Büyümenin sınırları

Dünya nüfusu arttıkça, petrol ve metaller gibi kaynaklara olan ihtiyaç da tırmanıyor.

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Büyümenin sınırları


Tedarikçilerle aynı gemide olmak.

Şirket sürdürülebilirliğini artırmak için tasarlanmış diğer önlemlerin arasında, tedarikçilerin kendi etkinliklerini geliştirmelerine yardımcı olmak da var. Kux bunu, "Biz tedarikçilerimizin bazı faaliyetlerini daha etkin yapmalarına yardımcı olmak için çırpınarak, aynı zamanda onlara üretim maliyetlerini azaltmalarında ve dolayısıyla satın alma maliyetlerini azaltmalarında da yardımcı oluyoruz" diye açıklıyor. Siemens enerji tasarrufu potansiyellerini tanımlamak ve bu potansiyellerden faydalanmak için Tedarikçiler için Enerji Etkinliği Programı'ndan (EEP4S) da faydalanıyor. Ancak şu aralar SPS@Tedarikçiler denilen bir program yardımıyla üretimini değer zinciriyle tamamen aynı hizaya getirmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik Ofisi her yıl etkinlikte öne çıkan tedarikçilere sürdürülebilirlik ödülleri dağıtıyor. Bu uygulamanın onları her iki programı da imzalamaya motive etmek gibi ek bir faydası da var. Kux, "Bu programların, doğası itibariyle katılımı yeterince teşvik edecek kadar motive edici olmaları gerekir" diyor. Sonuçta bu tedarikçiler enerjiden tasarruf edebilir ve aynı anda kaliteyi, üretkenliği ve sürdürülebilirliği artırabilirlerse işte o zaman sadece çevreci itibarlarını yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda üretim maliyetlerini de düşürerek daha rekabetçi hale gelebilirler. Kux, "Aslında Siemens gibi şirketler açısından hammadde kıtlığı hem bir sorun hem bir fırsat anlamına gelir" diyor. Çünkü kıtlıklar sadece şirket üzerindeki arz darboğazlarının ve fiyat artışlarının etkisini azaltacak çözümlerin geliştirilmesi için bir teşvik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda iş faaliyetlerini daha etkin kılarak ve doğal kaynakların tüketimini azaltarak çevreye katkıda bulunuyor. Diğer yandan, adım adım büyüme sınırlarına yaklaşmakta olan bir dünyada bu gibi çözümler rekabetçi bir avantaj anlamına geliyor. Eninde sonunda büyümenin sınırlarına ulaşılmasını geciktirmek için geri kazanım temelli karmaşık bir ekonominin kurulması kaçınılmaz. Bu gibi bir ekonominin günün birinde nasıl bir gerçeklik haline gelebileceğinin en çarpıcı örneği, Viyana'da Siemens tarafından yapılmış olanlar gibi yüzde 95'i geri kazanılabilir olan trenlerdir.

Sebastian Webel

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz