İnovatif yol arkadaşı

Plastikler, yaşamlarımızda başka hiçbir maddenin oynamadığı kadar önemli bir rol oynar...

19 ARALIK, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
İnovatif yol arkadaşı
Plastiklerin gelişiminin hikayesi tarihte Homo Sapien’lerin araç yapmak için kayın ağacı kabuklarının katranını kullandıkları Taş Devri’ne kadar geri gider. 19’uncu yüzyılda artan endüstrileşme, fotoğraf filmlerinin arkasını kaplayan selüloit gibi maddelerin yanı sıra vulkanize kauçuk gibi çığır açıcı birkaç plastiğin keşfedilmesinin önünü açmıştı. 1950 yılında BASF günümüzde halen en yaygın şekilde kullanılan izolasyon malzemelerinden biri olan kendi ürünü plastik köpüğün yani Styropor’un (strafor) patent başvurusunu yapmıştı. 1957 yılında da başlıca borularda, kablo izolasyonlarında ve ambalajda kullanılan polietilenin büyük ölçekli üretimine başlanması “plastik çağı”nın müjdecisi olmuştu. Plastiklerin kilit özellikleri aslında moleküler yapılanmalarına veya içerdikleri katkı maddelerine bağlı olarak dikkate değer ölçüde farklılıklar gösterebilen teknik niteliklerinden kaynaklanır: Dövülerek işlenebilir, elastik veya kırılmaz olabilirler. Evlerin duvarları, zeminleri ve tavanlarına yapılan plastik tabanlı izolasyonlar, enerji tüketiminin azaltılmasına ciddi bir şekilde katkıda bulunur. Sonuçta Avrupa’da enerji tüketiminin ve CO2 salımlarının yüzde 40’ından binalar sorumludur. Tipik bir eve yapılan plastik izolasyon sayesinde bir yıl içinde söz konusu plastiğin üretimi için gerekli enerji kadar tasarruf yapılabilir. Uçak imalatında kullanılan plastik miktarı da 1970’lerden günümüze kadar dikkate değer oranda arttı. Örneğin bir Boeing 787’nin gövdesinin yüzde 50’si plastik kompozit malzemelerden yapılıyor. Bunun başlıca nedeni ise plastik kullanımıyla ağırlıktan tasarruf edilmesidir ki ayrıca teknik kabiliyetler artırılıyor ve muazzam bir güvenilirlik de sağlanıyor. Benzer şekilde plastikler otomotiv sektöründe de her geçen gün popülaritelerini artırıyor. Plastik tabanlı bir bileşen geleneksel metal malzemelerle yapılan bir bileşenin yaklaşık yarı ağırlığında olduğundan yakıt tasarrufuna ciddi katkılarda bulunur. Ancak plastiklerin en yaygın kullanım alanı ambalajlamadır: Günümüzde tüm Avrupalı ürünlerin yüzde 50’si plastiklerle ambalajlanıyor. Buna rağmen tüm ambalajlama atıklarının içinde plastiklerin payı sadece yüzde 17 civarındadır. Plastiklerin önemli bir avantajı da gıda israfını önlemesidir: Her yıl 1,3 milyar ton civarında yiyecek çöpe gitmektedir ki bu miktar dünyadaki tüm insanların tüketmesi için üretilen gıdanın üçte birine eşittir. Yiyecekler plastikle ambalajlandıklarında çok daha uzun süreler tazeliklerini koruyabiliyor. Örneğin bir parça Parmesan peyniri bu şekilde paketlendiğinde 20 gün yerine 50 gün boyunca taze kalabiliyor. Aynı zamanda cam veya metal gibi konvansiyonel malzemelerden çok daha hafif olduğundan plastik ambalajlama sayesinde hem yakıttan hem de salınan CO2 miktarından tasarruf edilmiş olur. Plastikler bu yüzden çöpü boylamayı hak etmeyecek kadar değerli malzemelerdir. Kullanılmış plastikler için en iyi seçenek onlardan yeniden faydalanılmasını sağlayacak yeni uygulama alanları bulmaktır. Bunun sürdürülebilir bir seçenek olmadığı zamanlarda ise plastiklerden bir enerji kaynağı olarak faydalanılabilir. Enerjinin geri kazanımı bazında plastiklerde ham petroldekine eşdeğer bir kalori değeri vardır ve bu bir kez başarıldığında ondan bu bağlamda “katı ham petrol” diye bahsedilmesi mümkündür. Bu nedenle BASF ile Avrupa plastik endüstrisindeki şirketler, 2025 yılından itibaren başlatılmak üzere çöp alanlarına plastik atılmasını engelleyecek yasayı destekliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.