"Bir Harfin Bile Anlamı Olmalı"

Bir markaya tüketicinin zihninde anlam kazandıran birçok unsur var. Görüntüsü, kullandığı semboller, kişiliği, üreticisi, temel faydaları, iletişim dili ve kullanıcı profili gibi.

22 EKİM, 20140
Paylaş Tweet Paylaş
Bir Harfin Bile Anlamı Olmalı
Marka yaratmak, yurtdışına açılmak, dünya şirketlerine ulaşmak... Son yıllarda bu kavramları çok duyuyoruz. Önemli girişimler, başarılı örnekler de çıkıyor. Ancak, yönetim danışmanları, “marka” ve “şirket” ismi faktörünün bu yolda çok önemli olduğuna dikkat çekiyorlar. Onlara göre, tek harf, heceler, hatta harfler arası uyum bile çok önemli. İsim yaratırken, doğru strateji izlenmeli, globalleşme hedefi göz ardı edilmemeli.  
 
Eczacı Dr. John S.Pemberton, Atlanta'da üç ayaklı pirinç bir çaydanlıkta lezzetli ve serinletici bir şurup yapar. Karbonatlı su ile karıştırdığı şurubu dostlarına ikram eder. Bu yeni şurup öylesine beğenilir ki, Dr. Pemberton, Jacob's eczanesinin bahçesinde bardağı 5 sent'ten bu ürünü satışa sunmaya başlar. Kısa sürede günlük satışı ortalama 5 bardağa kadar çıkar.  
 
İlgi artınca, Dr. Pemberton, meşrubat tarihinin ilk ürünü olan bu özel şuruba özel bir isim bulmak gerektiğine karar verir. Bu işi Dr. Pemberton’un ortağı Frank Robinson üstlenir.  
Robinson iki C harfinin mükemmel bir estetik yaratacağını düşünür ve kendi el yazısıyla Coca-Cola'nın bugüne kadar değişmeden gelen ismini yaratır.  Coca ile Cola'yı yan yana getirir ve iki sözcüğü bir tire ile birbirine bağlar. Böylece, tek başlarına bir anlam ifade etmeyen "Coca" ve "Cola" sözcükleri bütünleşerek dünyanın en fazla tanınan marka isimlerinden birini oluşturur.  
 
Bir markaya tüketicinin zihninde anlam kazandıran birçok unsur var. Görüntüsü, kullandığı semboller, kişiliği, üreticisi, temel faydaları, iletişim dili ve kullanıcı profili gibi. En öncelikli marka tanımlayıcı unsur ise o markanın ismi. Şirketler, başta kurum, daha sonra da ürün isimlerini bulmak için bu nedenle sancılı bir süreç geçiriyorlar. Markanın görücüye çıkan ilk kavramının adı olması, bu süreci sıkıntılı hale getiren en önemli faktör. Yanlış algılama, itici gelme gibi pek çok duygusal etkenin işin içine girebilmesi de şirketleri bu işi profesyonel ellere bırakmaya yöneltiyor.  
 
Tüketici krallığını ilan etti  
  Bir şirket ve ürüne marka bulmak, tıpkı bir bebeğe isim koymak gibi heyecanlı bir iş.   Yurt dışında Landor ve NameLab gibi ciddi kuruluşlarca yürütülen marka isimlendirmesi, Türkiye’de daha çok reklam ajansları tarafından yapılıyor. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz