. Bu kampanyalar daima satış ve promosyon mantığıyla yapılıyor. Ama aynı zamanda sadık müşteri yaratmak için çalışılmalı. Şirketler temel performans göstergesi olarak kazanılan müşteri sayısının yanında, markayla kalan sadık müşteri sayısını da ölçümlemeli, yeni müşterilerin kalıcı olması için çalışmalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz