Dijital muhafızlar

Gelecekte akıllı sistemler sayesinde potansiyel tehditler önceden kapsamlı bir şekilde tespit edilebilecek.

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dijital muhafızlar

BLIDS, 15 tanesi Almanya sınırları içinde olmak üzere Avrupa genelinde kurulu 150 istasyondan gelen verileri dikkate alıyor. Heryıldırım düşmesi her yöne doğru ışık hızında yol alan bir elektromanyetik alan yaratır; bazı yaz günlerinde sadece Almanya'da çakan şimşek sayısı 200 bini bulabiliyor. BLIDS istasyonları, saniyenin sadece milyonda biri kadarlık aralıklarla ilgili sinyalleri kaydedebiliyor ve ayrıca bu istasyonlar GPS ile senkronize edildikleri için yıldırımın düştüğü yeri 200 metrelik bir mesafe dahilinde tespit edebiliyor.

BLİDS'in ilk sürümü 20 yıl önce kullanılmaya başlanmıştı; o günden bu yana basit bir haritalar serisinden son derece karmaşık bir araçlar yelpazesine doğru evrimleşti. BLİDS'in çekirdeğinde Siemens tarafından geliştirilmiş bir coğrafi bilgi sistemi (GIS) var. Bu sistemde haritalar, örneğin kanalların ve boru hatlarının gösterildiği tapu sicil bilgileri gibi nadiren güncellenen sabit veriler, mekansal bilgilerle birleştirilir. BLIDS sayesinde bir yıldırım çarpmasının özellikleri veya elektrik akımının gücü hakkındaki veriler anında toplanabilir. Bu şekilde müşteriler de herhangi bir değişikliğe karşı çabucak tepki verebilir.

Mevcut coğrafi bilgileri hava ve tesis verileri ile daha yakından ilişkilendirmeyi planlayan Thern, "Bu bilgiler sayesinde son gelişmelerden anında haberdar olabiliyoruz" diyor. Bu verilerin tümü GIS sisteminin içine dahil edildikten sonra, bağımsız enerji hatlarından sorumlu şirketler bir bakışta yıldırım düşmesi veya ağaç devrilmesi gibi nedenlerle kendi şebekelerinin herhangi bir bölümünün devre dışı kalıp kalmadığını görebilecek. Thern ayrıca dağ yürüyüşüne çıkmış insanlar, açıkhava festivallerine katılan izleyiciler ve bir fırtınanın şiddetine göre maçın ertelenip ertelenmeyeceğine karar vermek zorunda kalan futbol hakemlerine yönelik olarak bir BLIDS akıllı telefon uygulamasının da hayalini kuruyor. Gülümseyerek, "Alman Futbol Federasyonu'ndan bu yönde bir sipariş alırsak çok mutlu olacağız" diyor.

Acil durumların yönetimi.
Ancak Siemens'in bu teknolojisi sadece yıldırım düşmelerini önceden bildirmekle yetinmiyor. Her ne kadar dünya genelinde sadece bir yılda yıldırım çarpmaları yüzünden yaklaşık bin kişi hayatını kaybediyor olsa da, 2011 yılında Tayland'da görüldüğü üzere şiddetli seller de çok kısa bir sürede yüzlerce kişinin ölümüne neden olabiliyor. Sigortacılık endüstrisi tarafından kurulmuş bir araştırma organizasyonu olan Geneva Association, endüstrileşmiş ülkelerde çıkan yangınların finansal boyutunun, gayri safi milli hasılalarının yüzde birine denk geldiğini tahmin ediyor. Binalarda çıkan yangınlar yüzünden Almanya'da her yıl yaklaşık 600 insan hayatını kaybediyor; bu rakam ABD'de 3 binin üzerinde. Halbuki teknoloji şaheseri felaket yönetim sistemleri ile bu rakamlar bir hayli düşürülebilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz